Tüm Haberlere Dön
VADİLERDE CAN SUYU BIRAKILMIYOR (BİRGÜN)
Basından Genel Merkez

VADİLERDE CAN SUYU BIRAKILMIYOR (BİRGÜN)

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası'nın Doğu Karadeniz'e düzenlediği HES Teknik Gezisi sonlandı. Gezide Trabzon, Rize, Artvin'deki HES'lerin doğaya verdikleri tahribatlar incelendi

Aralarında çevre, elektrik, inşaat, maden mühendislerinin bulunduğu TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası‘na ait heyet Trabzon, Rize, Artvin illerindeki HES alanları gezilerek doğaya verdikleri tahribatları inceledi.

Trabzon‘da Araklı Vadisi‘nde yapılan Akocak, Günayşe, Yukarı Manahos, Çamlıkaya, Çaykara HES alanlarını gezen heyet küçük ölçekli yapılan bu santralların enerji ihtiyacını karşılamayacağı gibi çevreyi de tahrip ettiği konusunda birleşti.

VADİLERİN KURUYACAĞI ENDİŞESİ VAR

Trabzon‘da yapılan gezinin ardından ikinci gün Rize‘de İkizdere Vadisinde bulunan İkizdere, Cevizdere, Yokuşlu, İncirli, Güneysu HES alanları gezildi. Bölgede bulunan 22 küçük ölçekli HES inşaatının Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından durdurulmasının geçici bir çözüm olduğunu söyleyen Elektrik Mühendisi Yılmaz Odabaş, bu durdurma karının başlamış olan HES projelerini etkilemediğini ancak yeni başlayacak inşaatları durdurduğunu söyledi. Odabaş HES‘lerin doğaya ve yöre halkına verdiği zararları da şu şekilde anlattı:

"HES için açılan tünellerden halkın kullandığı göze sularının geçtiği için onlar susuz kalıyor. Kamulaştırma alanında sıkıntılar var. Vadilerde can suyu bırakılmayacağı için vadilerin kuruyacağı endişesi var köylülerde. Dereler üzerinde yapılması planlanan HES projeleri balık türlerinin de yok olması anlamına gelmekte, bu da yöre halkının geçim kaynağını etkiler."

İkizdere HES alanları gezisinden sonra heyet Derelerin Kardeşliği‘nden Mehmet Gürkan, Ömer Şan, Saltuk Deniz ve Yaşar Aydın ile buluştu. Karadeniz‘e yaşam verenin su olduğunu ve HES‘ler ve enerji ihtiyacı bahanesiyle küresel sermayenin gözünün sularında olduğunu söyleyen Gürkan, Trabzon, Tokat, Artvin, Amasya, Rize Giresun da halkla buluşarak HES‘lere karşı mücadele ettiklerini dile getirdi.

DERELERİN KARDEŞLİĞİ

"Derelerin Kardeşliği olarak 2007‘den bu yana Şavşat‘tan başlayarak derelerin özgür akması için bir mücadele başlattık. Aslında Derelerin Kardeşliği bir köylü hareketi olarak doğdu" diyen Yaşar Aydın, hayatlarını asıl var eden şeyin su olduğunu ve kavgalarının da bu suyu var etmek için olduğunu söyledi. İstanbul ve Ankara‘daki reklam panolarının daha ışıl ışıl olması için Hemşin Vadisi‘nin yok olmasına gönüllerinin razı olmadığını belirten Aydın, doğaya zarar vermeyen alternatif enerji üretim şekillerinin de var olduğunu, bunların kullanılması gerektiğini söyledi.

"Dere bizim dünümüz, bugünümüz, yarınımız. Bidelerimiz dere üzerindedir, evlerimiz dereye yakındır, içtiğimiz su o dereden gelir. Bu su için savaşacağız" diye söze başlayan Saltuk Deniz, özelleştirmelerden yana hangi parti olursa olsun HES‘leri liberal politikaların konusu yapacağını, sisteme karşı halkın yaşam alanlarını, suyunu, doğasını savunulması gerektiğini söyledi.

85 DAVADAN 42‘Sİ DOĞADAN YANA

Yapılan mücadelelerin hukuksal yanını anlatan Ömer Şan da şunları söyledi:

"Açılmış olan 85 davadan 45 tanesi sonuçlandı. Bunların da 42‘sinde bizim lehimize karar verildi. Yürütmeyi durdurma kararlarının çözüm olmadığını biliyoruz ama bu önemli bir kazanımdır. Yargının verdiği kararı sonuna kadar uygulatana kadar mücadelemiz devam edecektir."

Heyet, Derelerin Kardeşliği ile yapılan görüşmenin ardından Rize Kaptanpaşa halkıyla bir araya geldi.
"Siz biraz geç kalmadınız mı buralara gelmekte" diye soran Burhan Kara, köy halkı olarak HES‘lere dair mücadelelerinin sonuna kadar devam edeceğini söyledi.

NE YAPALIM SİZ SÖYLEYİN?

"Kaptanpaşa halkı olarak, bu derelerin HES alanı olmasına karşıyız. Buraya HES yapmak için anket yapmaya geldiler. Biz buraya HES yaptırmayız diyerek kovaladık onları. Şimdi siz söyleyin ne yapalım, adam mı dövelim, makine mi kıralım, silahlanalım mı?" diyen Cavit Küçük annesinin arazisine kendisine sorulmadan HES inşaatı yaptıklarını söyledi. Kanuni yollardan parasını aldığını dile getiren Küçük, "Deremiz özgür aksın istiyoruz" dedi.

Arazilerinin yapılan inşaatlar nedeniyle tahrip edildiğine dikkat çeken Nuri Akça, meyve ağaçlarının kesildiğini, kamulaştırma parasının da verilmediğini, verilse bile önemli olanın para almak değil, bahçelerinin tahrip olmaması olduğunu belirtti.

Mühendislerden oluşan heyet gezinin son gününde Artvin‘de bulunan Deriner, Borçka ve Erenler HES alanlarını gezdi.
 
HES İÇİN OLUMSUZ SÖZ SÖYLEMEK İMKANSIZ!

Gezinin ardından son gün değerlendirmesi aldığımız TMMOB Elektirik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş şunları söyledi:

"Yapılan küçük ölçekli bu projeler hem doğaya hem de insan yaşamına zararlı. HES‘lerde iki temel veri su ve düşüdür. Gerekli olan düşü yeri bulunabilir. Ancak o noktadan enerji elde edilebilmesi için uygun rejimde ve miktarda suyun bulunması gerekir. Bu açıdan bakıldığında ilgili noktanın su rejiminin ve miktarlarının dorudan ölçülmesi ya da hesaplanması gerekir. Mevcut HES‘ler ve projeleri su verileri bakımından değerlendirildiğinde projelerin birçoğu için teknik anlamda olumlu düşünceleri ifade edebilmek mümkün değildir."

(Birgün; 02.11.2010)