ANKARA- Sabah saatlerinde Ankaraya gelen TEKEL işçileri, Petrol-İş önünden Abdi İpekçi Parkına yürüdü. Eylemde, "İş ve güvenceli iş ortamı için 4-Cye hayır", "4-Cye köle olmayacağız" yazılı pankartlar ile bir yıl önce Abdi İpekçi Parkında polisin müdahalesi sırasında çekilen fotoğraflar ile direniş sırasında geçirdiği trafik kazası sonucu yaşamını yitiren TEKEL işçisi Hamdullah Uysalın fotoğrafı taşındı.
"TEKEL burada tarih yazmıştır", "Hamdullah Uysal ölümsüzdür", "Zafer direnen emekçinin olacak" sloganları eşliğinde Abdi İpekçi Parkına ulaşan TEKEL işçileri, burada basın açıklaması yaptı.
HAKLARIMIZ İÇİN BEDEL ÖDEDİK
Manisa TEKEL işçisi Arzu Güneş, Türk-İş ve Tek Gıda-İş yönetimlerinin mücadeleden vazgeçmesinin, özlük hakları ile birlikte herkese iş ve iş güvencesi verilmesi taleplerinin meşruluğunu ve haklılığını ortadan kaldıramayacağını ifade etti.
2009 yılının 15 Aralık günü Ankaraya geldiklerinden bu yana özlük hakları ile birlikte iş talep ettiklerini dile getiren Güneş, bu uğurda bedeller ödediklerini ancak taleplerinden vazgeçmediklerini belirtti.
Güneş, "Bu büyük mücadeleye rağmen, 78 gün sonunda işçilerin iradesi dışında Tek Gıda-İşin mücadeleden havlu atmasıyla TEKEL Direnişi başarısızlığa uğratıldı" dedi. Güneş, Tek Gıda-İş Sendikasının, AKP Hükümeti ile işbirliği yaparak TEKEL direnişini hezimete uğrattığını söyledi.
YA 4-C YA İŞSİZLİK DAYATILDI
4-Cnin avukat görüşü ile zorla imzalatıldığını ve sendikanın kendilerine yalan söylediğini kaydeden Arzu Güneş, "Ya 4-C ya işsizlik dayatmasında bulundu. Anayasa Mahkemesinde davanın devam etmiş olmasını önümüze engel olarak çıkardı. Davanın mahkemede olması demek mücadeleyi ertelemek demek değildir. İş kaybı tazminatları kesildi, sendika mücadeleyi terk etti, Anayasa Mahkemesi davayı gündemine almadı... Bu koşullarda eve, çocuklarımıza ekmek götürmek nasıl mümkün olabilir?" diye konuştu.
Arzu Güneş, TEKELde sahip oldukları vasıfların hiçbirine karşılık gelmeyen işlere verildiklerini belirterek, "Vasıfsız bir işçi olarak en alt ücretle ve en kötü koşullarda çalışmaya zorlanıyoruz" dedi.
YENİ EYLEM PROGRAMI
Güneş, İstanbulda başlattıkları 2. TEKEL direnişini, Pazartesi günü yani 78. günde yeni bir mücadele programı uygulamak için sona erdireceklerini duyurdu.
4-Cye karşı mücadelelerini yeni eylem programları ile sürdüreceklerini açıklayan Arzu Güneş, bu aşamada üç hedeflerinin olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Birincisi, artık Tek Gıda-İş üyesi değiliz ve 4-Cye geçen yalnız TEKEL işçileri değil, tüm 4-Clilerle birlikte yeni bir iç örgütlenme gerçekleştireceğiz. Bu amaçla illerde İl İşçi Komisyonlarını kurmaya başladık. İl Komisyonları üzerinden Genel İşçi Komisyonunu oluşturacağız. İkincisi, atamaların yapıldığı kamu işyerlerinde ekonomik ve özlük haklarımıza ilişkin sorunlar var. Bu sorunlara karşı mücadele edeceğiz ve kamu emekçileri alanında faaliyet yürüten sendikalara üye olacağız. Üçüncüsü, 4-Cnin kaldırılması mücadelemizi büyütmek üzere, çalışma yaşamında giderek genişleyen ve sayısı artan oranda güvencesiz çalışanlarla, taşeron işçileriyle birleştirmenin olanaklarını birlikte yaratmak üzere, ortak örgütlenme ve birleşik mücadele perspektifiyle hareket edeceğiz."
SOYSAL: 4-C KÖLELİK SİSTEMİNE BAŞKALDIRIDIR
CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal yaptığı konuşmada, bir yıl önce yaşananları anımsattı. Soysal, TEKEL işçilerinin hakları, çocuklarının gelecekleri için mücadele ettiğini söyledi. "4-C ile kölelik sistemine karşı bir başkaldırı vardır. 4-B, 4-C insanlık suçudur. Bu mücadele insanca yaşam mücadelesidir. Bu mücadele hepimizin mücadelesidir" diye konuştu.
TMMOB İKK Genel Sekreteri Ramazan Pektaş, AKPnin sermaye dostu ve işbirlikçi olduğunu ifade ederek, AKPnin işçi sınıfına saldırıları karşısında her zaman işçilerin yanında olacaklarını belirtti.
KESK Şubeler Platformu dönem sözcüsü Haydar Karagöz ise, işçilerin mücadelelerinin haklılığına dikkat çekti.
Ankaradaki demokratik kitle örgütleri adına konuşma yapan Zeynel Sabaz, "Hak denilen şey mücadeleyle kazanılır" dedi.
TEKEL İŞÇİLERİ 4-C VE ZULME KARŞI DİRENİYOR
Limter-İş Genel Başkanı Kanber Saygılı, "TEKEL işçileri 4-Cye ve zulme karşı direniyor. Bu kavga hepimizin kavgasıdır" dedi.
Sistemin sadece işçilere saldırmadığını vurgulayan Saygılı, İstanbulda polisin öğrencilere yönelik saldırısını da hatırlattı. Saygılı, "19 Aralık cezaevleri operasyonu süreci geliyor. 19 Aralıkta cezaevlerine saldıran kimdiyse bugün TEKEL işçilerine saldıran da odur" diyerek, sisteme karşı örgütlü mücadele verilmesi gerektiğini kaydetti.
Yapılan konuşmaların ardından, yaklaşık 200 kişilik grup, TEKEL işçisi Hamdullah Uysalın yaşamını yitirdiği Mithatpaşa Köprüsüne yürüyerek Uysalın fotoğrafı üzerine kırmızı karanfiller bıraktı.
TEKEL işçileri, daha sonra 78 günlük Ankara direnişi süresince kendilerine destek veren Sakarya esnafını ziyaret etti. TEKEL işçileri Sakarya Meydanına geldiğinde burada, şair Mehmet Özer, "İsyan" adlı şiir okudu.
TEKEL işçilerinin eylemine, İstanbul Tabip Odasından Av. Oya Öznur, Limter-İş Genel Başkanı Kanber Saygılı, TUBİTAK direnişçisi Aynur Çamalan, Hava-İş temsilcileri, Tez Koop-İş İstanbul 2 Nolu Şube, KESK, yazar Temel Demirer, akademisyen Sibel Özbudun, CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal, ESP, SKM, BDSP, DHF, Kaldıraç, Dev-Lis, Mücadele Birliği, DİK, Alınteri ve Gökkuşağı Hareketinin de aralarında olduğu çok sayıda kurum ve kişi destek verdi.