Tüm Haberlere Dön
HASANKEYF'DE ESKİ KENTİN ANCAK 20'DE BİRİ KAZILDI (GÜNDEM)
Basından Genel Merkez

HASANKEYF'DE ESKİ KENTİN ANCAK 20'DE BİRİ KAZILDI (GÜNDEM)

Batman Üniversitesi Rektörü ve Hasankeyf de devam eden kazı çalışmalarının Başkanı Prof. Dr. Abdüsselam Ulucam, "Bugün Hasankeyf de baraj olacaksa, arkeolojik kazı çalışmaları yapılmadan burada su tutulamaz" dedi.

Türk Alman İşbirliği kapsamında Almanya‘nın Türkiye‘de gerçekleştirdiği projelerden bazılarını yerinde görmek amacıyla Almanya‘nın Ankara Büyükelçiliği‘nin Diyarbakır, Batman, Midyat ve Mardin‘e düzenlediği üç günlük gezi kapsamında Alman Büyükelçiliği Ekonomik İşbirliği, Çevre, Araştırma ve Teknoloji Bölümü Başkanı Dirk Tröndle ve beraberindekiler Ilısu Barajı‘nın yapılması halinde tamamı sular altında kalacak Hasankeyf‘i ziyaret ederek, Batman Üniversitesi rektörü ve Hasankeyfdeki arkeolojik kazının Başkanı Prof. Dr. Abdüsselam Ulucam‘la görüşerek bilgi aldı.

Ulucam, Hasankeyfle ilgili yaptığı konuşmada, şimdiye kadar Hasankeyf‘de 147 kültürel varlığın ortaya çıkarıldığını ve artık Hasankeyf‘de kazılacak kamu alanı kalmadığını geriye kalan alanların şahısların elinde bulunduğunu ve buralar istimlak edilmeden kazının devam etmesinin mümkün olmadığını söyledi.

Gerçek Hasankeyfin şimdiki yerleşim yerinin altın olduğunu, buradaki kültürel varlığını ortaya çıkarılması gerektiğini belirten Ulucam Hasankeyf‘te halen ortalama 60 metrekarelik evlerde 10-12 .yerine göre 16-20 kişinin iptidai koşullarda yaşadığını ve bu insanların insanca yaşayabilecekleri alanlara kavuşturulması gerektiğini söyledi. Bu insanların sağlıklı yaşayabilecekleri bir yere taşındıktan sonra buradaki kültür varlığının kazılarla ortaya çıkarılmasının zorunluluğuna değinen Ulucam şunları kaydetti.

"İleride burada eğer bir baraj alacaksa ki olacak gibi görülüyor. Hasankeyfin geçmişinde ne var? Bunları ortaya çıkarmamız lazım. Hasankeyfin kültürel varlığı taşınamaz ama insanlar taşınabilir. Şu anda burada yerleşik 3 bin nüfusu var. Kazılarla eski kentin ancak 20‘de biri kazıldı 20‘de 19‘u yani büyük çoğunluğu duruyor. Biz buradaki tarihi kültür varlığı, buradaki insanların kim olduğunu, nasıl yaşadıklarını öğrenmek istiyoruz, hazine aramıyoruz. Hasankeyfin kültürel varlığı ortaya çıkarılmadan baraj yapılamaz. Çünkü buna kimse izin veremez. Biz buradaki kültürel mirası belgelemek zorundayız. Bu kültürel mirasın tamamının ortaya çıkarılmasından sonra ise korunması lazım. Şu anda barajda yapılan çalışma restorasyon değil. Biz sadece ayakta tutma, askılama çalışması yapıyoruz."

Kendisinin aynı zamanda Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulu Başkanı olduğunu Batman‘daki tarihi ve kültürel varlıkla ilgili de bu Kurul‘un karar verdiğini anımsatan Ulucam, bu görevi yapan hiç kimsenin Hasankeyf‘de baraj yapılmasına izin veremeyeceğini kendisinin buna izni vermesinin mümkün olmadığını söyledi.

Ulucam, Baraj yapılsa bile buradaki arkeolojik kazı çalışmaları yapılıp, tamamlanmadan su tutulamayacağını öne sürdü. Daha sonra heyet, Hasankeyf Belediye Başkanı Abdulvahap Kusen‘i Belediye‘de ziyaret etti. Ziyarette Batman Belediye Başkan Yardımcısı Serhat Temel de bulundu.

Batman Belediye Başkanı Temel, burada yaptığı konuşmada TMMOB‘ye bağlı Elektrik Mühendisleri Odası‘nın bir raporuna göre sadece bölgedeki enerji nakil hatlarının yenilenmesiyle Ilısu Barajı‘ndan elde edilecek kadar enerjinin sağlanabileceğini gözler önüne serildiğini anlattı. Yine bölgede baraj kurmak yerine yenilenebilir enerjiden yararlanılabilineceğini belirten Temel, bir barajın ömrünün ortalama 50 yıl olduğunu, Hasankeyfin tamamının yok edileceğini iddia etti. Serhat Temel, Hasankeyfin yok olmasından sadece baraj yapılabilmesi için yürütülecek istimlak çalışmalarından bazı büyük toprak sahipleri ile ulusal ve uluslararası çaptaki bazı organizasyonlar ve firmaların nemalanacağını kaydetti.

Hasankeyf Belediye Başkanı Abdulvahap Kuşen de konuşmasında Ilusu Barajı‘nın yapılması halinde bölgedeki 75 köyün tamamen, 100 köyün de kısman sular altında kalacağını, yaklaşık 50 ile 100 bin arasında bir nüfusun evsiz duruma düşeceğini ancak bu olayın tarihi ve kültürü boyutunun çok daha önemli olduğunu kaydetti. Kuşen, bölgeye baraj yapılmasını eleştirirken, "Gider mağarada yaşar ama süslü yerlerde yaşamam. Çünkü bizim burada bir yaşam biçimimiz var. Bizim derdimiz altın kaplamalı kafeste yaşamak değil, tarihi ve kültürel dokusu korunan ortamda yaşamak" dedi.

Hasankeyf‘i Yaşatma Girişimi Batman Koordinatörü İpek Taşlı da Hasankeyf‘de istimlak bedellerinin çok düşük olduğunu, vatandaşın belirlenen tutara razı olmaması halinde Devlet Su İşleri‘nin (DSİ) mahkemeye gittiğini ve mahkemenin de şu anda belirlenen bedellerin çok daha altında bedel belirlediğini öne sürdü. Vatandaşların şu anda oturdukları alanlara yaklaşık 10 ile 20 bin lira arasında istimlak bedeli ödendiğini oysa taşınmaları istenen konutlar için 60-70 bin lira daha yerli halktan para istendiğini kaydeden Taşlı, bu paraları bölge halkının ödemesinin mümkün olmadığını anlattı.

(Gündem; 03.07.2010)