Cumhuriyet Gazetesi ile Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) 2007 yılının sonlarında güçbirliği yaparak ortak bir yayın çıkarma kararı verdiler. Bu işbirliği sonucunda Cumhuriyet Enerjinin ilk sayısı 20 Ocak 2008 tarihinde gazete bayilerinde Cumhuriyet ile birlikte okurlara ulaştı. Ortaklaşa yayın çıkarılması düşüncesinin somutlaşmasında gazetemizin o dönemki Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ile Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Ulusalerin önemli katkıları oldu. Mustafa Balbay halen Silivride, kamuoyunca da bilinen yargılamalar nedeniyle tutuklu bulunuyor. Kemal Ulusaler ise bayrağı Musa Çeçene, o da Cengiz Göltaşa devretti.
Yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle dergimizin yayımlanmasına zorunlu olarak ara verilmişti. Cumhuriyet Enerjiyi yeniden yayımlamaya karar verirken, derginin oluşmasında tartışılmaz emeği olan ismleri anmadan geçemezdik...
Enerji, küresel ve bölgesel dengelerin en önemli unsurlarından biri. Enerji kaynaklan için savaşlar yaşandı, yaşanıyor, insanlık için tartışılmaz önemi, enerji konusunu aynı zamanda bir rant alanı haline getirmiş durumda.
Türkiye, enerji kaynakları açısından büyük oranda dışa bağımlı bir ülke. Bir yandan da kendi kaynaklan üzerinde ciddi yönlendirmelerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Hidroelektrik potansiyelinin değerlendirilmesi gerekçesiyle, özel girişimi temel alan uygulamalara tanık oluyoruz. Bu uygulamalar büyük oranda çevresel ve sosyal gerçeklikleri gözardı ediyor.
Türkiye, önemli bir geçiş ülkesi konumuna gelmiş durumda. Bu kapsamda deniz yolları ve iletim hatlarıyla petrol ve doğalgazı satıcı ülkelerden alıcı ülkelere aktarıyor. Bu kapsamda dünya genelinde taşınan petrol ve doğalgazın yüzde 6-7sinin Türkiye üzerinden geçtiği biliniyor. Türkiye, geçiş ülkesi olma özelliğine stratejik önem atfediyor.
Cumhuriyet Enerjiyi yeniden yayımlamaya karar verdiğimiz 19. sayısında özelleştirmeleri kapsamlı olrak incelemeyi sürdürdük. Hidroelektrik santralları konusundaki piyasacı yapılaşma yaklaşımı, ülke kaynaklarının verimli kullanılması önündeki en büyük engeli oluşturuyor.
Elektrik dağıtımının özelleştirilmesi bu alanda tekelleşmeyi, hatta yabancıların piyasaya egemen olması sonucunu doğurabilir.
Türkiye, yeni boru hatlarının kendi topraklandan geçmesi için ciddi mücadele veriyor. Ancak, boru hatlarının fiziki güvenliğinin sağlanması da sorun olarak önünde duruyor. NABUCCO tartışmalannda ABnin boru hattını kendisinin korumak istemesi, konunun nasıl bir pazarlık noktasına gideceğinin de göstergesi. Türkiyenin bu konuda sağlam bir yapılanma oluşturması gerekiyor.
Enerji konusunda henüz sağlam bir yaklaşım oluşturamayan AB, bir yandan Akdeniz bölgesindeki güneş enerjisiyle, bir yandan da Kuzey Denizine kurulacak rüzgar santrallarıyla ilgileniyor. Hedefi, çok seçenekli ve yenilenebilir enerji...
Enerjiye ilişkin gelişmeleri iki ayda bir değerlendirerek okurlanmızla paylaşmayı planlıyoruz...
Yeni sayımızda görüşmek üzere...
(Cumhuriyet Enerji; 05.10.2010)