Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Nükleer santral yapımıyla ilgili Güney Kore ile şu ana kadar, tamam anlaştık, mutabık kaldık diyemiyoruz. 11 Kasımda Seulde yapılacak olan G 20 Zirvesine bu konuyu yetiştirmeye çalışıyoruz dedi.
Yıldız, Türkiye Elektrik-Elektronik ve Benzerleri Teknisyenleri Esnaf ve Sanatkarları Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kaya ve beraberindeki heyeti kabul etti.
Yıldız, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, toplantının, özellikle yapım aşamasındaki binalarda elektrikle alakalı konularda kaliteyi artırmaya yönelik olduğunu belirterek, yapımda yer alan fen adamları ve yüksek teknikerler ile teknik elemanların yönetmelik çerçevesinde anlaşmalarını sağlayabilmeyi amaçladıklarını söyledi.
Türkiye Elektrik-Elektronik ve Benzerleri Teknisyenleri Esnaf ve Sanatkarları Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kaya da, elektrik sektöründe elektrik mühendisleriyle beraber elektrik fen adamlarının da yapım konusunda söz sahibi olduğunu anımsatarak, Bakan Yıldız ile 1989dan beri yapımla ilgili yönetmeliğin değişmemesi yüzünden çıkan sıkıntıları paylaşmaya çalıştıklarını bildirdi.
-NÜKLEER SANTRAL-
Açıklamaların ardından Bakan Yıldız, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yıldız, G 20 Zirvesi için Güney Koreye gideceği hatırlatılarak, nükleer santral yapımı için Güney Kore ile devam eden görüşmeler çerçevesinde bir anlaşma imzalanmasının söz konusu olup olmayacağı yönündeki bir soru üzerine şunları söyledi:
Hummalı bir çalışma var Güney Korenin Türkiyede özellikle Karadenizde nükleer güç santrali yapımıyla alakalı anlaşma, müzakere çerçevesinde. Ama bu konuda tamamen mutabık kaldığımızı söyleyemem. Özellikle 4-5 tane temel konuda teknik heyetler hemen hemen her gün düzenli toplantılarını yapıyorlar, müzakerelerini sürdürüyorlar. Şu ana kadar, tamam anlaştık, mutabık kaldık diyemiyoruz. Tabii 11 Kasımda Seulde yapılacak olan G 20 Zirvesine bu konuyu yetiştirmeye çalışıyoruz. Bunu yaparken Türkiyenin menfaatlerini, çıkarlarını ön planda tutacağımız bir müzakere süreci olduğu tabiidir. Güney Korenin bir kısım noktalarda anlaşmaya, uzlaşmaya dönük bir tutum sergileyeceğini ümit ediyoruz. Çünkü her iki ülkenin de menfaatine olacak bir anlaşma olmasını sağlamamız lazım. Şu ana kadar bütün her konuda mutabık kalamadık.
-YAPILANDIRMA ÇALIŞMASININ BAŞARILI OLACAĞINA İNANIYORUM-
Vergi ve prim borçlarının yapılandırılmasına ilişkin bir soruya karşılık Yıldız, bu yapılandırmanın içinde elektrik borçlarının da bulunduğunu anımsattı. Şimdiye kadar özellikle tarımsal sulama ile esnaf ve sanayicinin borcuna yönelik yapılandırmalarda belli oranda başarı sağlandığını ama tamamının bitirilemediğini ifade eden Yıldız, bu sektörlerde borcunu ödeyemeyen önemli miktarda vatandaş bulunduğunu kaydetti. Yıldız, Burada artık şöyle bir anlayış ön plandadır. Nihai olarak vatandaşımızın ödeme kapasitesini dikkate alarak son bir yapılandırma yapılmaktadır. Son bir yapılandırma yapıp artık ödeyenlere de haksızlık yapmamak açısından bir denge içerisinde ödemeleri sağlamamız lazım. Ne kamunun vatandaştan ne de vatandaşın kamudan alacağının kalması lazım. Ben bu çalışmanın başarılı olacağına inanıyorum dedi.
-RİZEDEKİ HESLER-
Yıldız, Rizedeki HESlerin yapılamayacağını dair bir karar verildiğinin anımsatılarak, bu konuda düşüncelerinin sorulması üzerine, şöyle devam etti:
Biz enerji sektörüyle, çevresiyle, kültür varlıklarıyla, tarihiyle medeniyetleriyle beraber bir Türkiyeyiz. Ben bir tarafından çekiştireceğim, bir başkası bir başka tarafından çekiştirecek diye bir kural yok. Biz bütün bunların ahengini sağlayabilecek tek karar çıkartabiliriz. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun bu kararından er veya geç vazgeçeceği kanaatindeyim. Çünkü bütün bu saydıklarım Türkiyenin zenginlikleridir. Yalnız HESler benim değil ki, HESler de bizim, kültür varlıkları da bizim, çevre de bizim, orman da bizim, yeşillikler de bizim. En yüksek faydayı çıkarabilmek lazım. En yüksek faydanın arasında da sudan enerji elde etmek geliyor. Açıkça söylüyorum bu kararın en fazla sevinen taraflarından bir tanesi gaz sektörünün tedarikçileri olacaktır. Bu, Türkiyede yerli, yenilenebilir kaynakları harekete geçirmek isteyen bizler için bu sevindirici bir durum mudur?
Türkiyenin menfaatlerinin ön planda olması gerektiğini vurgulayan Yıldız, bu kararın er veya geç Türkiyenin menfaatleri doğrultusunda düzeleceğine inandığını söyledi. Yıldız, Eğer o arkadaşlarımız şunu hesap etselerdi, bu kararı vermekte bu kadar hızlı davranmazlardı diye düşünüyorum. Bir HESin 20 yıllık işletmesinde yalnızca su yerine gazı kullanmamız halinde yurtdışından alacağımız gazın miktarı 3 milyar dolar daha fazlalaşıyor. Bu açıdan ben o arkadaşlarımızın da bu konuda bizden daha az hassas olmadıklarına inanıyorum. Onlar da ülkelerini seviyorlar ve o yüzden doğru noktaya geleceklerdir şeklinde konuştu.
(Zaman; 26.10.2010)