Tüm Haberlere Dön
AVRUPA SOSYAL FORUMU’NDA KÜRESEL ENERJİ SAVAŞLARI OTURUMU YAPILDI.
Haberler İstanbul

AVRUPA SOSYAL FORUMU’NDA KÜRESEL ENERJİ SAVAŞLARI OTURUMU YAPILDI.

İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka ve Gümüşsuyu yerleşkelerinde 1 Temmuz günü başlayan ve 4 Temmuz’a kadar sürecek olan 6. Avrupa Sosyal Forumu’nda, TMMOB çeşitli odaların katılımı ile 5 seminer düzenleniyor. Bu kapsamda 1 Temmuz 2010 günü “Küresel Enerji Savaşları” başlıklı oturumda Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş Küresel Enerji Savaşları ve Türkiye başlıklı bir sunuş gerçekleştirdi. Göltaş’ın ardından ÇMO Yönetim Kurulu Başkanı Murat Taşdemir de bir sunum yaptı.

 

İTÜ Gümüşsuyu yerleşkesinde yapılan oturumda:

Bugün Dünya; küreselleşme adı altında şekillendirilen, serbestleştirme ve piyasalaştırma politika ve uygulamalarıyla kâra odaklı, siyasi, iktisadi ve sosyal boyutlarıyla gündemden hiç düşmeyen bir "Enerji" çağı yaşıyor. Küresel sermaye; stratejik hedeflerine ulaşabilmek için iktisadi ve siyasi araçlar oluşturmakta, bu araçlarla başta piyasalar olmak üzere enerji-teknoloji ve doğal kaynakların emperyalist bir hegemonya ile yönetilmesini sağlamaktadır diyerek konuşmasına başlayan Göltaş, "Başta ABD olmak üzere küreselleşmede rol oynayan ülkeler; dünya enerji kaynaklarına sahip olmak ve enerji yollarının güvenliğini sağlamak için işgal ve savaş dahil her yola başvurmaktadır. ABD`nin önce Afganistan, ardından Irak`ı işgali, günümüzde Ortadoğu ve özellikle İran ile Suriye`ye yönelen tehdit süreci, Rusya ile Avrupa Birliği arasında gündemden düşmeyen gerginlikler, enerji kaynaklarının bulunduğu bölgelerin ve de pazarların kontrol edilmesi için yürütülen bu stratejinin yansımalarıdır" dedi.

Uluslar arası enerji politikalarına değinen ve bu konudaki bilgileri aktaran Göltaş konuşmasını şöyle bitirdi:

"Kesintisiz, güvenilir, kaliteli ve ucuz enerji kullanımının insanın en temel/doğal hakkı ve enerji tedarikinin de zorunlu bir kamu hizmeti olduğu bilinciyle politikalar hazırlanmalıdır. Tüm dünyada genel olarak güvenliğin özel olarak enerji güvenliğinin sağlanması, ancak barışla, her ülke halkının kendi doğal kaynakları üzerinde tasarruf hakkına sahip olmasıyla mümkün olabilir. Başta ABD olmak üzere, küresel ısınmanın da esas sorumlusu olan gelişmiş ülkelerin emperyalist emellerine karşı uluslararası baskı gücü oluşturulmalıdır. Enerjinin kamu eliyle her türlü kar/rant ilişkisinden arındırılmış olarak, sürekli (kesintisiz), güvenilir, temiz ve ucuz (erişilebilir) olarak halka sunulması esas olmalıdır. Üretimden tüketime bir bütün olan enerjinin, ülkeye özgü koşullarda ve bütüncül bir anlayış içinde değerlendirildiği özerk ve dikey entegre kamusal - merkezi bir yapı içinde ele alınmalı, enerji üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik verilerek mevcut potansiyeller değerlendirilmelidir. Enerji üretiminde çevreci ve temiz teknolojilere yönelmeli ve hızla uygulamaya konulmalıdır. Enerji santralı kurulurken tarihi, kültürel ve çevresel dokunun korunması göz önüne alınmalıdır."