Tüm Haberlere Dön
RAMAZAN PEKTAŞ, TRT ANKARA RADYOSU’NDA ENERJİ ÖZELLEŞTİRMELERİNİ DEĞERLENDİRDİ
Haberler Ankara

RAMAZAN PEKTAŞ, TRT ANKARA RADYOSU’NDA ENERJİ ÖZELLEŞTİRMELERİNİ DEĞERLENDİRDİ

EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Pektaş, TRT Ankara Radyosu’nda “Gündemdeki Enerji” programına 23 Ağustos 2010 Pazartesi günü katılarak, “elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirmeleri ve enerji alanındaki özelleştirmelerin halka yansımalarını” değerlendirdi.

 

Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.`nın 5 milyar liraya özelleştirilmesini değerlendiren Ramazan Pektaş, " Son günlerde dağıtım şirketlerinde yapılan özelleştirmelerde rakamlar allanıp pullanarak rakamın toplamı üzerinden konuşuluyor ve abartılıyor. Bu bölgelerde yapılan özelleştirme bedellerini diğer özelleştirilen bölgelerdeki belli dilim içinde satılan elektriğe oranladığınızda fiyatlar aslında aynı oluyor.

Bugün Türkiye`de elektrik tüketiminin en yüksek olduğu bölgelerden biri İstanbul.  Gediz Bölgesi`ni içine alan İzmir ve civarında da çok fazla elektrik tüketiliyor. Özelleştirme son 30 yıldır bize ‘kamu elektrik üretimini, dağıtımını, iletimini beceremiyor, dağıtım şirketlerini alanlar buradan zaten çok kâr etmeyecekler, düzenleyici kurullar var onlarla kontrol edeceğiz, vatandaşa maliyet olarak yansımayacak` deniliyor. Lafontene masalındaki ‘Karga ile Tilki` gibi bu söylenenlere inanıyoruz ne yazık ki. Ve ağzımızdaki peyniri birilerine kaptırıyoruz. Alanlar burayı işletmeye başladıktan sonra tıpkı diğer özelleştirilen yerlerdeki gibi çaresiz kalıyoruz. Özelleştirmenin maliyetini biz ödüyoruz. Hiç kimse durup dururken buradaki dağıtım şirketlerine 5 milyar lira vermez" dedi.

"Yük sıradan vatandaşın sırtına yükleniyor"

TRT spikerinin "EPDK Başkanı Hasan Köktaş "tarifeler bizden geçer 5 milyar elektrik tarifelerine yansımaz" diyor. EPDK Başkanı bunu söylerken EMO ve tüketici dernekleri özelleştirmelerin kullanıcıya yansımamasının mümkün olmadığını söylüyor. Bunu halka en açık nasıl anlatabiliriz?" sorusu üzerine Ramazan Pektaş şöyle konuştu; "Doğrudur tarifeler EPDK`dan geçiyor. Benim de vatandaş olarak korkum bu. Bu düzenleyici kurullar bizi, vatandaşları düşünmüyor. Bugüne kadar düşünmedi bugünden sonra da düşüneceğini de sanmıyorum.

Elektrikte planlamalar yapılırken nasıl bakış açısı ortaya konmuş onu belirtmek istiyorum. Elektrik satılırken 6 değişik kalem adı altında satılıyor. Sanayi orta gerilim, sanayi alçak gerilim, ticari işletmeler, meskenler, tarımsal sulama aboneleri ve aydınlatma. Altı kalemden sanayi alçak gerilim, sanayi orta gerilim, ticarethaneler işleri gereği elektriği profesyonel kullananlar. 2006-2010 döneminde bu alanlardan iki kalemde birim fiyatı yükseltilmiş, iki kalem düşürülmüş iki kalem sabit tutulmuş. Yükseltilenler vatandaşın doğrudan ya da dolaylı ödedikleri, düşürülenler sanayi kesiminin kullandığı, sabit bırakılanlar elektriği kullanıp gelir elde eden kesimlerdir. Buradaki yaklaşım çok net. Tıpkı iletişimde olduğu gibi; sıradan vatandaşın kullandığı şehir içi kullanımı eskiye oranla fahiş artırılmış, şehirlerarası milletler arası görüşmeler eskiye oranla ucuzlatılmıştı. Şehirlerarası ve milletlerarası görüşmeler sokaktaki vatandaşın sık kullandığı aramalar değildir. Meskenlerin kullandığı elektrik fiyatı artırılıyor, sanayinin kullandığı elektrik fiyatı düşürülüyor. Buradaki yük sıradan vatandaşın sırtına yıkılmaya çalışılıyor."

"Şu anda elektrik piyasasının ne kadarı özelleştirildi?" sorusuna Pektaş şu yanıtı verdi; "Yanılmıyorsam yüzde 60-70`inin sahibi belli, yüzde 30-40`ı kaldı. Biliyorsunuz Toroslar`da Uzanlar meselesi var. Doğu ve Güneydoğu Anadolu`da kendilerince düzenleme yapıyorlar. Şu ana kadar gelir getirici yerler özelleştirildi. Bazılarında devir oldu bazılarında devir olmaya doğru gidiliyor. Dağıtımın artık büyük oranda özel kuruluşların eline geçtiğini biliyoruz. Elektrik dağıtımında kamu tekeli ortadan kalktı. Kediye ciğerin teslim edilmesi burada gerçekleştirildi. Birkaç bölgede daha yeni kedilere yeni ciğerler teslim edilerek bütün kedilerin beklentileri karşılanıyor."

"Enerjiyi pahalı kullanan bir ülke olduğumuz söyleniyor. Pahalılıkta ölçütümüz nereler, nasıl değerlendiriyoruz?" sorusuna Ramazan Pektaş şu yanıtı verdi, "Kuruş cent hesabına girdiğimizde pahalılık konusunda dünya listesinde ortalarda görünürüz. Hayat standardına göre kıyasladığınızda ilk bir iki sıraya gireriz. Elektriği dünyada en pahalı kullanan ülkelerden birisiyiz. Asgari ücretinizin ne kadarı ile elektrik alıyorsunuz, ne kadarı ile haberleşiyoruz ona bakmak lazım. Pahalılık konusunda açık ara dünya şampiyonuyuz. Endekslenmiş rakamlara baktığınızda dünyanın en pahalı elektriği kullanan ülkelerden biriyiz. Bunlar iyi günlerimiz. Elektrikle ilgili üç temel şey var, üretim iletim ve dağıtım. Üretimde özelleştirme oldu, dağıtım özelleştiriliyor, iletim devletin elinde. 4628 Sayılı Yasa ile ‘kamu elektrik üretim sistemi yapamaz, yasak` denildi. Resim çok net ama görmek istiyorsak."

"Elektriğin pahalı olması gerekmiyor"

Ramazan Pektaş sözlerini şöyle tamamladı, "Elektriğin pahalı olması gerekmiyor. Özelleştirmenin bir çok yan etkisi vardır. Bugün maliyete bakarsak, kamudaki bize hep ‘kamu   beceremiyor zarar ediyor` masalı anlatıldı. Bu alanlar zarar eden işletmelerse niye bu kadar sermaye grupları birbirlerinin üzerine çıkıp buraları almaya çalışıyorlar. Ortada çok ciddi kârlar var. Bu alanları özele verdiğiniz zaman fiyatlar daha yüksek olacaktır. Dikkat ederseniz özelleştirmelerden sonra elektrik alım maliyeti artmaya başladı. Ne zaman artmaya başladı? Ne zamanki üretim tesislerinde özel sektörün payı artmaya başladı, sistemin genelinde elektriği satın alma bedeli de arttı."