TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası, 14 şubesiyle birlikte Doğu Karadenizde Hidroelektrik Santralları (HES) yerinde görmek, tespit yapmak amacıyla Trabzondan başlayarak Artvine uzanan 3 günlük yolculukta, bu bölgelerde kurulan HESleri ziyaret ettiler. 60 kişiden oluşan ekipte, Elektrik Mühendisler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, Trabzon Elektrik Mühendisler Odası Eski Başkanı Mustafa Yılmaz Odabaş, birçok şube başkanları, yetkililer ve mühendisler yer aldı.
Son zamanlarda HESlerin Doğu Karadenizde oldukça fazla faaliyet göstermesi kamuoyu tarafından merak edilir bir konu haline geldi. Doğu Karadenizde yapılması planlan HESlerin ülkeye, bölgeye verdiği katkısı ne kadar olduğu gibi zararında neler olabileceği konularda tartışmalar devam ediyor.
Elektrik Mühendisler Odasının başkanlığında 14 şubesi ile birlikte yapılan 3 günlük gezide bölgede kurulan mevcut HESleri gezerek, burada araştırmalar yaptı. Yapılan 3 günlük gezinin sonrasında rapor sunulacak. Bu konuda açıklama yapan Eleklik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Göltaş, "Bu bölgede nehir tipi olarak değerlendirilen santralları yerinde görmek, değerlendirmek amacıyla bir gezi düzenledik.3 günlük gezi sonrasında oluşturacağımız raporu kamuoyuna sunacağız.
İSTENİLEN ENERJİ ÜRETİMİNDEN AZ
Yapılan santralların enerji üretimin de yetersiz. İstenilen sonuç tam anlamıyla sağlanamıyor. Yapılacak olan santrallar da enerji üretimini tam anlamıyla karşılamıyor. Tabii ki HESlere karşı değiliz. Elimizde ki kaynakları kullanacağız. Fakat yapılan plansız, düzensiz, incelenmeden, oluşan, çevreye zarar verebilecek her şeye de karşıyız. Şuan ki durum ülkenin bir yararına değil. Sadece şirketlerin, yatırımcıların ve onları destekleyenlerin yararınadır.
YAĞMALAMA SÖZ KONUSU
Şuan Doğu Karadenizde 341 firmanın bin 500 HES yapma atılımı tam anlamıyla bölgeyi yağmalıyor. Şirketlerinin çevresel faktörleri göz önünde bulundurmayarak, oluşturdukları sadece kar amacı oluşacak felaketlerin öncüsü gibi. Şuan Doğu Karadeniz de enerji üretim ile ilgili birçok sorun var. Yerel halkın, yetkililerin, avukatların açtıkları davalar sürerken diğer taraftan İkizderenin doğal sit alanı ilan edilmesiyle birlikte ortaya çıkan gerilimlerin devam etmesi, yetkililer arasında davaların açılması ve benzeri bir sürü sorunlar devam ediyor. Projelerin doğru değerlendirilmesi, çevre insanlarının görüşleri alınması gerekiyor. İkizdere için hem iktidarın hem de Çevre Bakanının bu kadar tepkisine bir anlam veremiyorum. Verilen kararın AK Parti ve Çevre Bakanının tepkileriyle karşılaşılırken, çevreye karşı bu kadar tepkisiz oluşu, yatırımcıların ve şirketlerin taleplerini ön plana çıkartmasına olanak sağlıyor.
CAN SUYU ORANINI DENGELEMEK
Can suyu oranını kimi ülkelerde yüzde 30 bırakılırken kimilerinde yüzde 10 bırakılabiliyor. Kontrollü yapılmadığında çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kalınabilir. Su planlaması, belirli oranda yapılmalı, vadi planlamaması yapılmadığı takdir de doğaya ne gibi çevreye zarar verebileceği bilinemiyor. Halkı bilinçlendirmek, kamuoyunu bilinçlendirmek amacıyla, yapılan yanlışlıkları tespit ederek oluşacak olan felaketlerinin önünü kesebilmeyi hem mühendisler olarak hem de duyarlı birer fert olarak üzerimize düşen görevi yapmaya çalışıyoruz. Herkesi de bu konuda duyarlı olmaya çalışıyoruz"dedi.
(Taka; 31.10.2010)