PATRON İHALEDE!
Sabah gazetesinin önceki günkü ‘dava tehdidi‘ başlıklı manşetinde şu ifadeler yer aldı: "Elektrik Mühendisleri Odası ekonomide dava terörü estirmeye hazırlanıyor." Elektrik Mühendisleri Odası adına yapılan açıklamada, gazeteyi elinde bulunduran Çalık Grubu‘nun dağıtım özelleştirmeleri kapsamında Samsun, Sinop, Amasya, Çorum ve Ordu bölgesinde çalışan Yeşilırmak Dağıtım AŞ‘yi satın aldığı hatırlatıldı.
ZAM KAÇINILMAZ
Oda Başkanı Cengiz Göltaş, özelleştirme sonrası zammın kaçınılmaz olduğunu dile getirerek "Şirketler satın aldıkları bu dağıtım bölgelerinde enerjinin maliyetini, işletme giderlerini, kayıp ve kaçak bedellerini, yatırım kredilerini, otomatikman tarifeye yansıtacaklar." dedi. Öte yandan ihale bedelenin ödenip ödenmeyeceği de belirsiz. Çünkü, Trakya‘yı kazanan Aksa daha önce aldığı 3 şirketin ödemesini hâlâ yapmadı.
EMO: SABAH GAZETESİ ELEKTRİK İHALESİYLE ÇIKAR BAĞI OLAN BİR GAZETE
Bazı basın organları ve hükümet tarafından, son özelleştirme ihalelerini yargıya taşıyacağı için hedef alınan Elektrik Mühendisleri Odası, yürütülen karalama kampanyasını şiddetle kınadığını açıkladı. Sabah gazetesinin bugünkü manşetine Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Cengiz Göltaş‘tan yanıt geldi... Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Başkanı Cengiz Göltaş, Sabah gazetesinin bugünkü manşetinde "Odadan Tehdit" başlığıyla yayımlanan haberin, gazeteyi elinde bulunduran Çalık Grubu‘nun çıkarcı anlayışını yansıttığını söyledi. "Sabah gazetesi, ihaleyle ilgili çıkar bağlantısı olan bir medya organı" diyen Göltaş, gazeteyi elinde bulunduran Çalık Grubu‘nun dağıtım özelleştirmeleri kapsamında Samsun, Sinop, Amasya, Çorum ve Ordu bölgesinde çalışan Yeşilırmak Dağıtım AŞ‘yi satın aldığını ifade etti.
"Bu basın grubunun böylesine objektiflikten uzak, odayı hedef gösteren yaklaşımı inanılmaz. Türkiye‘de insanların düşüncelerini açıklama, idari yargıyı devreye sokma noktasındaki bir baskı ortamının oluşturulmasına en çarpıcı örnek olarak görüyorum."
‘ODA TERÖRÜ‘BAŞLIĞI
Sabah gazetesi, haberinde, EMO‘nun "3.5 milyar dolar beklenirken 5.8 milyar dolar rekor fiyatla özelleştirilen" dört elektrik dağıtım bölgesinin ihalesini "kamu yararı olmadığı" gerekçesiyle vargıya taşımasını ele alıyordu. EMO‘nun girişimleriyle ülkenin zarara uğratıldığının ileri sürülen haberde, olay "EMO ekonomide dava terörü estirmeye hazırlanıyor" olarak yansıtılmıştı.
Dünyanın hiç bir yerinde bir idari işlemin bir kurum ya da kişi tarafından yargıya taşınması nedeniyle "terör" veya başka bir baskı unsuruyla ifade edilemeyeceğini aktaran Göltaş‘a göre, durum, "toplumun nasıl bir kuşatmayla karşı karşıya kaldığının, toplumun aslında nasıl terörize edildiğini, nasıl bir korku imparatorluğu yaratıldığı"nı gösteriyor. Oysa ki olması gereken, "demokrasinin en temel özelliklerinden biri her türlü idari işlemin yargının denetimine tabi olmasıdır".
Göltaş, bazı medya kurumları tarafından kullanılan "Oda terörüne büyük tepki", "EMO‘ya sert tepki", "Odadan tehdit" gibi başlıklarla verilen haberleri ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı‘nın "aklına estikçe mahkemeye gidenlerle uğraşmamız lazım" sözlerini şiddetle kınadıklarını belirtti.
Basın açıklamasına katılarak kendilerine destek veren TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ve Makine Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar‘a teşekkür eden Göltaş, hükümetin uyguladığı enerji politikalarında kamu yararının bulunmadığının altını çizdi.
KAMU YARARI İÇİN
EMO‘nun bugüne kadar 12 dağıtım özelleştirmesine ilişkin dava açtığını belirten Göltaş, bu davaların halen farklı aşamalarda hukuksal sürecinde devam ettiğini vurguladı. Son dört dağıtım bölgesi ihalesini de hukuki incelemelerinin ardından "en kısa sürede" yargıya taşıyacaklarını ifade eden Göltaş, "EMO, kimseyi tehdit etmemekte, sadece Anayasa ve yasalardan aldığı yetki ve sorumlulukla yargıya başvuracağını açıklamaktadır" dedi.
Kayıp-kaçak elektrik kullanımına karşı verdiği mücadele sırasında öldürülen EMO yöneticisi Hasan Balıkçı‘nın da adının geçtiği haberleri eleştiren Göltaş, "Balıkçı‘nın aydınlattığı yolda görevimizi yapmaya devam ediyoruz" cümlelerini kullandı. Sürekli elektrik faturası kabaran vatandaşın hakkını savunduklarını belirten Göltaş, bir meslek örgütünün "tehdit" ve "terör" gibi kavramlarla sindirilmeye çalışıldığına dikkat çekti. "Bu çaba, bir adım sonra, başvuruyu değerlendirecek mahkemeleri de baskı altına almaya çalışmaktır" diyen Göltaş, EMO‘nun kamu varan önceliği doğrultusunda dağıtım özelleştirmelerinin hukuk süzgecinden geçirilmesi için ellerinden geleni yapacaklarını vurguladı. TMMOB‘DAN DESTEK Ayrıca, TMMOB tarafından dün gönderilen yazılı açıklamada da, özelleştirme kararlarına karşı dava açılmasının anayasal bir hak olduğunun altı çizildi. Açıklamada, "Birliğimize ve odalarımıza saldırmakta sakınca görmeyen haberler, bu yayın organlarının yargısal denetimi içine sindirememiş olduklarının göstergesidir" denildi.
ÜÇ YILDA 72,3‘E ZAM
Dağıtım şebekelerinin özelleştirilmesinin tüketiciye otomatik olarak zam olarak yansıyacağını, bunu hep birlikte görecemiğizi belirten Göltaş şunları söyledi:
"iddiamın temel nedeni de, son üç yılda elektrik fiyatlarındaki düzenli artıştır. Bu artış üç yılda abone ve tüketicilere yüzde 72.3 olarak yanısıdı. Bu şirketler satın aldıkları bu dağıtım bölgelerinde enerjinin maliyetini, işletme giderlerini, kayıp ve kaçak bedellerini, yatırım kredilerini ve kredilerinin faizlerini, kendi sermayelerinin getirilerini, TEDAŞ‘a ait mülkiyetin işletme hakkı devir bedellerini otomatikman tarifeye yansıtacaklardır. Çünkü kâr amacıyla kurulmuş şirketlerdir."
Özelleştirmelerle kayıp-kaçak oranlarının düşürüleceği, kamunun da rahatlayacağı söylemini de tam bir yalan olduğunu ifade eden Göltaş sözlerini şöyle sürdürdü:
"AYDEM Şirketi, 2008‘de Aydın, Denizli- Muğla illerinin elektrik dağıtımını aldı. Burada kaçak oranı yüzde 4,5 iken, devraldıktan altı ay sonra oran yüzde 17,5‘e çıkmıştır. TEDAŞ verilerine göre, kaçak dört ayda iki kattan fazla artmış, 384 milyon kwatt saatte çıkmıştır. Kaçağın giderilmesi olsa olsa şirket karını arttırır. Özellikle de üretim anlamında doğalgaza bağımlı, ithal kömüre bağımlı, yerli yenilenebilir kaynaklarını öne çıkarmayan politikaların yarattığı sonuçlar ortadayken, dağıtım şebekelerini plansız-programsız ve keyfi biçimde bir özel şirket mantığıyla yönetilecek olması toplumsal açıdan büyük sıkıntılar doğuracak. Bunun, ülkenin ulusal güvenlik açısından da, yurttaşına sanayicisine, tarımcısına turizmcisine kesintisiz ve ucuz elektrik konusunda problemler çıkaracağına inanıyoruz."
ANADOL‘DAN, ENERJİ BAKANINA ZAM SORUSU
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız‘a, elektrik dağıtım özelleştirmelerinde kullanılan krediler ve faizlerinden dolayı önümüzdeki süreçte elektriğe zam gelip gelmeyeceğini sordu.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, TBMM Başkanlığı‘na, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız‘ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi, istanbul Avrupa Yakası Elektrik Dağıtım ihalesinin 2.9, Gediz Elektrik Dağıtım ihalesinin ise 1.9 milyar dolarla sonuçlanması üzerine açıklama yapan Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Cengiz Göltaş‘ın, bunun "elektriğe zam" olarak halka yansıyacağını ifade ettiğini hatırlatan Anadol, Bakan Yıldız‘a, "Bu elektrik dağıtım özelleştirmelerinde kullanılan krediler ve faizlerinden dolayı önümüzdeki süreçte elektriğe zam gelecek mi" diye sordu.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, Bakan Yıldız‘a, şu soruları yöneltti:
"Söz konusu elektrik dağıtım ihalelerini alan firmalar, kullandıkları kredileri ve faizlerini elektriğin maliyetine ekleyerek, bunun fiyatlara yansımasını sağlayacaklar mı? Elektriğin maliyetinin doğru belirlenmesi için firmaların beyanının ötesinde, vatandaşların çıkarını gözeten bir kontrol mekanizması var mı? Varsa bu mekanizma nasıl işliyor?"
(Günlük Evrensel; 14.08.2010)