TBMMde 18 Nisan 2007 tarihinde kabul edilen 5627 sayılı "Enerji Verimliliği Kanunu" ve 25 Ekim 2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan "Enerji Kaynaklarının ve Enerji Kullanımında Verimliliğin Arttırılmasına İlişkin Yönetmelik" hükümleri TMMOBye bağlı Makina Mühendisleri Odası (MMO) ve Elektrik Mühendisleri Odasına (EMO) çeşitli yükümlülükler getirmektedir. Ayrıca yasa gereği kurulan Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulunda (EVKK) da TMMOB bir üye ile temsil edilmektedir. Kurul yılda 4 kez toplanarak enerji verimliliği konusunda yapılan çalışmaları değerlendirir, yasa ve yönetmelik gereği alınması gerekli kararları alır.
TMMOB ve bağlı odaları, yıllardır iktidarların "enerji politikalarını" değerlendirerek, gereken uyarıları yapmakta, alternatif önerilerini de sunmaktadırlar. Bu sadece bu dönem hükümetinin bu alandaki politikalarına ilişkin bir tutum da değildir. AKP Hükümetinin enerji alanındaki politikalarını ve uygulamalarını kamu yararını gözeterek değerlendirdiğimizde pek çok sıkıntı bulunmaktadır. Bu sorunları da TMMOBa bağlı odalar her ortamda demokratik haklarını kullanarak dile getirmektedirler. Buna rağmen iktidarların enerji alanındaki iki yasasma TMMOB ve bağlı odalarının eleştirileri olmakla birlikte destek verilmiş ve sürecin içinde yer alınmıştır. Bunlar; "Enerji Verimliliği" ve" Yenilenebilir Enerji Kaynakları" yasalarıdır. Hazırlanma sürecine ve yasaların uygulanması sırasındaki yapılan yanlışlara itirazlarımız olsa da söz konusu iki yasaya kamu yararı gereği destek verdik ve uygulamada bu temel anlayışa aykırı hareket edilmediği sürece de destek verilmesi mümkün olacaktır.
Özellikle enerjinin verimli kullanılmasının, sadece çıkarılan yasa ve yönetmeliklerle sağlanamayacağı bilinmelidir. Asıl iş, bu yasa ve yönetmeliklerin gereğinin hızlı bir şekilde yapılması ve uygulamada ortaya çıkan engellerin bir an önce ortadan kaldırılmasıdır. Bunun için de meslek örgütleri başta olmak üzere tarafların görüş ve önerilerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Eğitim kârı etüd-projeyi gölgeledi
Örneğin çıkarılan yasada ve yönetmelikte bütün itirazlarımıza rağmen üniversiteler ve meslek odalarının yanında "Enerji Yöneticiliği Sertifikası" eğitimlerini vermek üzere Enerji Verimliliği Danışman (EVD) şirketlerine de yer verilmiştir. Bu düzenleme, enerji verimliliği konusunda eğitim sürecinin ticarileştirilmesi nedeniyle asıl amaca ulaşmayı engelleyecek çeşitli sıkıntılar yaratmış bulunmaktadır. Edindiğimiz bilgilere göre söz konusu şirketler asıl işleri olan etüd proje ve danışmanlık yapmaktan ziyade eğitim verme konusuna yönelmişlerdir. Tabi burada yönetmelikte yer alan, EİE laboratuvarı gibi kamu kaynaklarının bu şirketlere kullandırılmasına olanak tanıyan hükümlerin şirketlerin eğitim alanına yönelmesinde büyük bir etken olduğunu düşünüyoruz.
Gerek EVKKdaki görüşmelerde gerekse de Elektrik işleri Etüt İdaresi (EİE) ile yapılan ikili görüşmelerde ilgililer bu konunun düzeltileceğine dair irade gösterileceğini belirtilmişlerdir.
Yasa ve yönetmelik gereği "Enerji Yöneticiliği Sertifikası" eğitimleri için yetki verilmesi gereken iki meslek odasından şu anda MMO yetkilendirilmiş, EMO ise önümüzdeki günlerde başvurusunu yenileyecektir.
EMOnun da Aralık 2010 tarihinde yapılacak olan EVKK toplantısında yetkilendirilmesi yönünde karar alınması beklenmektedir.
"Enerji Verimliliği Strateji Belgesi 2010-2023" belgesi, hazırlık aşamasında EVKKnın ve EVKKda yer alan kurumların görüş ve değerlendirmesine sunuldu. TMMOB adına bu konudaki görüş ve öneriler de EMO ve MMOnun çalışmaları olarak EVKK sekreteryasını yürüten EİEye sunuldu. EMOnun görüşünde, düzeltilmesi istenilen bazı teknik konular yanında, enerji verimliliği uygulamalarına zarar verecek temel bir politik anlayışa karşı eleştiriler dile getirilerek, strateji belgesinden çıkarılması önerildi. Belgenin özüne ilişkin bu temel eleştiri, özelleştirme uygulamalarına yönelik atıfta bulunulmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Enerji verimliliği için "özelleştirme"nin işaret edilmesi çıkarılan yasanın ruhuna aykırıdır. Özel mülkiyet ile verimlilik arasında bilimsel anlamda hiçbir bağ bugüne kadar kurulamamıştır. Gerçek anlamda verimlilik, enerjinin özellikle de elektrik enerjisinin üretim, iletim ve dağıtımının tek elden ve kamu tarafından yapılması ile mümkün olacaktır. Çünkü enerji verimliliği ciddi bir planlamayı gerektirmekte, bunun da kamu eliyle yapılması gerekmektedir.
Sonuç olarak, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kaynaklarının değerlendirilmesi ülkemiz kaynaklarının en iyi şekilde kullanılabilmesi için büyük önem taşımaktadır. Yapılan düzenlemelerin eksikliklerine rağmen katkı sağlayabilmesi için uygulamada sorunlan gidermeye dönük olarak ciddi çaba gösterilmesi gerekmektedir.
EMOnun yönetmeliğe ilişkin diğer itirazları
- Eylem planlarında yer alan uygulamaya yönelik konulardaki denetim ve kontrol mekanizmalara çok iyi tanımlanmalı.
- Bedeli 2.5 milyon TLnin üzerindeki verimlilik artırıcı projelerin kurumlar vergisi indiriminden yararlanmasına ilişkin düzenlemede 2010 yılı bedel için baz alınmalı, diğer yıllar için TÜFE, TEFE artışı gibi bir değerle bu bedel arttırılmalı.
- Kullanım alanı 10 bin metrekarenin üzeri olarak tanımlanan binalar için 2023 yılına kadar enerji verimli sistemlerin kullanılmasını öngören hedefle kullanım alanı kriteri en az 5 bin metrekareye kadar indirilerek kapsama alanı genişletilmeli.
- Uygulamanın 2010 yılında başlaması öngörülürken, Binalarda Enerji Performası Yönetmeliğinde mevcut binalar için 2017 yılına kadar süre tanınması çelişki yaratmaktadır.
- Bina sahiplerinin piyasanın kar tercihlerine terk edilmesini önleyecek önlemleri tanımlayacak düzenlemeye yer verilmeli.
- 2010 yılındaki yapı stoğunun en az 4te 1 nin 2023 yılına kadar, yıllık enerji ihtiyacının en az yüzde 20sini yenilenebilir enerji kaynaklardan elde etmesine yönelik düzenlemedeki yapı stoğu ifadesi daha net tanımlamalı.
Tüketiciyi koruyucu önlem alınmalı
- Eylem Planına tüketiciyi koruyucu önlemler eklenmeli.
- Akıllı sayaç tanımı yerine çok terimli ya da çok zamanlı sayaç tanımlaması kullanılmalı.
- Elektrikli hibrit araçların özendirilmesi göz önüne alınırken, bu araçların şarj edilmesine yönelik istasyonların kurulmasında elektrik şebekelerine etkileri analiz edilmeli ve ulaşım master planında bu husus dikkate alınmalı. Ayrıca motorlu binek araçlarda da yakıt sisteminin periyodik kontrolü ve km/litre oranının ölçülerek performans değerlendirmesi yapılmalı.
- İşbirliği yapılacak kuruluşlar içerisine TMMOB (ilgili odalar) dahil edilmeli.
- Plan işleminin tamamlanması süresi için, belgenin yayımı tarihinden itibaren 36 ay olarak öngörülen süre, yeni binalarda enerji kimlik belgesi uygulamasına 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren başlanacak olması ile çelişmektedir.
(Cumhuriyet Enerji; 07.12.2010)