İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş, Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş ve Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş.nin 5 milyar 53 milyon dolarla özelleştirildi. Önceki ihaleleri yargıya taşıdığı için hedef gösterilen EMO, bu özelleştirmeleri de yargıya taşımaya hazırlanıyor. EMO Genel Başkanı, "Bu bizim bu ülkeye karşı sorumluluğumuz" diyor.
Elektrik Mühendisleri Odası Genel Başkanı Cengiz Göltaş, dün ihalesi yapılan İstanbul Anadolu Yakası, Toroslar ve Akdeniz Elektrik Dağıtım şirketlerinin özelleştirilimesine ilişkin sorularımızı yanıtladı.
FİYATI MI KAMU YARARI MI?
EMO Başkanı Cengiz Göltaş şunları ifade etti:
"Öncelikle özelleştirmeleri rakamsal boyutuyla değerlendirmek çok doğru değil. Fiyatların düşük mü yüksek mi? Bu tartışma anlamlı değil. Burada önemli olan bu özelleştirmelerin kamu yararı içerip içermediği. Özelleştirmelerin kamu yararı içermediğini düşünüyoruz.
ÖZELLEŞTİRMELERİN SONUCU ZAM
Perşembenin gelişi Çarşambadan belli olur diye bir laf var. Son üç yılda elektriği yüzde 72 oranında zam geldi. Dünya ölçeğinde sanayide en pahalı elektriği kullanan ülkeler arasında en üst sıralandayız. Bu şunu gösteriyor; Birincisi elektriği pahalı üretiyoruz. Dağıtım şebekelerini alan firmalar da, üretimden aldıkları enerjinin maliyetlerini, kaçak bedellerini, yatırım kredilerini ve faizlerini bu satın aldıkları bedele yansıtacaklardır. Çünkü şirketin amacı kar etmektir. Dünyanın her yerinde bu böyledir. Pahalılık olarak yansıyacağını düşünüyoruz. Halbuki elektrik enerjisinin kullanımı sadece kar mantığıyla, ölçülemeyecek kadar toplumsal boyutu vardır.
SONUÇLARINI 2006DA GÖRMÜŞTÜK
Bu özelleştirmelerin sonuçlarını 2006 yılında Oymapınar Barajında görmüştük. Özel sektöre devredilmişti. 6 saatlik elektrik kesintisi olmuştu. Özel sektör orada devreye girmedi. Özelleştirmelerle bu dağınık, parçalı yapı daha da ciddi sorunlar haline gelecek.
Öte yandan bunları alan şirketler sorumluluklarını ne kadar yerine getiriyor? Ne kadar kaliteli, doğru şekilde yaptıkları, bakım onarım yenileme işlemlerini yerine getirip getirmedikleri, kaçakları düşürüp düşürmedikleri de hiçbir şekilde denetime tabi değil. Yasal düzenleme söz konusu değil, yaptırım yok. Tüketiciler en hayatı noktadaki bu hizmeti özele terk etmiş durumdalar.
YARGIYA TAŞIYACAK MISINIZ?
Tabiki. Bu son üç özelleştirmeyi de en kısa sürede yargıya taşıyacağız. Bundan önceki ihalelerin de yargı süreçleri devam ediyor. Bunları anayasal hukuk içerisinde sonlanmasını bekliyoruz. Zaten dağtım şebekesi mevcut yapısı itibariyle rekabete uygun değildir. Kamu tekeli, özel şirket tekeline devrediliyor.
Hatırlarsanız bundan öceki İstanbul Avrupa Yakası ile ilgili özelleştirme sürecinde de bu konuyu yargıya taşıyacağımızı söyledik.
Hatta o dönemde ihaleye giren Çalık grubuna ait medya organlarında oda terörü olarak ifade edilmiştik. Bakan da ayak bağı olmakla suçlamıştı. Tüm bunlar aslında yargının by-pass edilmesi. Hukuk devletinede olabilecek birşey değil.
YENİDEN HEDEF OLUR MUSUNUZ?
Bu bizim bu ülkeye karşı sorumluluğumuz. Bu konuyu bir kayıkçı dövüşü gibi görmüyoruz. Elektrik enerjisinin yaşamsal hak olduğu gerçeğinden hareketle, kamu hizmeti anlayışıyla düşünüyoruz. Bu ülkenin kalkınmasına, sanayileşmesi, bilime, teknolojiye karşı duyduğumuz sorumluluk.
Şirketlerin bu ülkeyi yağmalayan politikalarına karşı çıkmak bir anayasal yurtaşlık görevimiz.
BAKANIN DEYİMİYLE SÖYLERSEK!
Biz ayak bağı değil bu toplumun vicdanıyız. Demokrasinin, hukukun, yargı denetiminin, idarenin yaptığı işlerin şeffaflık ilkesiyle hareket etmesinin ve yurttaşları zarar görmemesinin peşindeyiz."
(Habercumhuriyeti.com; 09.12.2010)