Özelleştirmenin zorunluluktan değil siyasi tercih olarak yapıldığını, hantal kamu işletmelerindin alternatifinin özelleştirme değil kamusal denetimin yapıldığı kamu işletmeleri olduğunu anlatan Pektaş, "Özelleştirme politikalarını eleştiriyoruz ve eleştirmeye devam edeceğiz. Bu konudaki haklılığımız görüldü. Daha önceleri ‘abone-kamu işletmesi-hizmet` anlayışı varken bunun yerini şimdi ‘müşteri-tüccar-kâr` kavramları aldı. Eski kavramlar hayatımızdan silinmek isteniyor. Özelleştirmeler sonucu çalışanlar bakımından hak kayıpları yaşandı. Kalifiye personelin yerine ucuz iş gücü tercih edildi. Enerji alanında kalifiye personelin yerine ucuz işgücü kullanılması sonucu ölümlü iş kazalarının arttığını görmekteyiz. Özel şirketler maliyeti düşürmek için bu yola gitmekte ama edilecek kâr bir vatandaşın canından daha önemli değil. Öğrendik ki özelleştirilen kuruluşlarda yatırımların maliyeti yine kamu tarafından karşılanıyor. Özel kuruluşlar kâr edecek diye kamu kurumlarından kaynak aktarılmasını doğrusu anlamak mümkün değil. Özelleştirme karşıtı mücadele doğru bir politikadır" dedi.