Tüm Haberlere Dön
MÜHENDİSLER MOBBİNGİ TARTIŞTI (GÜNLÜK EVRENSEL, 27.12.2010)
Basından Ankara

MÜHENDİSLER MOBBİNGİ TARTIŞTI (GÜNLÜK EVRENSEL, 27.12.2010)

 

Mühendisler mobbingi tartıştı ELEKTRİK Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şubesi, ‘mobing‘ kavramını masaya yatırdı. Önceki gün EMO Genel Merkezi‘nde gerçekleştirilen panelde katılımcılar ‘mobing‘ kavramını, kimlerin maruz kaldığını, karşılaşıldığında nelerin yapılması gerektiğini ve nasıl önlenebileceğini tartıştılar. Mevcut çalışma koşullarında işyerlerinde emek sömürüsü ve çalışanları baskı altında tutmada şiddet biçimlerinin hepsinin bir araç olarak kullanıldığına değinen psikolog Aylin Akçay, mobbingin de bu şiddet biçimlerinden biri olduğuna vurgu yaptı. Mobbingin işyerinde bir ya da birkaç kişinin hedef alınarak bu kişinin iş yaşamından uzaklaşması amacıyla gerçekleştirilen düşmanca davranışlar olarak tanımlanabileceğini ifade eden Akçay, mobbingden söz edebilmek için bu davranışların sürekli olarak uygulanması ve belirli bir süre devam etmesi gerektiğini söyledi.

MOBBİNGİ YARATAN KAPİTALİST SİSTEM‘

Mobbingi uygulayan, buna maruz kalan, tanıklar ve işyeri olmak üzere dört tarafı.bulunduğu belirten Akçay, mobbingin doğrudan işverenler tarafından uygulanabileceği gibi, kişiden üst düzey yöneticiler, bazen de aynı düzeydeki çalışma arkadaşları tarafından uygulanabileceğini söyledi. Literatürdeki çalışmalarda mobbing olgusunun bunu uygulayan kişiler ya da mobbing mağdurlarının kişilik özellikleri ile açıklanmaya çalışılmasını eleştiren Akçay, mobbingi yaratan kapitalist sistem ve onun yarattığı çalışma koşullarının önemine değindi. Mobbingin kişinin psikolojik ve bedensel sağlığına zarar veren ve ağır sonuçları olan bir eylem olduğuna dikkat çeken Akçay, kendini suçlama, özgüven kaybı, depresyon kaygı, çaresizlik, işten ayrılma, fiziksel sağlığın bozulması, intihar gibi sonuçları olabileceğini dile getirdi. Akçay, aile içi şiddet olaylarında karşılaşıldığı gibi mobbinge maruz kalan kişinin yakınlarının çözüm yerine katlanmayı telkin ettiklerini dile getirdi. Mobbingin örgütlü bir saldırı olduğuna dikkat çeken Akçay, ayrıca kişisel farkındalığın ve sendikalann bu konudaki çalışmalarının yaygınlaşmasının da önemli olduğunu belirtti. Araştırmaların kadınların mobbinge daha çok uğradığını gösterdiğini ifade eden Akçay, kadınların "Ben ne yaptım da buna maruz kaldım" diyerek şiddet gördüklerinde ilk önce kendilerini suçladıklarını söyledi. İnşaat Yüksek Mühendisi Gülru Yıldız da geçen yıl mobbing kavramıyla karşılaşmasıyla birlikte çalışma hayatı boyunca birçok kez mobbinge uğradığının farkına vardığını ifade etti. Hakkında dedikodular üretildiğini söyleyen Yıldız, mühendis olduğu halde fiziki koşullardan mahrum bırakıldığını ya da kendisine iş verilmeyerek yıldırılmaya çalışıldığını söyledi. Mobbingin AB ve ABD‘de gibi ülkelerde yasalarda tanımlı olduğunu dile getiren Yıldız, bu ülkelerde yaşanan mobbing sonucu verilen cezalarında caydırıcılığına vurgu yaptı. Yıldız, psikolojik destek birimlerinin oluşturulması ve çalışanların bilgilendirilmesinde sendikaların daha etkin olması gerektiğinin altını çizdi. ‘TORBA YASA BU HALİYLE ÇIKMASIN‘

Türk Telekom‘a karşı mobbing davasını kazan mobbing mağduru Elektronik Mühendisi Bülent Atuk ise, Türk Telekom‘da yedi yıl boyunca sürekli olarak gördüğü psikolojik şiddete karşı verdiği mücadeleyi aktardı. Kendisine ilgi alanı olmayan işler verilerek birçok defa sürgüne gönderil diğini söyleyen Atuk, "bozuk olduğunu bildikleri malzemelerin sayımım yapmak için beni kar içerisinde peteği olmayan depolara gönderdiler" dedi. Mobbing davasını kazanmasıyla birlikte baskıların daha da çok arttığını ifade eden Atuk, kılık kıyafet yönetmeliği olmadığı halde top sakallı olduğu gerekçesiyle seminerlere gönderilmediğini ve sakalmı kesmemesi halinde Polatlı‘ya sürgünle tehdit edildiğini söyledi. Atuk, Torba Yasa tasarısında bu konuya ilişkin maddeleri eleştirerek, "yaptırımı olmayan maddeler neye yarayacak, bu şekilde hiç çıkmasın daha iyi" dedi Belge niteliği olan her şeyi sakladığını ve fotoğraflarını çektiğini söyleyen Atuk, davayı kazanmasında bunların önemine dikkat çekti Atuk, sendika ve meslek örgütlerini de bu konuda yeterli duyarlılığı göstermediği için eleştirdi. (Ankara/EVRENSEL)