TPAOnun Amerikalı Chevron ile Karadenizde açtığı ikinci petrol kuyusundan da müjdeli haber gelmedi.
Yeni kuyu açılması planlanan Sürmene için en ümitli bölge değerlendirmesini yapan yetkililer, dünya devlerinin petrol aramak için geldiğine dikkat çekerek, ümitsizliğe kapılmamak gerektiğini söylüyor.
Türkiye, Cumhuriyetin 100. kuruluş yıldönümünde petrolde kendi kendine yeter hale gelmek için denizlerde petrol arama çalışmalarına ağırlık verdi. Karadenize yoğunlaşan kamu şirketi TPAO, ilk olarak Brezilyalı Petrobras ve ABDli Exxon Mobil ile ortaklık yaparak Sinop açıklarında çalışmalara başladı. İlk arama-sontaj çalışmaları olumsuz sonuçlanınca TPAO ikinci ortaklığı Amerikalı Chevron ile kurdu. İki ortak, önceki ay başlattığı çalışmaları ekim sonunda tamamladı. Yüzde 100 TPAOya ait Ereğli ruhsat sahasındaki (Yassıhöyük 1) arama-sontaj çalışmaları da olumsuz sonuçlandı. Ortaklar, ikinci kuyu çalışmalarını "Gaz emareli kuru kuyu olarak terk edilmiştir" tutanağı ile sonlandırdı. Ancak TPAO, Karadenizdeki arama çalışmalarına hızla devam edecek. Zamanın Enerji Bakanlığı kaynaklarından aldığı bilgiye göre TPAO, üçüncü kuyu çalışmalarını Trabzonun Sürmeni ilçesi açıklarında yapmayı planlıyor. Aynı kaynaklar, Sürmene için bugüne kadar yapılan çalışmalar içinde en ümitli bölge yorumunu yapıyor.
UZMANLAR: ÜMİTSİZLİĞE KAPILMAMAK GEREK
Enerji Bakanlığı kaynakları ve petrol uzmanları, Karadenizde ikinci arama çalışmalarından da olumlu sonuç alınamaması üzerine "ümitsizliğe kapılmamak" gerektiği değerlendirmesini yapıyor. Aynı kaynaklar, şu bilgileri veriyor: "Derin denizlerde, bir-iki kuyu ile petrol-gaz rezervi tespiti yapılamaz. Karadeniz de derin deniz. Petrol bulmak için 10larca kuyu açmak lazım. Ayrıca bu bölgeye BP, Petrobras, Chevron gibi dünya devleri geldi ve son gelen, ilk gelenin olumsuz sonuç aldığını bildiği halde geldi. Şimdi de yeni bir dev, Norveçli Statoil geliyor Karadenize. Bütün bunlara bakarsanız, gerek TPAO gerekse yabancı şirketler bu bölgeden çok ümitli." Petrol uzmanları, Karadenizin petrol aramaları açısından avantajlarını ise şöyle sıralıyor: "Dünyada çok kârlı petrol üretim sahaları kapanıyor artık, rezervler tükeniyor. Büyük şirketler, artık derin denizlere yöneldi ve dünyanın birçok bölgesinde petrol çıkarıyorlar. Ayrıca bu şirketler, yeni sahalara yöneldi. Karadenizin aramalar için yeni bir alan olması, şirketlerin ilgisini artırıyor. Bu, çok önemli bir avantaj. Kaldı ki, Türkiyede, sadece Karadeniz değil, bütün deniz sahalarının ancak yüzde 1inde arama yapılmış. Yani yüzde 99 bölüm arama için hazır bekliyor. Bu, ümit verici bir durum."
(Akşam; 04.11.2010)