Türkiye, nükleerde Rusyaya bağımlı olacak iddiası! Türkiye ile Rusya arasında 12 Mayıs 2010 tarihinde imzalanan Mersin Akkuyu sahasında nükleer güç santralinin tesisine ve işletimine dair işbirliğine ilişkin anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğu hakkında kanun tasarısı TBMM Dışişleri Komisyonunda kabul edildi. Anlaşmaya karşı çıkan CHPli üyeler, imzalanan anlaşmada ucu açık hükümler bulunduğunu, bugüne kadar denenmemiş bir teknoloji için Türkiyenin pilot ülke olarak kullanıldığını belirtip ülkenin Rusyaya bağımlı hale getirildiğini ifade ettiler.
Anlaşma, Akkuyuda toplam gücü 4 bin 800 megawatt olan 4 ünite üçüncü nesil basınçlı redaktörlerinden WER 1200 tipi (AES 2006 tasarımı) nükleer güç santrali kurulması ve 60 yıl süre ile işletilmesini düzenliyor. Meclise gönderilen anlaşmanın gerekçesinde santralin yapımının Türk Hazinesine mali bir yük getirmeyeceği, anlaşmaya konulan ve TETAŞ ile proje şirketi arasında imzalanması öngörülen Elektrik Alma Anlaşması dönemi sonrasında santralin net karının %20sinin Hazineye aktarılacağı vurgulandı.
AKKUYUDA NÜKLEER SANTRALA KOMİSYONDAN ONAY ÇIKTI
12 Mayıs 2010 tarihinde Türkiye İle Rusya arasında imzalanan Mersin Akkuyu sahasında nükleer güç santralinin tesisine ve işletimine dair işbirliğine ilişkin anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğu hakkında kanun tasarısı TBMM Dışişleri Komisyonunda kabul edildi. Tasarının Meclis tatile girmeden genel kuruldan geçirilmesi hedefleniyor. 12 Mayıs 2010 tarihinde Rusya ile imzalanan Türkiye Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Akkuyuda Nükleer Güç Santrali Tesisine ve İşletimine Dair İşbirliğine İlişkin Anlaşmanın Meclisteki ilk aşaması tamamlandı. TBMM Dışişleri Komisyonunda Anlaşma AKPli komisyon üyelerinin oylarıyla kabul edilirken, CHP özellikle kullanılacak teknoloji konusundaki endişeleri nedeniyle anlaşmaya karşı çıktı. Komisyonda kabul edilen tasarı, Mersin-Akkuyuda kurulacak olan nükleer güç santralinin kurulması, işletilmesi ile teknoloji transferinden santralın sökümüne kadar tüm aşamaları düzenleniyor.
Anlaşma, Akkuyuda toplam gücü 4 bin 800 megavvatt olan 4 bin 800 megavvatt olan 4 ünite üçüncü nesil basınçlı redaktörlerinden WER 1200 tipi (AES 2006 tasarımı) nükleer güç santrali kurulması ve 60 yıl süre ile işletilmesini düzenliyor. Meclise gönderilen anlaşmanın gerekçesinde santralin yapımının Türk Hazinesine mali bir yük getirmeyeceği, anlaşmaya konulan ve TETAS ile proje şirketi arasında imzalanması öngörülen Elektrik Alma Anlaşması dönemi sonrasında santralin net karının yüzde 20sinin Hazineye aktarılacağı vurgulandı.
Basına kapalı olarak gerçekleştirilen komisyon toplantısında CHPli üyeler, yapılan anlaşmada ucu açık hükümler bulunduğu konusunda uyanda bulundular. Edinilen bilgiye göre, bugüne kadar denenmemiş bir teknolojide Türkiyenin pilot ülke olarak kullanıldığını belirterek, Türkiyenin Rusyaya bağımlı hale getirildiğini ifade ettiler.
EM0: Kaptıkaçtı yöntemi deneniyor
Diğer yandan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği(TMMOB) Elektrik Mühendisleri Odası(EMO) Rusya ile nükleer santral kurulması yönünde yapılan anlaşmanın "kaptı-kactı yöntemiyle Meclisten geçirilmek istendiğini" savunarak, anlaşma içeriğinde "geri dönüşü mümkün olmayan esaslar bulunduğuna" dikkati çekti.
Odanın yönetim kurulu adına yapılan açıklamada, 29 Haziran 2010 tarihinde Meclise sevkedilen anlaşma tasarısının, tali komisyon olarak belirlenen Enerji Komisyonu görüşmeleri dahi beklenmeksizin Dışişleri Komisyonunda ele alındığı ifade edilerek, "TBMM Başkanlığınca 30 Haziranda komisyonlara sevk edilen nükleer anlaşma tasarısını incelemeleri için Dışişleri Komisyonundaki milletvekillerine yalnızca 1 günlük süre tanındı. Anlaşma, kaptı-kactı yöntemiyle Meclisten geçirilmek isteniyor" denildi. Açıklamada, özetle şu görüşlere yer verildi:
"Tasarının gerekçesinde Ülkemizin nükleer teknoloji geliştirme ve enerji üretmeye yönelik hedeflerine ancak kararlı bir nükleer program dahilinde, ulusal endüstrimiz ve insan gücümüz ile ulaşılabilecektir denilmektedir. Oysaki anlaşmaya bakıldığında, kurulacak nükleer santralın yüzde 109 hisseyle sahibi Rus tarafı olacaktır. Rusya yüzde 51 hissesi kendisinde kalması koşuluyla isterse kalan hisselerini satacaktır. Nükleer enerji santralında Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının yaygın olarak istihdam edilmesi ve eğitilmeleri ise yalnızca mutabakat olarak anlaşmaya girebilmiş, istihdama ilişkin belirli bir kota dahi getirilmemiştir. Bunun karşılığında Türkiye, yabancıların çalıştırılmasını kolaylaştırma sözü vermiştir. Anlaşmadaki bu hükümler tasarının gerekçesini boşluğa düşürmektedir."
(Dünya; 03.07.2010)