CEVAT KIŞLALI /CAHİT SARAÇOĞLU- Önceki gün hükümetin 2010 yılı özelleştirme planı çerçevesinde gerçekleştirilen 4 bölgenin elektrik dağıtım ihalesinde Boğaziçi Elektrik için 2.99 milyar, Gediz Elektrik için 1.92 milyar, Trakya Elektrik için 622 milyon dolar ve Dicle Elektrik için 228 milyon dolarlık teklif verildi. 5 milyar 760 milyon dolarlık, 8 milyon aboneyi ilgilendiren dev ihale sonrası elektrik fiyatlandırmalarının hangi metodlarla ve ne tarz argümanlarla gerçekleştirileceğine ilişkin endişeler de gündemde ağırlık kazanmaya başladı.
VATANDAŞIN KAFASI KARIŞIK
Maliyet bazlı otomatik fiyatlandırma sisteminin yeni süreçte ne şekilde işleyeceği, ihale bedellerinin tüketicilere yansıyıp yansımayacağı noktasında kafalarda soru işaretleri artmış durumda. Daha önce doğalgazda yaşanan maliyet azalışları fiyatlara indirim olarak yansıtılırken, elektrikte bu indirimin olup olmayacağı tüketiciler tarafından merakla bekleniyor. Elektrik dağıtım piyasasının yüzde 32sini oluşturan 4 bölgenin ihalesinin faturalara nasıl yansıyacak merak ediliyor.
DEVLERİN DEV HESABI
İhaleye İş Kaya- İnşaat ile birlikte katılan MMEKA Makine, İstanbulun Avrupa yakasını kapsayan BEDAŞ için 2.99 milyar dolar verirken, Gediz Elektrikle birlikte 4.61 milyar dolar teklifte bulundu. Çukurova Grubunun patronu Mehmet Emin Karamehmet ve Mehmet Kazancı ikilisi 4 milyon abonesi bulunan bölgede faaliyette bulunacak. Trakya Elektrik, Cemil Kazancının Yönetim Kurulu Başkanı olduğu AKSA Elektrikin olurken, Dicle Elektrik Karavil-Ceylan Ortak girişim grubunca alınmıştı.
Doğalgaz indirimi elektrikte neden yok!
Elektrik özelleştirmelerinde yüzleri güldüren rakamlar, endişelere da kapı araladı. Türkiyede doğalgazdan elektrik üretim miktarı yüzde 60lara yaklaşıyor. Buna rağmen, 2008-2009 döneminde doğalgaz fiyatlarına zam yapılmasına karşın daha sonra yapılan indirimlerle doğalgaz fiyatları aşağı çekildi. Fakat, elektrik fiyatlarına yapılan zamlar geri alınmadı. Gerekçe olarak ise elektrikte yatırım maliyetlerinin fiyatlara yansıtılması gösteriliyor. Enerji Bakanlığı yetkililerine göre, sanayici üretim için yaptığı yatırımın maliyetlerini elektrik fiyatlarına yansıtabiliyor. EPDK ise bu tür maliyetlerin tüketiciye yansıtılmayacağı garantisini veriyor. Buna karşın bu maliyetlerin tüketicilerin faturalarına yansıdığı görülüyor. Böylece ortada EPDKnın verdiği bir garantinin hükmü kalmamış olabiliyor.
Yaşanan aksaklıklar telafi edilecek mi?
Yüksek özelleştirme bedellerinin ve yatırım tutarlarının tarifelerden karşılanacağına yönelik tahminler yapılırken, bu durumun elektrik fiyatları üzerinde artış baskısı oluşturacağı endişeleri var. Elektrik fiyatlarının yeni süreçle birlikte ucuzlayacağını hiçbir firma vaadetmiyor. Dağıtımın özelleştirilmesi ile birlikte daha iyi hizmet verilip verilmeyeceği belirsiz ve bunun da garantisi yok. Vatandaşın düzenli elektrik alınıp alınmaması konusunda endişeleri yoğunlukta. Tüketiciler, kamunun tekelinden çıkarıldıktan sonra belli bölgelerde elektrik kesintilerinin daha çok yaşandığını ve özel şirketlerin bu noktada aciz kaldığını belirtmiş, EPDK yetkilileri durumun takipcisi olacaklarını ve firmaların aksaklıklarla ilgili durumunu kontrol edeceklerini söylemişti
Son sözü söyleme yetkisi EPDKnın
EPDK yetkilileri, elektrik kar marjları belirleneceği zaman işletmelerin kendilerine gelir tarife gereksinim tablosu verdiklerini belirtiyor. Yetkililer, işletme sahiplerinin bu tablo içerisine benim harcamalarım da katılsın diyebildiklerine dikkat çekiyor. Son sözü EPDKnın söylediğini vurgulayan yetkililer, yapılan bu tarife önerisine EPDK, benim gelir tarifemde özelleştirme harcamaları diye bir kalem yoktur. O nedenle gelir tarifesi içerisine özelleştirme ihalelerinin bedellerinin yansıtılmaz demektedir" değerlendirmesini yaptılar.
Hem üretip hem de dağıtacaklar
İhalelerde bir firmanın hem üretici hem de dağıtıcı olmasının sistem açısından teşvik edildiğine dikkat çeken EPDK yetkilileri, sistemin bu şeklinin Dikey entegre yapı olarak nitelendirildiğini kaydettiler. Aksa Enerjinin pozisyonunun buna uyduğunu belirten yetkililer, ayrı tüzel kişilik olması kaydıyla, elektrik üreticisinin aynı zamanda dağıtıcı olabileceğini vurguladı. Firmanın elektriği ucuza ürettiği için satışında şansı olabileceğine işaret eden EPDK, "Dağıtımda kar payı marjları belli. Dağıtım şirketi daha fazla kar edemez. Üretim düzenlemeye tabi değil. Üretici istediği fiyattan alıcı bulduğu sürece satar.Dağıtımda doğal tekel oluştuğu için düzenlemeye tabi" değerlendirmesini yaptılar. Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancının Ruslarla nükleer santral konusunda ortaklığa gideceği gündem edilmişti. Enerji üretim sürecine girerek dağıtımdaki elini güçlendirmek isteyen firmaların adımları dikkat çekiyor.
Rekabet Kurumu dosyayı bekliyor
Rekabet Kurumu yetkilileri kendilerine gelen dosyaları özelleştirme ya da devralmada yoğunlaşma açısından takip ettiklerini belirtti. İhalesi yapılan yerlerle ilgili "Özelleştirmelerde izlenecek tebliğ"e göre dosyaların gelmesini bekliyor. İhaleler alıcılar açısından incelenecek. Kazancı Ailesinin sahibi olduğu Aksa Holdingin Karamehmet Grubu ile aldığı bölgeleri için inceleme bekleniyor. Aksa Enerji, 2009da Vangölü, Fırat ve Çoruh Elektrik Dağıtım bölgelerini almıştı. ÖİB ihaleye giren ilk üç sıradaki alıcıların dosyasını Rekabet Kurumuna gönderdiği için ihalenin iptalinden çok, işin ikinci ya da üçüncü sıradaki firmaya verilebilmesi sağlanıyor. ÖİB daha sonra onaylanması için Özelleştirme Yüksek Kuruluna (ÖYK) sunacak.
Verilen teklifler tehdit olmamalı
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Başkanı Cengiz Göltaş, dağıtım ihalelerinde yüksek tekliflerde bulunan firmaların fiyatı tüketiciye yansıtma endişesine vurgu yaptı. Hangi projelerin hangi şartlarda oluşturulacağı, ne tür bir yatırımın düşünüldüğü noktasında belirsizlikler olduğunu kaydeden Göltaş, doğalgaz tedarikli elektrik üretiminin yüzde 60lara dayandığını belirterek doğalgazdaki indirimlere rağmen elektrikte indirim yapılmadığına dikkat çekti. 2008 ekonomik kriz yılı da dahil,her yıl şartlar ne olursa olsun elektrikte zamlar yaşandığına vurgu yapan Göltaş şöyle devam etti: "Son 2.5 yılda yüzde 70lerde elektrik zammı uygulandı.Otomatik fiyatlandırma ve DUY bağlamında bir hareket yaşandığını söylemek mümkün değil. EPDKnın daha etkin olması ile birlikte piyasada bu durumu düzenleyecek ve kontrol edecek bir yapılandırmanın olmaması fiyat yüksekliğinde de etkili oluyor. Dağıtım şirketlerini satın alan firmalar bir yandan da kendi üretim şirketlerini kurarak tam bir özel tekeli konumuna da gelmiş olacaklardır"
Yatırımın maliyeti de hesapta
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, elektrik fiyatlarının artışı konusunda otomatik fiyatlandırma mekanizmasına vurgu yaparken, fiyatlandırmada sadece hammadde maliyetlerinin değil yatırım maliyetlerinin de hesaba katıldığını belirtmişti. Doğalgaza, 2008de yüzde 70 zam yapılmış, maliyet azalışları vatandaşa yüzde 40 indirim olarak yansıyarak zamlar geri alınmıştı. Kriz sürecinde elektriğe yapılan zamlarda ise herhangi bir indirim gerçekleşmemişti. 2008de yüzde 19, yüzde 21 ve yüzde 9 oranlarında zam geldi.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 2009 yılında doğalgazda hiçbir zam yapılmadığını, aksine yüzde 39a varan oranda indirim olduğunun altını çizmişti. Elektrik fiyatlarında, doğalgazda olduğu gibi paralel indirimler beklenirken bu talepler gerçekleşmedi.
AKTAŞ örneği ortadayken
İstanbulda elektrik dağıtım sürecinde yaşanan AKTAŞ örneği ise hafızalardaki yerini koruyor. Aboneler,tüketimde büyük sorunlar yaşarken, devlet alacaklarını almada önemli bir sıkıntı yaşadı. Hala ne kadar kamu alacağı olduğu ve kamu zararının ne derece yaşandığı dahi tespit edilemedi. Mevcut özelleştirmede de bu sorunun yaşanıp yaşanmayacağı konusunda belirsizlik hakim. İhale finansmanıyla ilgili tedarik konusunda da problemler yaşanabileceği iddiaları ortada dolaşıyor.
Otomatik fiyatlandırmaya ince ayar
2008 yılında Enerji Piyasası Kurumu üç ayda otomatik fiyat düzenlenmesine gidilmesini öngören sistem çerçevesinde elektrik dağıtım şirketlerinin 1 Ekimden itibaren uygulayacağı tarifeleri onaylamıştı. Otomatik fiyatlandırma sistemi çercevesinde elektrik fiyatlarındaki maliyet artışları üç ayda bir tüketicilere yansıtılmaya devam ediyor. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) yetkilileri ihalede bu kadar yüksek rakamı beklemediklerini vurgularken, EPDK bu yıl içerisinde enerji şirketleri için 5 yıllık tarifelerini belirleyecek. Yüksek fiyatlar "Acısı vatandaştan mı çıkacak" sorusunu gündeme getirdi. EPDK ise yaptığı açıklamada "Yüksek fiyatların acısını tarifelerden çıkartmayız" yönünde görüşünü açıklamıştı.
(Yeni Şafak, 11.8.2010)