SİT alanı ilan etme yetkisinin Kültür Bakanlığına bağlı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun elinden alınarak Çevre ve Orman Bakanlığı bünyesinde oluşturulacak bir komisyona devredilmesini öngören yasa taslağının doğanın gördüğü en karanlık tasarı olduğu belirtiliyor.
TMMOB Enerji Komisyonu Başkanı Cengiz Göltaş, Çevre Bakanlığının çevreyle ilgili sorunlara karşı ve taleplere karşı kapalı olduğunu belirtti. Yasa tasarısı ile SİT alanı olarak ilan edilen yerlerin hülle yöntemiyle tekrar alınmaya çalışıldığına dikkat çeken Göltaş, Türkiyenin doğal güzelliklerinin ve sularının kuralsız bir şekilde piyasalaştırıldığını ifade etti.
EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Pektaş ise tasarıyı ikizderenin intikam hazırlığı olarak değerlendirdi. Pektaş, oluşturulacak komisyonla hükümetin güdümlü bir kurum yaratmak istediğini ifade etti.
Munzur Çevre Girişimi Üyesi Murat Işık, Hükümetin HES projelerine yatırım yapan uluslararası şirketler için düzenleme yaptığına dikkat çekti. Derelerin Kardeşliği Platformu Dönem Sözcüsü Ömer Şan ise, bu tasarıyı, doğal yaşam mücadelesine yönelik saldırıların son ve doruk noktası olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Şan, bakanlığın doğal alanların tahrip edenlerin hamiliğini yaptığını vurguladı.
Tasarının yasalaşmaması için milletvekilleri ve partiler ile görüşeceklerini, çözüm olmadığı takdirde Anayasa Mahkemesine başvuracaklarını, kitlesel eylemler yapmayı planladıklarını dile getiren Şan, kitlesel eylemleri Meclise taşıyacaklarını ve gerektiğinde de eylemlerini Avrupada bir merkeze taşıyacaklarını ifade etti.
TBMM Çevre Komisyonu Üyesi CHP Kırklareli Milletvekili Tansel Barış, İkizderenin SİT alanı ilan edilmesiyle, 22 HES projesinin gündemden düştüğünü ve AKPnin bu nedenle intikam alır gibi böyle bir yasa teklifine gittiğini söyledi.
(Günlük Evrensel; 30.10.2010)