Tüm Haberlere Dön
KAMUSAL ALANIN ÇÖKÜŞÜ (BURSA HABER, 09.11.2010)
Basından Ankara

KAMUSAL ALANIN ÇÖKÜŞÜ (BURSA HABER, 09.11.2010)

 

Kamusal alanın çöküşü Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Bursa Şubesi tarafından Baro Evi konferans salonunda "Kamusallık Yeniden" ana başlıklı çalıştayda "Kamusal Alanın Çöküşü: Güvencesizlik, Mülksüzleştirme" alt başlıklı bir panel düzenlendi. Etkinliğin ilk bölümünde Ankara Üniversitesi öğretim üyelerinden Dinçer Demirkent "Kamusallık Kavramı Üzerine" konuştu.

TMMOB EMO Yönetim Kurulu Üyesi Emir Birgün‘ün yönettiği ikinci oturumda ise Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İşaya Üşür, Dev-Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ile araştırmacı yazar Çiğdem Çidamlı ise "Kamusal Alanın Çöküşü: Güvencesizlik, Mülksüzleştirme" konusun gündeme getirdiler. Sendika, org tr‘nin editörü olan Çiğdem Çidamlı, konunun oldukça zor bir tartışmalı olduğuna dikkat çekerek "öncelikle kamunun çöküşü çok farklı algılanıyor. Kamu denilince, binalar, sokaklar, yerel yönetimler, KİT‘ler, tren garı ve meydanlardan da söz etmiş olunabilir. Burada ben kamunun çöküşünden insanlığın, toplumun ve uygarlığın çöküşünü anlıyorum" diye konuştu.

500 YILLIK SİSTEM

Kamunun çöküşü denilince, 400 500 yıllık kapitalist sistemin çöküşünden söz edildiğine işaret eden Çiğdem Çidamlı insan olanın, yurttaş olanın kim olduğundan başlayarak sürekli daralıp genişleyen alanlarına dikkat çekti. Çalışma koşullarının güvencesizleştirilmesi ve sosyal hakların kaldırılmasını bireyin kamunun dışına atılması olarak yorumlayan Çidamlı, "Barınma hakkını, çevre hakkına saldırılması, hepsi yurttaşlık hakkına saldırılmasıdır. Kamu çökerken içinde yaşanılan toplumun neye dönüştürüldüğünü sorgulayan Çidamlı; tüm dünyada tarihsel dinlerin yerini piyasa dinine bıraktığını belirtti. Devrimci Sağlık-Sen Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ise kamunun çöküşünün emekçilere yansımasının güvencesizleştirme ve taşeronlaştırma olduğunu belirtti. İşçileştirme ve mülksüzleştirmede 17. Yüzyıla göre yeni bir dönemin başladığını, günümüz neo-liberal koşullarda bu sürecin hekimleri, mühendisleri de kapsadığını belirten Çerkesoğlu, kamuda aynı işyerinde aynı işte 4 farklı statüde eleman çalıştırıldığına işaret etti. ORTAK MÜCADELE Çözümün birleşik ortak mücadeleden geçtiğini belirten Çerkezoğlu, Tekel direnişinin kısır döngüyü kırdığını söyledi. Prof. Dr. İşaya Üşür ise, 12 Eylül faşizminden sonra YÖK denen ucubenin ortaya çıktığını belirterek "Bu YÖK üniversiteleri neo-liberal politikaların rayına sokmak için kuruldu" dedi.