Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Güney Pars Sahası ile ilgili detaylar konusunda tam mutabakat sağlanmış durumda olunmadığını ifade ederek, "Nihai anlaşma bütün noktalarıyla birlikte olgunlaşmış değil" dedi.
Yıldız ile Zambiya Enerji ve Su Kaynaklarını Geliştirme Bakanı Kenneth Konga yaptıkları görüşmenin ardından bir basın toplantısı düzenledi. Bakan Yıldız, burada yaptığı açıklamada, Zambianın Türkiyede, Türkiyenin de Zambiada yatırımı bulunmadığını, önceden yapılmış bir anlaşma ve iş konseyi de olmadığını söyledi.
Yıldız, görüşmede, Zambianın yer altı zenginliklerinin ve hidro kaynaklarının değerlendirilmesini görüştüklerini ifade etti.
Konuk Bakan da ülkesinin zengin enerji kaynaklarının nasıl değerlendirilebileceğini görüşmek üzere Türkiyeye geldiklerini belirterek, Türkiye ve Zambia arasında ekonomik aktivite anlamında çok fazla işbirliği olmadığını kaydetti.
Türkiyeden -özellikle enerji, madencilik, tarım sektörlerinde- çok şey öğrenip yapmak istediklerini ifade eden Konga, Zambianın kömür, uranyum gibi enerji kaynakları potansiyelinin çok yüksek olduğunu vurguladı.
Konga, Türk özel sektörünü ülkesine yatırım yapmaya davet etti.
"Kapasite artırımı söz konusu değil"
Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, Güney Pars bölgesinde Türkiye ile İranın ortak doğal gaz arama çalışmasının takviminin sorulması üzerine, geçen hafta sonu İran Cumhurbaşkanının Özel Temsilcisi Ali Aga Muhammedi ile Türkiyenin İran ile şu ana kadar yaptığı projelerin değerlendirildiğini söyledi.
Yıldız ayrıca, Muhammedi ile Güney Pars Sahasının da içinde bulunduğu mevcut projelerin, elektrik alım-satımıyla ilgili bir kısım yatırımların ve boru hatlarıyla alakalı muhtemel yatırımların değerlendirildiği bir görüşme yaptıklarını söyledi.
Türkiyenin tahkim sürecini başlattığını, tahkim süreciyle ilgili bir kısım değerlendirmelerin de yapıldığını anlatan Yıldız, "BMnin enerji sektörüyle alakalı yaptırımlar listesinde henüz bir risk bulunmamaktadır. ABDnin kendi içinde değerlendirmeleri vardır ama şu anda BM kararlarında sektörümüzle ilgili bir risk bulunmamaktadır" dedi.
Türkiyenin mevcut doğal gaz alımlarının en büyük tedarikçilerinden birinin İran olduğunu ifade eden Yıldız, kısa vadede bir kapasite artırımının söz konusu olmadığını belirtti.
Yıldız, mevcut anlaşma çerçevesinde devam ettiklerini çünkü global krizin etkisiyle 2008 ve 2009 yılındaki tüketim eğrilerinin özellikle gazda düştüğünü kaydetti.
Güney Pars Sahasında kalan son anlaşmanın ne zaman imzalanacağının sorulması üzerine de Yıldız, "Güney Pars sahasıyla ilgili bütün detaylar konusunda mutabakat sağlamış değiliz. Nihai anlaşma bütün noktalarıyla birlikte olgunlaşmış değil" dedi.
"Nükleer ile ilgili kanun 16 Temmuzda çıkar"
Bir başka soru üzerine de nükleer güç santralleriyle ilgili hükümetler arası anlaşmanın imzalandığını ve TBMM genel kuruluna geldiğini ifade eden Yıldız, şunları söyledi:
"Yenilenebilir Enerji Kanunu ile alakalı, ikisinin birbirinden ayrılmaz parça olduğunu düşünüyoruz. AK Parti yenilenebiliri ihmal ediyor, nükleeri ön plana alıyor gibi iddialar dolaşıyor, bunun ben siyaseten kullanıldığını düşünüyorum. Ben buradan açıkça söylüyorum, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ilgili kanun teklifine ek önergelerle dizayn edeceğimiz bir süreç içindeyiz. Eğer TBMM Genel Kurulunun Danışma Kurulu çerçevesinde süresinin müsaade etmesi halinde öncelikle çıkartmak isteğimiz kanunun yenilenebilir ile alakalı kanun olduğunu söyleyebilirim. Tabii ki nükleer ile ilgili kanunu bunun ayrılmaz parçası olarak görüyorum, o da 16 Temmuza kadar çıkacaktır diye düşünüyorum. Eğer süre yetmezse, Danışma Kurulunun aldığı kararla belki bu kanunlar çıkana kadar uzayacaktır, meclisimiz karar verecektir.
Enerji Bakanlığı olarak şu anda genel kurulda bekleyen üç adet kanun tasarımız, teklifimiz var. Bunun üçünün de çıkarılmasını biz bakanlık olarak istiyoruz. Yenilebilir enerji kaynaklarıyla ilgili kanun teklifinin kanunlaşması, nükleer güç santralleriyle ilgili hükümetler arası anlaşmanın imzalanması ve enerji KİTleri ile ilgili mahsuplaşma. Üçü de hazır beklemektedir."
(Dünya; 12.07.2010)