Son dönemin en hareketli ve en bereketli özelleştirme ihalesi geçen hafta içerisinde gerçekleşti. Elektrik dağıtım bölgelerinin 25 yıllık hizmet imtiyazının özel sektöre devri olarak açıklanan dağıtım özelleştirmelerinde geçen hafta en kritik bölgelerin satışı yapıldı.
İstanbulun Avrupa yakasını içine alan Boğaziçi Elektrik Dağıum bölgesi ile izmiri kapsayan Gediz Elektrik Dağıtım için Mehmet Emin Karamehmetin Mehmet Kazancı ile kurduğu ortak girişim grubu toplam 4.9 milyar dolar ödeyecek.
Beklentileri aşan bu teklife Trakya ve Dicle bölgeleri de eklenince özelleştirme bedeli 5.8 milyar dolan buldu. Trakya ihalesini ise 622 milyon dolara Aksa Enerji kazandı. Dicle Elektrikin dağıtımını da ihalede 228 milyon dolar veren Karavil ve Ceylan Ortak Girişim Grubu kazandı.
İhaleler bitti ama yankıları hala sürüyor. Sektörün ileri gelenleri, dağıtım ihalelerinde verilen teklifleri çok yüksek buluyor. Çünkü önceki ihalelere göre çok yüksek değerlemeler ortaya çıkmış durumda.
Elektirik Mühendisleri Odası (EMO) ihaleleri iptal etmek için yargıya gideceğini açıklarken, ihalede yabancı şirket olmaması da bir başka dikkat çeken nokta oldu. İskaya İnşaat-MMEKA Makine Ortak Girişim Grubunun finansmanı nasıl yapacağı, kaçak sorunuyla nasıl başa çıkacağı ve nasıl kâra geçeceği merakla bekleniyor. Burada kayıp kaçak oranının düşürülerek kârlılığın artırılması hedefleniyor.
Stratejik bir satın alma
Daha önceki dağıtım ihalelerinde her 1 milyar Kwhnin yaklaşık 100 milyon dolardan fiyatlandırıldığını belirten, ihale sürecine katılmak için hazırlık yürüten ancak fizibıl bulmadığı ihaleye katılamayan bir önemli enerji devinin başkanı, söz konusu ihalelerde yaklaşık 140-150 milyon dolarlık bir referans fiyatı oluştuğunu belirtiyor. Söz konusu yetkili değerlendirmesinde şu görüşlere yer veriyor:
"BEDAŞ için fiyatın 2-2.5 milyar dolar arasında oluşmasını bekliyorduk. Fakatkârlılık artacak şirket ortaklarından Mehmet Kazancının konuşmasının satır aralarından yeni kurulan bu ortaklığın stratejisinde bu iki bölgenin çok önemli bir yer teşkil ettiği anlaşılıyordu. Belki elektrik piyasasına bu noktadan başlayıp, satışların bir ölçüde garanti altına alıp, agresif bir tersine dikey bütünleşme stratejisi hedefliyor olabilirler. Fakat marketin bu fiyat seviyesini, finansal anlamda desteklemediği düşüncesindeyiz. Daha çok stratejik bir satın almaymış gibi düşünüyoruz."
Öz sermaye artar
İhalenin finansman boyutu en önemli merak konularından biri. Enerji piyasasında bankaların fonlama için şirketlerin ön sermaye payını artırmalarını isteyeceği görüşü hakim. Konunun uzmanı bir yetkili, gelişmelerle ilgili su bilgileri veriyor:
"Henüz projelerin finansmanı yapılmadı. İhale öncesinde bankaların verdiği bir limit olur. Ancak şirket ihalede bu limitini asarsa bu kez banka ile tekrar görüşme yapılır. Bu durumda banka, normalde vaizde 20-25 oranında olan öz sermaye payının yüzde 30-40a çıkarılmasını ister. Konuştuğumuz bankalar, bu kadar yüksek bir fiyatın finanse edilmesinin mümkün olmadığını söylüyor. Şirketin ödemeyi nasıl yapacağı sektörde merakla bekleniyor."
Kâr oranı yüzde 2.33
Kulislerde yatırımın geri dönüşünün 10 yılı bulacağı konuşuluyor. Bunu çok iyimser bir tahmin olarak değerlendirenlerin sayısı hiz de az değil.Rekabetin son serbesileştirme uygulamaları ile birlikle daha da artacağına dair genel bir kanı var. İhalesi yapılan bölgelerde tüketicilere yalnrzca ihaleye katılan şirketler elektrik vermiyor. Yapılan düzenlemeyle birlikle yıllık tüketimi 100 bin kilowat saatin üzerinde olan her tüketici, özel enerji şirketlerinden elektrik alabiliyor. Bu durumu, rekabeti çok ileri bir noktaya çekecek. Zaten gelişmeler de o yönde. Gelecek on yıl içerisinde bu alanda rekabet ortamının daha da kızışacağı kesin. O nedenle müşteri kazanma yerine kaybetme ihtimali de şirketleri daha stratejik ve tedbirli olmaya itiyor. İşin kâr oranı da yüzde 2.33, bu oranla fazla kâr elde etmek de pek mümkün değil. Zaten fiyat tarifesinde deyim yerinde ise tokmak EPDKda. Bir şirket yetkilisi bu duruma dönük olarak şu görüşleri sunuyor:
"Şirketler kâra geçmeleri için mevcut müşterilerini elde tutulmalı, kaçak sorununu çözmeli ve üretim yatırımı yapılmalı, bunları gerçekleştiremezlerse yatırımın geri dönüşü 20 yılı bile bulabilir. Tahakkuk ettirilip tahsilatı yapılmamış faturalarla şirketin,1 milyar dolara yakın gelir elde edeceği ileri sürülüyor ama bu da çok gerçekçi değil. Eğer bu faturalar tahsis edilebilseydi daha önceki yöneticiler bunu hallederdi diye düşünüyorum."
Tüketici etkilenecek
İstanbul Boğaziçi bölgesinde kayıp kaçak oranının yüzde 10 civarında olduğun belirten Demirer Holding Yönelim Kurulu Başkanı Önder Demirer, ihaleyi kazanan şirketin beş yıl içinde bu kaçak oranını yüzde 5e indirmesinin bile büyük başarı olacağını söylüyor. Ancak bu oran ile birlikte ihaleye ödenen fiyatın 30-40yıl gibi bir sürede geri dönebileceğini kaydeden Demirer, "Yani fizibl değil. Tek çare maliyet farkını tüketiciye yansıtma. Tüketicinin dağıtım şirketlerini değiştirme şansı yok, üretim şirketi olsa değiştirebilirdi ancak istanbulun dağıtımı tekrar inşa edilemeyeceğinden tüketicinin hiç şansı yok" değerlendirmesinde bulunuyor.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu yetkileri ise elektrik dağıtım ihalelerinden çıkan yüksek fiyatlar sonrası gündeme gelen "İhale bedelleri elektrik fiyatlarını artırır mı" sorusuna "Fiyat tarifelerini belirleme yetkisi EPDKda. Fiyat, tarifelere yansıyan bir unsur değil. Yüksek bedel elektrik fiyatlarını etkilemez" şeklinde yanıt veriyor.
En çok kaçak Diclede
İhale kazanan şirketlerin ilk önce kayıp kaçak sorununu aşması gerektiği belirtiliyor. İstanbul Avrupa Yakasını kapsayan Boğaziçi Elektrikin 3 milyon 832 bin abonesi var ve yıllık tüketim miktarı 18.4 milyar Kwh. Kayıp kaçak oranı ise yüzde 11. izmir ve Manisayı kapsayan Gediz Elektrik ise 2 milyon 345 aboneye sahip ve yıllık tüketim miktarı 12.4 milyar kwh. Buradaki kayıp kaçak oranı ise yüzde 6.3. Edirne, Kırklareli ve Tekirdağı kapsayan Trakya Elektrikin ise 768 bin abonesi bulunuyor. Yıllık tüketimi 5.7 milyar kwh olan Trakyadaki kayıp kaçak oranı ise yüzde 6.4 seviyesinde. Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt, Şırnakı kapsayan Dicle Elektrik ise 1 milyon 46 bin abone sayısına ve 5.2 milyar kwh yıllık tüketime sahip. En çok kayıp kaçak bu bölgede. Uzmanlar yüzde 64.2 kayıp kaçak oranına sahip olan Dicle Elektrikin bu oranı düşürmesinin oldukça zor olduğunu belirtiyor ve ekliyor:
"Bu bölgedeki aboneler yıllardır para ödemiyor. Şirketler yatırım yapsa bile ödemesini alamayabilir, abonenin elektriğini de kesmeyebilir. Önceden devlette oraya yardım yapar. Tehsis edemediği faturaları alabilirdi ama yapamadı. Burası için işin biraz siyasi boyutu var."
(Ekonomist; 16.08.2010)