Tüm Haberlere Dön
ÖZELLEŞTİRMELER BİLMECEYE DÖNDÜ (EKONOMİST)
Basından Genel Merkez

ÖZELLEŞTİRMELER BİLMECEYE DÖNDÜ (EKONOMİST)

Anayasa değişikliğinin ardından ekonomi dünyasının en çok konuştuğu konulardan biri özelleştirmeler oldu. Bugüne kadar birçok özelleştirmeyi hayata geçiren hükümet özelleştirmelere ayak direyen davaları sınırlamak amacıyla anayasadan ‘yerinde denetim‘ ifadesini kaldırdı. Ancak kalkan ‘yerindelik denetimi‘ ifadesi yeni bir tartışmayı da ateşledi.

Kamu yararının yerindelik denetimi çerçevesine girdiğini düşünenler, artık iş dünyasının kamu yararı gerekçesiyle iptal olan özelleştirmeleri bir daha yaşamayacağı görüşünde. Ancak bu görüşe karşı olanlar da var ve bunun yani kamu yararının hukuki denetimle ilgili olduğu görüşünü savunuyorlar. Özelleştirme davalarının en büyük dayanağı olan kamu yararı ilkesinin hukuki denetim mi yoksa yerinden denetim mi olduğu konusu kafaları meşgul ederken TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AKP İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, ‘yerindelik denetimi‘ ifadesini kaldırıldığını, fakat bunun kamu menfaatini kaldıran bir değişim olmadığını vurgulayarak endişelerin yersiz olduğunu savunuyor.

Anayasada yapılan değişikliklerin alt maddelerinin beklendiği şu günlerde yerindelik denetimi ifadesinin bu kadar sık kullanılmasını manidar bulanlar ise özelleştirme davalarının gelecek dönemdeki seyrinin nasıl olacağını merak etmeye başladı. Başbakanın eleştirileri 26 maddelik anayasa değişiklik paketine dair yapılan değerlendirmelerde kimi anayasadaki değişiklikleri, hak ve özgürlükleri artırmaya yönelik reformlar olarak değerlendirirken, kimileri ise değişimin asıl amacının ekonomik olduğu fikrinde. Danıştay ve idari mahkemelerin özelleştirmelere yönelik kararlarını eleştiren Başbakan Tayyip Erdoğan‘ın bir mitingde özelleştirme uygulamalarının engellendiğinden şikayet etmişti.

Danıştay‘ın tamamen ideolojik yaklaşımla 6 özelleştirme ihalesini oyalayarak Türkiye‘ye ödettirdiği faturayı 2.6 milyar dolar olarak çıkaran Erdoğan "Danıştay hiçbir bedel ödemiyor" demişti. Bu sözlere karşın bugüne kadar birçok özelleştirmeyi hayata geçiren hükümetin özelleştirme sürecini uzatan davaları sınırlamak amacıyla yerindelik denetimi ifadesini kaldırdığına işaret eden Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Cengiz Göltaş, önümüzdeki dönem kaos ortamının hakim olacağını belirtiyor.

Yeni dava hazırlıkları

Hükümetin özelleştirmelerine en çok dava açmış örgütlerden biri TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO). Bugüne kadar çok sayıda özelleştirmeye karşı dava açan EMO, anayasa değişikliğinin ardından dava listesine geçen ay yapılan elektrik dağıtım ihalelerini de ekleyecek.

Geçtiğimiz yıl ve aylarda yapılan 12 elektrik dağıtım bölgesi ihalelerine karşı bir dizi davası bulunan EMO, Boğaziçi, Gediz, Trakya ve Dicle Elektrik dağıtım ihalelerini başta şekil yönünden ve kamu yararına aykırı olması gerekçesiyle yargıya taşımaya hazırlanıyor. Yeni anayasanın bu tür davalara getirdiği zorlamalara karşın kamu yararınıı ön plana çıkaran davaları açmaya devam edeceklerini dile getiren EMO Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, kamu yararı gerekçesinin aslında hukuki bir gerekçe olduğunu söylür. Anayasa değişikliğinin temel meselesinin ekonomik olduğunu kaydeden Göltaş, yerinde denetim ifadesinin söylemlerle bu kadar vurgulanmasını ise manidar bulduğunu ifade ederek oluşturulacak alt maddelerin ve tariflemenin önemli olduğuna dikkat çekiyor.

Hak ve özgürlüklerin yanı sıra yeni anayasanın öncelikle özelleştirme sürecini hızlandırmayı hedeflediğini aktaran Göltaş, "Enerji Bakanı‘nın referandum sonrası özelleştirmelerin hızlanacağı sözleri, yeni anayasanın ne anlama geldiğini özetliyor. Enerji alanında yatırımlar ve liberal yaklaşımlar hızlanacak. Kamu yararı ekseninde sorumlu davaların uyarıcı etkisi artık engel oluşturmayacak. Yani yargı yapılan özelleştirmelerin şeklen uygun olup olmadığına bakacak kamu yararı bakışından kendini soyutlayacak. Bu da bir kaos ortamı yaratacak" diye konuşuyor.

Özelleştirmeye sınır kalkıyor

Anayasayı hazırlayan isimlerden biri olan Burhan Kuzu‘ya göre ise özelleştirme davalarının seyriyle ilgili endişeler yersiz. Anayasada yerindelik denetimi‘ ifadesini kaldırdıklarını ve fakat bunun kamu menfaatini kaldıran bir değişim olmadığını vurgulayan Kuzu, bu tarifin yürüyen davlara etkisi olmayacağını söyleyerek "Yargı, yürütmenin yerine geçerek karar veremeyecek. Eldeki mevzuatla çelişki veya tezadıklarla var mı buna bakacak. Yargı mensupları aşırı devletçi bir mantıkla ilerliyorlardı bugüne dek. Genel karalara da yansıyordu bu tutum. Fakat sermaye ürkektir ve korktu mu gider. Bunun önüne geçecek bir karar" diyor.

Bir dönem Özelleştirme İdaresi Başkanlığı‘nın bağlı olduğu bakanı olan ve Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, yeni anayasanın yargının özelleştirmeye getirdiği kararlara sınır getirdiğini söylüyor. Yargının artık eskisi kadar özelleştirmenin hızını kesemeyeceğini belirten Şener, bundan sonra özelleştirme temposunun hızlanacağını öngörüyor Galataport ihalesine karşı çıkarak uzun süre gündeme oturan Şener, "Bugün aynı durum yaşansa bireysel olarak dava açma yetkimin olup olmadığını bilmiyorum" diyerek durumu özetliyor.

Özelleştirmelerin rant alanı haline dönüştürüldüğüne de işaret eden Abdûllatif Şener, hükümetin her şeyi özelleştirme hevesinde olduğundan yakınarak "Toplum özelleştirme aşığı olan Tayyip Erdoğan‘ın neden inşaatı devletleştirdiğini sormalı. Ben söyleyeyim, Özelleştirirken rant fazladır ama inşaatta ise devletleştirmenin rantı büyüktür" diyor.

5 bin dava sürüyor

İstanbul Serbest Muhasebeci Mali müşavirler Odası (İSMMMO) Başkanı Yahya Arıkan ise özelleştirme uygulamalarının hız kazandığı 1986 yılından 2010 yılının Mart ayına kadar geçen sürede 270 kuruluşun özelleştirme kapsamına alındığını kaydediyor. 199 kuruluşta hisse senedi veya varlık satış devri işlemi yapıldığını ve bu işlemler sonucunda 188 kuruluşta hiç kamu payı kalmadığına İşaret eden Arıkan, bu özelleştirmeler içinse bugün 5 bine yakın davanın sürdüğünü dile getiriyor.

Bu çerçevede yeni anayasa ile birlikte özelleştirmelerin hızlanacağını ileten Arıkan, buna kaışılık işsizliğin de artacağını belirtiyor. Şans oyunları, Boğaz köprüleri, taşınmazlar, limanlar, tesislerin sırada beklediği özelleştirmelerin hızının işsizlikle aynı doğrultuda ilerleyeceğini söyleyen Arıkan, sözlerine şöyle devam ediyor:

"1986 ile 2006 yılları arasında aralarında Tüpraş, Petrol Ofisi, Erdemir, Kardemir, İsdemir gibi devlerin de bulunduğu 45 şirket statüsündeki işletmede özelleştirme öncesi 50 bini aşan personel sayısı 38 bine geriledi. Yine söz konusu dönemde özelleştirilen 25 kurumdaki toplam personel sayısı ise 15 binden 5 bine indi.

Diğer bir ifadeyle istihdam edilen 22 bin kişi işsiz kalmış oldu. Geçmişte, davalar sonucu Danıştay tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararları ya da karar sürecinin uzaması, özellikle büyük çaplı özelleştirmeleri geciktirdi. Şimdi Anayasa‘da idari yargının özelleştirme ihalelerinde ‘yerindelik denetimi‘nin kalkması yani, ‘kamu yararı‘ gerekçeli iptal kararlarının önüne geçilmesi özelleştirmeyi daha da hızlandıracaktır."

YARGI SÜRECİ DEVAM EDEN DAVALAR

- Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş.‘nin 4 Ekim 2005 tarihinde gerçekleşen ihalesine karşı işlemlerin iptali gerekçesiyle Makine Mühendisleri Odası tarafından açılan davalar sürüyor.

- Araç Muayene İstasyonları hizmetinin özelleştirilmesine ilişkin açılan bir dizi dava sürüyor.

- Başkent ve Sakarya Elektrik Dağıtım Bölgeleri‘nin özelleştirilmesine karşı Elektrik Mühendistleri Odası‘nın Temmuz 2008‘de açtığı yürütmeyi durdurma ve işlemlerin iptali davası sürüyor.

- 25 Eylül 2008‘de ihalesi yapılan Meram ve Aras Elektrik Dağıtım şebekelerinin özelleştirilmesine yönelik Elektrik Mühendisleri Odası Danıştay‘a özelleştirme işlemlerinin iptali talebiyle açtığı dava sürüyor.

- 6 Kasım 2009 tarihinde ihalesi yapılan Yeşilırmak, Çoruh, Osmangazi Elektrik Dağıtım Bölgeleri‘nin özelleştirilmesi sürecindeki işlemlerin iptali davaları sürüyor.

- Fırat, Çamlıbel, Uludağ, Van Gölü Elektrik Dağıtım Bölgeleri‘nin özelleştirilmesine karşı Elektrik Mühendisleri Odası‘nın Şubat 2009‘da açtığı dava devam ediyor.

- Ağustos 2010‘da halesi yapılan Boğaziçi, Dicle, Gediz ve Trakya Elektrik Dağıtım Bölgeleri için Elektrik Mühendisleri Odası dava açmaya hazırlanıyor.

(Ekonomist; 19.09.2010)