Tüm Haberlere Dön
TÜRKİYE-RUSYA NÜKLEER SANTRAL ANLAŞMASI) ANLAŞMA, KAPTI-KAÇTI YÖNTEMİYLE MECLİS'TEN GEÇİRİLMEK İSTENİYOR (FİNANS.MYNET.COM)
Basından Genel Merkez

TÜRKİYE-RUSYA NÜKLEER SANTRAL ANLAŞMASI) ANLAŞMA, KAPTI-KAÇTI YÖNTEMİYLE MECLİS'TEN GEÇİRİLMEK İSTENİYOR (FİNANS.MYNET.COM)

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği  (TMMOB) Elektrik Mühendisleri Odası, Rusya ile nükleer santral kurulması yönünde  yapılan anlaşmanın ‘‘kaptı-kaçtı yöntemiyle Meclis‘ten geçirilmek istendiğini‘‘  savunarak, anlaşma içeriğinde ‘‘geri dönüşü mümkün olmayan esaslar bulunduğuna‘‘
dikkati çekti.

Oda‘nın yönetim kurulu adına yapılan açıklamada, 29 Haziran 2010 tarihinde  Meclis‘e sevkedilen anlaşma tasarısının, tali komisyon olarak belirlenen Enerji  Komisyonu görüşmeleri dahi beklenmeksizin Dışişleri Komisyonunda bugün ele  alındığı ifade edilerek, ‘‘TBMM Başkanlığınca 30 Haziran‘da komisyonlara sevk  edilen nükleer anlaşma tasarısını incelemeleri için Dışişleri Komisyonundaki  milletvekillerine yalnızca 1 günlük süre tanındı. Anlaşma, kaptı-kaçtı yöntemiyle
Meclis‘ten geçirilmek isteniyor‘‘ denildi.

Açıklamada, özetle şu görüşlere yer verildi:

‘‘Tasarının gerekçesinde ‘Ülkemizin nükleer teknoloji geliştirme ve  enerji üretmeye yönelik hedeflerine ancak kararlı bir nükleer program dahilinde,  ulusal endüstrimiz ve insan gücümüz ile ulaşılabilecektir‘ denilmektedir. Oysaki  anlaşmaya bakıldığında, kurulacak nükleer santralın yüzde 100 hisseyle sahibi Rus  tarafı olacaktır. Rusya yüzde 51 hissesi kendisinde kalması koşuluyla isterse  kalan hisselerini satacaktır.

Nükleer enerji santralında Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının yaygın  olarak istihdam edilmesi ve eğitilmeleri ise yalnızca ‘mutabakat‘ olarak  anlaşmaya girebilmiş, istihdama ilişkin belirli bir kota dahi getirilmemiştir.  Bunun karşılığında Türkiye, yabancıların çalıştırılmasını kolaylaştırma sözü
vermiştir. Anlaşmadaki bu hükümler tasarının gerekçesini boşluğa  düşürmektedir.‘‘
         
-‘‘UCU AÇIK HÜKÜMLER...‘‘-
         
Rus tarafının projede başarısız olursa halefini de kendisinin  belirleyeceği kaydedilen açıklamada, Rus tarafının belirttiği miktardan az üretim  gerçekleştirmesi halinde de şirketin eksik elektrik miktarını temin ederek,  yükümlülüğünü yerine getirmesinin öngörüldüğünü belirtildi. Açıklamada, ‘‘Bu  durumda şirket, eğer Türkiye‘de oluşturulan elektrik piyasasında daha ucuza  elektrik satın alma imkanı varsa, üretim yapmak yerine elektrik alıp satmayı da  tercih edebilecektir‘‘ denildi.
        
Açıklamada, toplam 18 maddelik anlaşmada 13 kez ‘‘ancak bunlarla sınırlı  olmamak kaydıyla‘‘ ifadesine yer verildiği belirtilerek, ‘‘Dolayısıyla anlaşma ile kesin belirlemelere dahi gidilmemiş, muğlak ifadelerle ucu açık hükümlere yer  verilmiştir‘‘ görüşü savunuldu.
         
-‘‘NÜKLEER ATIKLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ...‘‘-
         
Nükleer enerji şirketine alım garantisi verilen 15 yıllık süre için  fiyat, kilovat saat başına KDV hariç 12,35 sent olarak belirlendiği kaydedilen  açıklamada, bu fiyata yüzde 18‘lik KDV eklendiğinde rakamın 14,57 senti bulduğu  ve bugünkü kur üzerinden 23 kuruşu aştığı belirtildi. 

‘‘Bu nükleer santraldan üretilecek elektriğin ne kadar pahalı olduğunu  göstermektedir‘‘ denilen açıklamada, özetle şunlar kaydedildi:

‘‘Kaldı ki bu fiyat ağırlıklı ortalama olup kademeli tarifede 28,7 kuruşa  kadar çıkabilecektir. Anlaşmaya göre Türkiye‘nin nükleer santral üzerinde hiçbir  hakkı bulunmadığı gibi, oluşacak atıklar da Rusya‘nın güdümündedir. Nükleer  yakıtı Rusya‘nın yeniden işleyebileceği açıkça ifade edildiği gibi, nükleer yakıt  olarak Türkiye‘nin kaynaklarının değerlendirilmesine ilişkin hüküm dahi yoktur.
(Anlaşmayla) Nükleer atıkları Rusya‘nın yeniden değerlendirmesi, başka  ülkelere ihraç etmesi mümkün görünmektedir. Türkiye‘de nükleer maddenin yüzde  20‘den fazla zenginleştirilmesine izin vermeyen anlaşma, bu maddenin aktarımı  yapıldıktan sonra onay alınması koşuluyla plütonyumu ayırmak amacıyla radyo  kimyasal bir şekilde yeniden işlenmesine olanak tanımaktadır.
        
Yani Türkiye için anlaşmanın açık hükümleriyle de yasak kapsamında olan  nükleer silah üretimini Rusya, Türkiye‘de kullandığı nükleer yakıtları ülkesine  ya da başka bir ülkeye göndererek yapabilecektir.‘‘
         
-‘‘GERİ DÖNÜŞÜ MÜMKÜN OLMAYAN BİR YOL...‘‘-

         
Açıklamada, taraflara, anlaşmayı 1 yıl önceden bildirerek fesih hakkı  tanındığı belirterek, bu konuya ilişkin de şu eleştirilere yer verildi:        

‘‘Ancak bu fesih hakkının uygulamaya başlamış ya da inşası başlamış  üniteler için geçerli olmadığı, fesih düzenlemesinin yalnızca TETAŞ‘ın alım  garantisi ve arazi tahsisi ile ilgili hükümleri kapsadığı görülmektedir. Yani  Türkiye anlaşmayı feshetse dahi Rusya Türkiye‘de nükleer santral yapımını devam  ettirecektir. Böylece Rusya Akkuyu‘daki varlığını garanti altına alırken, geri  dönüşü mümkün olmayan bir yola girilmiş olmaktadır.‘‘

(finans.mynet.com; 02.07.2010)