İSTANBUL- Elektrik dağıtım şirketlerinin ihalesinde milyar dolarlar havada uçuştu. Boğaziçi, Trakya, Gediz ve Dicle Elektrik Dağıtım bölgeleri yapılan ihalelerde toplam 5 milyar 760 milyon dolar karşılığında satıldı. Elektrik Mühendisleri Odası, ihaleleri yargıya taşıyacağını açıklayınca hedef oldu.
"ODA TERÖRÜ"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, "Kimse Türkiye‘ye ayak bağı olmasın" dedi. Çalık grubunun sahibi olduğu Sabah gazetesi bugünkü manşetinde enerji dağıtım ihalelerini yerden göğe yükselti. Kazanılan paranın 5,8 milyar doların, Türkiye‘nin IMF borcu kadar olduğunu yazdı. İhalelerdeki usulsüzlüklerden, mağdur olacak vatandaşları es geçen gazete, buna karşı dava açmaya hazırlanan Elektrik Mühendisleri Odası‘nı hedef aldı. Gazete, "Oda terörü" diye niteledi, "Mimarlar Odası gibi Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) da ekonomide dava terörü estirmeye hazırlanıyor" diye yazdı.
‘AYAK BAĞINI GÖRDÜK‘
ETHA‘ya konuşan Elektrik Mühendisleri Odası Genel Başkanı Cengiz Göltaş, yapılan ihalelerde paranın miktarına bakılmasının yanlış olduğunu söyledi, gerçeklerin çarpıtılarak yapılan ihalelerde kamu yararı olmadığı, kayıp ve kaçakların bu şekilde engellenmeyeceğini TEDAŞ‘ın kayıtlarında mevcut olduğunu vurguladı. Elektrik dağıtım ihaleleri üzerinde son iki gündür yoğun bir tartışmanın yaşanığını belirten Göltaş, özellikle tartışmaların rakamlar ile sınırlandırıldığını ve gerçeklerin çarpıtılarak buna göre iyi mi kötü mü diye yorumlanmaya çalışıldığını kaydetti. Göltaş, "Dağıtım şebekelerinin özelleştirilmesi doğal bir zam olarak tüketiciye yansıyacaktır. Bunu son üç yıl içerisinde biz otomatik bir zam olarak yüzde 72,3 varan oranında yaşadık" dedi.
Göltaş, dağıtım şebekelerinin özelleştirilmesine yönelik yaptıkları tespitleri şu şekilde aktardı: "Bir kere rekabete uygun değil, kamu tekeli özel tekele devrediliyor bu ihalelerle, sonuç olarak dengeleme ve uzlaştırma ve maliyet bazlı fiyatlandırma mekanizması ile bu otomatiğe kayan borsa dönüşen zam sanayiciye ve tüketiciye, bütün yaşamsal alanlarımızdaki abonelerimize yansıyacaktır. Bir bunu görmek görmek lazım. Nedeni de şu dağıtım şirketleri satın aldıkları enerjinin öncelikle maliyetini, işletme giderlerini kayıp kaçak bedelini, yatarım için kullanacakları kredileri ve kredilerin faizlerini, TEDAŞ‘a ait mülkiyetin devir işletme hakkını tarifeye yansıtacaktır."
KAYIP KAÇAKLAR ÖZELLEŞTİRMELER İLE GİDERİLMİYOR
Yapılan özelleştirmelerde en çok vatandaşların mağdur olacağını kaydeden başkan Cengiz Göltaş, 2008‘de özelleştirilen EDAŞ‘la ilgili bilgi verdi. 20 milyar 998 milyon kilovat saatlik enerji sunduğunu belirten Göltaş, bunun 6 milyar 392 milyon kilovat saatinin sanayide kullanıldığını, yaklaşık 15 milyar kilovat saatlik bir enerjinin ise doğrudan vatandaşlar, konutlarda yaşayanlar tarafından kullanıldığını aktardı. Göltaş, "Bu vatandaş ile özel kar amaçlı şirketi karşı karşıya getirmektir. Problem budur. Mevcut şebekelerin bakım, onarım ve yenilemesinin yapılıp yapılmayacağına bu anlamda kayıp kaçakların giderileceğine konusunda yönelik elimizde somut bir veri yok. Biz yakın dönemde yapılan özelleştirilmelerde bölgelerde kayıp-kaçakların artığını da gördük. Örneğin Aydın, Denizli, Muğla illerinin AYDEM şirketine devredilmesinden itibaren TEDAŞ istatistiklerine göre devir işleminin gerçekleşmesinden sonra yüzde 4,5 oranına düşmüş olan kayıp kaçak oranının şirket devir aldıktan sonra bunun yüzde 17‘lere çıktığı gerçeğiyle karşı karşıya kaldık. Demek ki özelleştirmeler sayesinde kayıp kaçaklar giderilmiyor" diye konuştu.
BURADA BİR REKABET SÖZ KONUSU DEĞİLDİR
Devlet tarafından yapılan özelleştirmeler sonucu daha iyi ve kaliteli bir hizmet sağlanacağına yönelik açıklamalarının doğru olmadığını vurgulayan Göltaş, "Dağıtım şebekeleri doğal tekellerdir. Yani herhangi bir ürünü herhangi başka bir yerden şansınız vardır, ama zaten mevcut kurulu sistem içerisinde siz doğal olarak kamu eliyle mevcut altyapıyı şirkete devrediyorsunuz. Sonuç olarak burada bir rekabet söz konusu değildir. Bu nedenle biz özelleştirmelerin pahalı elektrik olarak kamuyu olumsuz yönde etkileneceğini düşünüyoruz" diye belirti.
SABAH GAZETESİ BİR TARAF
Göltaş, Sabah gazetesinin manşetten yönelik şunları söyledi: "Kamuoyu yanıltılıyor. Sabah gazetesi bu konuda zaten bir taraf. Sabah gazetesi Çalık grubuna ait bir gazete. Yeşil Irmak Dağıtım AŞ, Samsun, Sinop, Çorum, Ordu, Amasya tarafındaki ihaleyi de almış devir henüz yapılmamış, ihaleyle ilgili çıkar bağlantısı var. Yani bu kadar gayri ahlaki bir şey olabilir mi? Biz o manşeti doğru bulmuyoruz. Birde odaların baskı altına alındığı, anayasanın yargı denetimiyle anayasa değişimiyle ciddi sorunlar yaşayacağının en somut örnekleri bu uygulamalardır. Bu toplumda korku imparatorlu yaratılmasına en somut örnektir."
KİMİN AYAK BAĞI OLDUĞU YÜZDE 72‘LİK ZAMLA ORTAYA ÇIKTI
EMO Genel Başkanı Cengiz Göltaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Tener Yıldız‘ın açıklamalarına da açıklık getirdi. Göltaş, "Şimdi kimin ayak bağı olup olmadığı yaşadığımız son üç yılda ki yüzde 72 zam oranıyla ortaya çıktı. Yani sayın Taner Yıldız Türkiye‘nin enerji politikaları açısından bugün toplumu rahatlatan hangi uygulamalara imza atmışta bugün EMO‘yu Türkiye‘ye ayak bağı olmakla suçluyor anlayabilmiş değilim. Bu aslında Türkiye‘de bir totoliter rejime doğru gidişin en ciddi işaretidir. İnsanların, farklı düşünenin, ne söylediğini anlamak yerine tamamen suçlamak ve baskı oluşturmaktır" diye yanıtladı.
(Etkin Haber Ajansı, 12.8.2010)