YouTube yasağı bu kez Deniz Baykal videolarıyla gündeme gelirken, İnternet Kurulu 5651 Nolu İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi kanununu değiştirmek için harekete geçti.
İnternet Kurulu ve Teknoloji Bilgilendirme Platformu Başkanı Serhat Özeren, ilgili kanunda revizyon yapılması için çalışma başlattıklarını belirterek, "Ulaştırma Bakanının da desteği var. Çalışmayı başlattık. Siyasi partilerin ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının görüşüne sunacağız" dedi.
Sadece görüntü çıkarılsın
Dünyada telif hakları, kişisel hakaret ve çocuk istismarının evrensel suç olarak kabul edildiğini dile getiren Özeren, "Web adreslerinin resmi adlarının yani URLlerinin mahkemeye verilmesi yönünde yeni bir taslak çalışması yapacağız. Artık bir sorun olduğunda site değil, oradaki videoların yasaklanmasını sağlamak istiyoruz. Çalışmayı başlattık. Siyasi partilere kardar toplumun tüm kesimlerinin görüşlerinin yansıtılacağı bir çalıştayla bir ay içinde hazır hale getirip Meclisin gündemine sunacağız" diye konuştu.
Baykalın videoları kalkar
YouTubela ilgili devam eden telif sürecinin bulunduğunu da belirten Özeren, şunları dile getirdi: "Atatürk videolarının Türkiyeden erişimini engellediler. Bu konuda siteye teşekkür etmek lazım. Bu kez de Deniz Baykal videoları yüzünden bloklanma ve erişimin engellenmesi süreci oldu. Bunu da aşmak için YouTube adım atıyor. Baykalın avukatları içeriği engellemek için Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına (TİB) başvurdu. YouTubea erişimi engellemeye çalışıyor. YouTube bu sorunun halledilmesi için de çalışıyor. Atatürk ile ilgili videolar düşünce özgürlüğü olarak görülüyor. Baykal olayında ise kişisel hakaret olarak değrlendirildiği için videolarını çıkarmaya sıcak bakıyorlar."
Cep çalmasın diye camiye jammer girdi
Serhat Özeren, diğer bilgilendirme alanlarının da baz istasyonları olduğunu dile getirerek, şu bilgileri verdi:
"Baz istayonlarında belediyelerle yaşanan bir yetki karmaşası var. Bazı belediyeler, istayonları şehir dışına çıkarmak için karar alıyor. Bazıları mührü basıyor ama o istasyonun çalışmadığını sanıyorlar. Baz istasyonları limit değerlerin çok altında elektromanyetik dalga yaymasına karşın hepsi denetim altında. Diğer yandan jammerlar (mevcut olan bir frekansı aynı frekanstan sınyal gönderip bastıran bir cihaz) yaygınlaşıyor. Oysa bunlar baz istasyonuna göre yüz kat fazla radyasyon yayıyor. Camilere ve ibadethanelere cep telefonları çalmasın diye jammer konuyor. Telefonları çalıştırmıyor ama 100 kat fazla radyasyona maruz kalınıyor."
(Hürriyet; 05.11.2010)