TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, Şube yönetim kurulları ve Trabzon İl Temsilcileri‘nin katılımıyla Doğu Karadeniz‘de bulunan HES‘lere 3 günlük bir gezi düzenlendi. Derelerin üzerinde kurulan küçük ölçekli HES‘leri yerinde inceleyen bu gezinin sonunda rapor oluşturacak ve bunu kamuoyuyla paylaşacak.
Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı, Cengiz Göltaş, "Elektrik Mühendisleri Odası olarak 14 şubemizin yöneticileriyle, enerji komisyonu üyelerimizle, Meteoroloji Mühendisleri ve Çevre Mühendisleri Odası‘nda yönetici uzman kişilerle beraber burada HES‘leri yerinde görmek, incelemek için bir araya geldik. 60 kişilik bir heyetle yola çıktık. Amacımız bu bölgede tartışma konusu haline gelen santralleri görmek ve bunun çevreye ve bölgeye ne tür etkilerinin olduğunu ortaya çıkarıp halkla paylaşmaktır. Bu projelerin gerçekten çevre için bir olumsuzluk ifade edip etmediğini ortaya koymak için bir rapor çıkarmak istiyoruz. Üç günlük çalışma boyunca oluşturulacak rapor kamuoyuyla paylaşılacak" dedi.
Doğu Karadeniz‘deki enerji yatırımlarıyla ilgili yöre halkının açtığı davalara dikkati çeken Göltaş, "ikizdere için alınan karar var. 22 santralın yapımını durduran bu karar çok önemli. Bu projeler ne anlama geliyor. Çevrelere etki değerlendirme raporları uzmanlarca hazırlanarak, buradaki insanların görüşleri alınarak, üniversitelerin görüşleri alınarak bu projeler hayata geçiriliyor mu geçirilmiyor mu? İkizdere ile ilgili alılan karar hükümetin ve çevre bakanını hoşuna gitmediği bir süreç yaşıyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde çevreye bu kadar duyarsız bir çevre bakanı görülmemiştir. Sadece hükümetin ve yatırımcı özel şirketlerin çıkarlarını ön planda tutan tepkilere kulak vermesi doğru değildir. Başbakanın Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu‘nun aldığı kararı yok sayması ise hukuk ve hükümet skandaldır" diye konuştu.
Göltaş, "Ancak aradan geçen 7 yıllık süre içerside 15 bin megavata ulaşan hidroelektirik potansiyeline rağmen bizim 7 yıllık süreçte yatırımların istenilen seviyede olmadığı çok açık. Yani toplam 7 yılda 2500 megavat güç ancak devreye alınabilmiş, özel yapılan HES‘lerden ise sadece 500 megavat alınabilmiş. Bunlar da DSİ tarafından daha önce başlatılmış projelerdir. Türkiye‘deki enerji politikaların içersindeki yatırımların bir kamu anlayışı ile planlanması ve kaynak anlayışı çerçevesinde o bölgenin anlayışına uygun olarak yapılmasıdır. Yoksa ben yaptım oldu şeklindeki anlayışla bu işler olmaz. Örneğin Artvin‘de 116 proje var. Aynı akarsu üzerinde 5-6 adet HES inşa ediliyor. Türkiye‘deki su kaynakları plansız bir şekilde özel sektörün inisiyatifine terk ediliyor" dedi.
Göltaş, "HES tepkilerine yapılan baskıları antidemokratik buluyorum. Çevre Bakanı‘nın çevreye karşı bu projelere açıktan destek vermemesi gerekiyor. AKP ile birlikte ülkemizin bütün enerji ve diğer yatırımlarında bir kural tanımazlık, kendi başına hareket etmek, hiçbir bilim adamının görüşüne ve meslek odasının düşüncesine başvurulmadan hiçbir proje başarılı olmaz. 7 yıl boyunca yapılamayan yatırımlarla enerji açığı giderek büyüyor. Özel şirketler eliyle de bu ülkenin en doğal ve kültürel varlıklarına bir saldırının önü açılmaktadır. Çevre Bakanı‘nı buradan kınıyorum. Meseleyi sadece mühendislik gözüyle görmüyoruz. Meselenin sosyal boyutları da vardır. Bütün bunlar tartışılmadan sadece bu bölgede binin üzerinde yatırımlarla ve bunların hiç birinin denetlenmediği bir yerde bu ülke her alanda olduğu gibi enerji alanında da kaosa sürüklenmektedir. Şirketler karlılık temelinde piyasa anlayışı ile gündeme sokuluyor. Bizim gezimizin bir nevi amacı da bu. Ziyaretin sonunda bu süreci raporlaştırıp kamuoyuyla paylayacağız" dedi.
(Karadeniz Günebakış; 31.10.2010)