Son zamanlarda çevreciler tarafından Mersin Akkuyu ve Sinopta yapılması düşünülen nükleer santrallere ilişkin çeşitli protestolar yapılmasına rağmen, AKP hükümeti Akkuyuda yapılacak santral için Rusya ile yaptığı anlaşmayı Meclisten geçirme konusunda kararından vazgeçmedi. Çevreciler, tasarının geçmemesi ve santralların kurulmaması için milletvekillerinden destek isterken, AKP ne olursa olsun santralların kurulacağı açıklamasını yaptı.
Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş ile gündemdeki nükleer santraller ve AKPnin bu konudaki tavrını konuştuk. Santralin kurulması halinde büyük zararlara yol açacağını belirten Göltaş, "Uluslararası Atom Enerjisi Kurulu verilerine göre Çinde 23, Rusyada 9, Güney Korede 6, Finlandiyada 1 ve diğer ülkelerde toplam 58 nükleer santral bulunuyor. Nükleer lobiler, demokrasi sorunu olan, yurttaş tepkisinin dikkate alınmadığı yerlerde bir oldu bittiye getirerek nükleer santralleri dayatıyor" dedi. Dünyada yenilenebilir enerji kaynaklarına doğru bir yönelim olduğunu belirten Göltaş, "Petrol, doğalgaz ve kömürün ömrü dikkate alındığında tüm dünya temiz ve yenilenebilir enerji yöntemine geçmiş durumda. Türkiyede aksine nükleer santral dayatılıyor. Bu dayatma bir ihtiyaçtan kaynaklanmıyor tamamen siyasal bir tercih olarak dayatılıyor. Mevcut kaynaklar kullanıldığında nükleer gibi pahalı bir enerjiye gerek kalmıyor" dedi.
NÜKLEER ALTYAPISI YOK
AKPnin pahalı ve dünyanın vazgeçtiği bir sistemi getirmek istemesinin altında uluslararası şirkederin kârlılık hesaplarına Türkiyeyi katmak istemenin olduğuna işaret eden Göltaş, "Nükleer santral riski olan, yapım söküm maliyetleri ciddi sorunlar yaratacak bir teknoloji. AKP dönem içinde uluslararası şirkederin kârlılık hesaplarına Türkiyeyi açmak amacıyla Rusya ile anlaşma yaptı. Mevcut kaynakları henüz tam olarak kullanmadan nükleer santral yapımına geçilmemek Türkiyede nükleer için yeterli insan gücü ve bilgi altyapısı yok" dedi.
ÇERNOBİL FELAKETİ
Çernobil gibi bir felaket yaşandıktan sonra nükleer santralların tehlikesinin daha iyi anlaşılması gerektiğini hatırlatan Göltaş, Çemobil faciasından sonra binlerce kilometre tarımsal alanın yok olduğuna, 400 bin kişinin zorunlu göçe maruz kaldığına, tiroid kanseri, kan kanseri ve doğumsal anormalliklerin arttığına ve 9 milyon insanın bu olumsuzluklardan etkilendiğine dikkat çekti. Tüm bunların sonucunda geride sadece, kullanılamayan araziler, ölümler, kirli yeraltı sulan, kirli bir çevre kaldığını hatırlatan Göltaş, "Biz bunlan yaşamaya mecbur değiliz. Türkiye böyle sorunlu, pahalı riskli bir teknolojiyi kullanmak zorunda değil" diye konuştu.
RUSYAYA BAĞLANACAK
Göltaş, Türkiyenin doğalgaz nedeniyle Rusyaya bağımlılığının yüzde 60 olduğunu, nükleer santralla birlikte bağımlılığın yüzde 80e çıkacağı uyarısında bulundu. Göltaş, bu durumun enerji ve stratejik güvenlik açısından tehlike doğuracağına işaret ederek şunlan söyledi:
"Akıl alacak bir durum değil. Enerji ve stratejik güvenlik açısından bu derece bağlılık çok tehlikeli. Bu durum Türkiyenin bundan sonraki politikalarını da etkiler. Türkiye enerji konusunda Rusyaya göbekten bağlı olacak." Santralin herhangi bir şekilde başansızlığa uğraması durumunda Rusyanın yüzde 100 sahibi olduğu halde yükümlülük sahibi olmayacağını, Mersin gibi bir kentin böyle bir tehlikenin içine atılmaması gerektiği uyarısında bulunan Göltaş, "Yer lisansı en son 34 yıl önce alınmış. Bu bakımda santral kurulduktan sonra burası riskli bir bölge olacaktır. Bölge halkının bu konudaki taleplerinin önerilerinin dikkate alınması lazım. Burada yaşanacak herhangi bir kaza uzun yıllara yayılacak bir tehlikeye işaret ediyor" diye ifade etti.
İNSANLAR KANDIRILIYOR
Yurttaşların tepkilerinin dikkate alınmadığını, burada yaşayan insanların iş vaadiyle kandırılmak istendiğine dikkat çeken Göltaş, değerlendirmelerini şu cümleler ile sürdürdü:
"İktidarlar halkın taleplerine kulaklarını tıkadığı zaman bir süre sonra ağır tahribadara yol açarlar. Santral yapıldıktan sonra burası herkes için riskli bir bölge olacaktır. Turizm ve yaşam açısından uzun yıllara yayılan bir tehlikeyi içinde barındırıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Yazı da gelse, tura da gelse, para dik de gelse biz bunu yapacağız dedi. Yani biz bu şirkedere teslim olduk taleplerini yerine getireceğiz diyorlar." Göltaş, hedeflerinin bu santralları kurdurmamak olduğunu belirterek tüm duyarlı kesimlerin santrala karşı çıkmasını istedi.
(Günlük; 12.07.2010)