Oğuz KARAMUK
Türkiyede elektrik faturasını ödemeyenlerin oranı % 20yi buluyor. Dağıtım ihalelerine 5.8 milyar dolarlık teklif veren şirketlerin iddiası kaçağı bitirmek. Aynı iddia uğruna 2002 yılında bir şehit verdik Elektrik mühendisi Hasan Balıkçı "kamu yararı zarar görmesin" diye kaçak kullanımın üstüne gitti ve öldürüldü. Şimdi Balıkçının üyesi olduğu oda, kaçağı bitirecek özelleştirmede "kamu yararı yok" diyor
Elektrikte özelleştirme kamu bütçesine gelir sağlayacak. Bu gelir sayesinde Hazine, yani kamu daha az faiz ödeyecek. Dolayısıyla biz vatandaşlar daha düşük vergi ödeyeceğiz. Diğer taraftan yapılması gereken ve devletin kaynak eksikliği nedeniyle gercekleştiremediği yatırımların özel sektör tarafindan yapılması sağlanacak. Biz vatandaşlar daha iyi hizmet alacağız vs... Bunlar işin maddi yanları. Bir de işin moral boyutu var ve belki de daha önemli. Mevcut sistem devletin malı deniz yemeyen... idefiksini haklı çıkartırcasına eşitlik ilkesine aykırı şekilde çalışıyor. Kaçak elektrik kullanımı bir hastalık gibi yayılıyor. Rakamlar çarpıcı ... Türkiye genelinde kaçak elektrik kullanımı son 20 yılda çığ gibi büyüdü. Ülke genelinde kaçak oranı yüzde 20ye yaklaşıyor, bazı sehirlerde yüzde 80i bulan oranda kaçak kullanım var. Rakamın günlük hayatımıza yansıması ise çok keskin. Biz elektrik faturasını ödeyenler, yasaları hiçe sayıp devletin malını bedavadan yiyenlerin faturasını da ödüyoruz. Kaçak elektrik kullananlar her gün soframızdaki ekmeğin biraz daha büyük parçasını koparıp bizden çalıyor. Gelelim elektrik dağıtımındaki son ihalelere... 3.5 milyar dolar gelir beklenen 4 elektrik bölgesinin özelleştirmesine 5.8 milyar dolar fiyat ödeyen şirketlerin bir iddiası var: "Biz devletin çözemediği kaçak sorununu çözeriz." Çözerler çözemezler ayrı mesele. Ancak tarifeler belli, kurallar önceden konulmuş. Kaçağı çözemezlerse rekor fiyatı ödeyen şirketler zaten para kazanamayacak. Mevcut sistem içinde de şirketlerin bugün iddiasında olduğu kaçağı bitirme girişimine kalkanlar oldu elbette. İşte size dramatik bir örnek. Elektrik mühendisi Hasan Balıkçı 2002 yılında kaçak elektrik kullanımını önlemeye çalıştığı bir abonenin tuttuğu kiralık katiller tarafından Urfada öldürüldü. Balıkçı, biz elektrik faturasını ödeyenlerin sofrasındaki ekmek ödemeyenler tarafından çalınmasın diye yaşamından oldu. Kamu yararı için canını verdi. Balıkçının yaşarken üyesi olduğu Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ise şimdi elektrik özelleştirmelerinde kamu yararı yok diye iptal davası açıyor. Merak ediyoruz EMO hangi kamunun yararının peşinde? Elektrik faturasını ödeyenlerin mi, yoksa ödemeyenlerin mi? Soruyoruz Hasan Balıkçı niye öldü?
Hasan Balıkçı kimdir?
Adana TEDAŞta görevli elektrik mühendisi 1961 doğumlu Hasan Balıkçı, 18 Ekim 2002de Şanlıurfada kaçak elektrik kullandığını tespit ettiği Özlem Plastikin sahiplerince kiralanan tetikçiler tarafından öldürüldü. Balıkçı davası 21 Mayıs 2003te Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde başlamış, 6 yıllık sürecin ardından işletme sahibi Zeki Akkoyun, tetikçiler Yılmaz Çakmak ve Şehmus Taşana müebbet, silahları temin eden Halim Şimşeke ise 13 yıl 4 ay hapis cezası verilmişti.
ÖZELLEŞTİRMELERE YARGI ENGELİ YETKİ ALANI TARTIŞMASI BAŞLATTI
Mehmet NAYIR
Danıştayın özelleştirme ihalelerinin iptali yönünde aldığı kararlar hukukçular cephesinde idari yargının "yetki alanı" tartışması yarattı. Hukukçular özelleştirme yasasının daha nitelikli hale getirilmesini istedi
Elektrik Mühendisleri Odasının son olarak 4 elektrik dağıtım bölgesinin ihalesini "kamu yararı olmadığı" gerekçesiyle yargıya taşıması özelleştirmelere yargı engeli tartışmasını yeniden alevlendirdi. Başbakan Erdoğanın "İçimize işlediler"ifadesi ile tanımladığı özelleştirme ihalelerine yönelik iptal kararları hukukçular cephesinde idari yargının "yetki alanı" tartışması yarattı. KANUNLAR DEĞİŞSİN
Danıştay, özelleştirme ihaleleri iptallerine gerekçe olarak çoğunlukla kamu yararı kavramını gösteriyor. Devletin yaptığı işlemlerin hukuki denetim altına alınması bakımından idari yargının, davaları usul ve kamu yararı açısından denetleme yetkisi bulunuyor. Danıştay, usul olarak hiçbir eksikliği olmayan ihaleleri, kamu yararına aykırılık gerekçesiyle iptal edebiliyor. Hukuk kurmayları, kanunlarda idari yargının yerindelik denetimi yapamayacağının açık olmasına rağmen, "kamu yararı" kavramının yerindelik denetimi olarak uygulanmasını eleştiriyor. Özelleştirme kanunlarının güncellenerek kamu yararı kavramının net olarak kanunlara konulmasını gerektiğini savunan hukukçuların dikkat çektiği diğer bir konu ise, Danıştayın yetkisini aşarak yerindelik denetimi yapması durumunda bile başvurulacak üst mercii olmaması.
GALATAPORT
İhaleyi, 3.5 milyar euroya İsrailli işadamı Sami Ofer ve Global Yatırım önderliğindeki konsorsiyum kazandı. Danıştay yürütmeyi durdurdu. Özelleştirme İdaresi şimdi yeni ihalenin hazırlıklarını yapıyor.
TÜPRAŞ:
İlk ihaleyi Tatnetf-Zorlu kazandı. Danıştay İhale bedelinin gizli muammen bedele yakınlığı nedeniyle ihaleyi iptal etti. 2. ihaleyi Koç ile Shell 4.3 milyar $la kazandı. Danıştay bunu da iptal etti ancak ÖİB, devir yapıldığı için kararı uygulamadı.
PETKİM
2003teki 2 özelleştirme girişimi de başarısız oldu.2007de ki ihaleyi Transcentralasia Petrochemical Holding kazandı. Ancak ihale, ikinci olan Socar-Turcasa verildi. Danıştay, yürütmeyi durdurdu. Socar-Turcas 2009da Petkimi devraldı.
MERSİN LİMANI
İhaleyi, PSA-Akfen Ortak Girişim Grubu kazandı. Mersin İdare Mahkemesi, yürütmeyi durdurdu. ÖİB üst mahkeme Adana Bölge İdaresine başvurdu ve karar iptal edildi. Danıştay 13ncü Dairesi ise özelleştirme için yeşil ışık yaktı.
ARAÇ M. İSTASYONLARI
İhale Doğuş Grubuna verildi. 2005te Ankara Bölge İdare Mahkemesi satış işlemini durdurdu. Danıştay 13. Dairesi temyiz başvurularını değerlendirerek, 2007de araç muayene istasyonları işletiminin Doğuş- Akfen ortaklığına geçmesine izin verdi.
SEKA
2003teki ihaleyi 1.1 milyon dolara Albayrak Grubu kazandı. Bursa Bölge İdari Mahkemesi yürütmeyi durdurdu. Danıştay, 2005te satışta kamu yararı bulunmadığı gerekçesiyle ihaleyi iptal etti.
İZMİR LİMANI
Global-Hutchison-EİB Limaşın en yüksek teklifi verdiği İzmir Limanı ihalesini 2008de iptal eden Danıştay 29 ay sonra limanın devri için onay verdi.
DAHA FAZLA KÖSTEK OLMAYIN BIRAKIN TÜRKİYE KALKINSIN
İşadamları EMOnun yargı hamlesinin ülkenin kalkınmasına engel olduğunu ve şirketleri büyük zarara uğrattığını söyledi.
Ağaoğlu Şirket Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu: Türkiyenin kalkınması ve ekonominin gelişmesi için sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerinin 10 yıl süreyle kapatılması gerek.
Alarko Holding CEOsu Ayhan Yavrucu: Özelleştirme konusunu artık Türkiyenin aşması gerekir. Geçmişi hatırlayın. 40 milyar dolara satılacak Türk Telekom 5.5 milyar dolara satıldı. Hukuka uyacağız ama lüzumsuz çekişmeler de ülkeye zarar veriyor.
MMEKA Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kazancı: Davalar özelleştirme süreçlerini uzatıyor. Davaların muhatabı ÖİB ama yatırımcı da üzerine düşeni yapmak zorunda kalıyor.
VARYAP Varlıbaş Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Varlıbaş: Bu davalar haklı ya da haksız, devletin ekonomisini ve şirketleri büyük zarara uğratıyor, süreçleri yavaşlatıyor. Davayı açanların haksız olduğu durumda devleti ve şirketleri uğrattıkları zararı tazmin etmeleri yönünde bir düzenleme yapılmalı.
Kiler Holding CEOsu Ahmet Kaçar: Dava süreci uzadıkça yatırımcının zararı artıyor. Aras Elektrik Dağıtıma 128.5 milyon dolar ile en yüksek teklifi verdik 2 senedir çekiyoruz. Bilançosuna göre teklif verdiğimiz şirketin tahsilatları iki yıldır düşüyor. Kayıp-kaçak oranı bizim düşürmeyi taahhüt ettiğimiz rakamların çok üstüne çıktı. Bu zarar bize yazılacak.
Akkök Grubu CEOsu Mehmet Ali Berkman: Denetim sürecini engellememek lazım belki ama hukuki çerçeveyi ilk baştan iyi belirlemek gerekir. Bu tip davaların hızlı sonuçlanması için belki özel mahkemeler kurulabilir.
YARGI DEĞİL EMO AYAK BAĞI OLUYOR
Elektrik Mühendisleri Odasının "Enerji Bakanı yargıyı ayak bağı görüyor" açıklamasına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldızdan cevap geldi. Sözlerinin doğru okunmasını isteyen Yıldız "Yargı kararlarına saygımız sonsuz. Bize yargı değil EMO ayak bağı oluyor" dedi. Yıldız, "Biz artık çözüm yolu sunmayanlarla iş yapmıyoruz" dedib Kendisinin de elektrik mühendisi olarak EMOya üye olduğunu anlatan Yıldız şöyle konuştu: "Ben bu adımları doğru görüyorum.Varlık satışı yapmadığımızı hizmetleri özel sektöre devrettiğimizi yineliyorum. Birileri her şeye karşı çıkıyorsa burada iyiniyet olduğunu düşünmüyorum. Ayakbağı olan yargı değil her şeye karşı olanlar" dedi.
(Sabah, 13.8.2010)