Tüm Haberlere Dön
SERMAYE DEĞİL İNSAN YAŞASIN (WWW.EVRENSEL.NET, 27.06.2010)
Basından Ankara

SERMAYE DEĞİL İNSAN YAŞASIN (WWW.EVRENSEL.NET, 27.06.2010)

 

Çevre Direnişleri Buluşuyor" adıyla Ankara`ya gelen ‘direnişçiler`, her yörenin ayrı özelliğine yapılan saldırının, Anadolu coğrafyasının tümünü tehdit eden bir çevre katliamına dönüştüğüne dikkat çektiler. Farklı araçlarla, farklı söylemlerle ancak aynı mücadeleyi verdiklerini dile getiren ‘direnişçiler`, "doğamıza, toprağımıza, derelerimize, zeytinimize, çam fıstığımıza, kültürümüze ve geçmişimize hep birlikte sahip çıkalım" çağrısını yaptılar. İnşaat Mühendisleri Odası Teoman Öztürk Salonu`nda dün bir araya gelen ‘direnişçiler`, salonu da kendi taleplerini içeren pankartlarla donattılar.

Çevre Direnişleri Buluşuyor" adıyla Ankara`ya gelen ‘direnişçiler`, her yörenin ayrı özelliğine yapılan saldırının, Anadolu coğrafyasının tümünü tehdit eden bir çevre katliamına dönüştüğüne dikkat çektiler. Farklı araçlarla, farklı söylemlerle ancak aynı mücadeleyi verdiklerini dile getiren ‘direnişçiler`, "doğamıza, toprağımıza, derelerimize, zeytinimize, çam fıstığımıza, kültürümüze ve geçmişimize hep birlikte sahip çıkalım" çağrısını yaptılar. İnşaat Mühendisleri Odası Teoman Öztürk Salonu`nda dün bir araya gelen ‘direnişçiler`, salonu da kendi taleplerini içeren pankartlarla donattılar.

Etkinlikte, Bergama köylülerinin önderlerinden Bayram Kuzu, çevre sorunlarına duyarlılığını her platformda dile getirmiş olan Sanatçı Kazım Koyuncu, Sinop`ta nükleer santrale hayır demek için giden ve denizde boğularak can veren Üniversite Öğrencileri Soner Balta, Öner Balta ve Güneş Korkmaz da anıldı.

‘İÇTİĞİMİZ SU ZEHİRLİ`

TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Ramazan Pektaş, doğayı yok ederek uygulanan teknolojiye karşı olduklarını ifade ederek, "Maalesef bugün içtiğimiz su zehirli hale geldi. Enerji elde etmek için radyasyona maruz bırakıldık" diye konuştu.

TMMOB Genel Başkanı Mehmet Soğancı, bugüne kadar iktidarların çevre alanını istismar ederek, doğayı ve halkı talan politikasına mahkum ettiklerini söyledi.

‘ÇIPLAK EYLEMİ BAYRAM KUZU ÖNERDİ`

Etkinliğin "Ölüler Altın Takmaz" adlı ilk oturumunda konuşan Bergama Çevre Platformu`ndan Erol Engin, yıllar önce başlayan Bergama direnişinin 3 bin ağacın yakılmasıyla başladığını söyledi. Köylülerin olaya çabuk tepki verdiğini ve bir anda 17 köyde temsilciler oluşturduklarını belirten Engin, Bayram Kuzu`nun da bu temsilcilerden birisi olduğunu aktardı. "Bayram Çavuş ‘gerekirse baldırı çıplak çıkalım, yeter ki halk olayın farkına varsın` dedi. Onun önerisiyle biz binlerce kişi yarı çıplak bildiri dağıtımı yaptık. Bergama`nın mücadelesi bu temsilcilerde ve Bayram Çavuş`ta, Sebahat ablalarda yatıyor" diye konuştu. Mücadelenin hâlâ sürdüğünü dile getiren Engin, madenci şirketin fiili saldırılarına da maruz kaldıklarını anlattı.

‘ÇAM FISTIĞIMIZI YOK EDİYORLAR`

Kozak Yaylası Doğal Çevre Kültür ve Turizm Derneği`nden Gülden Karabudak, Türkiye`nin çam fıstık ormanlarına sahip bölgesinden geldiğini söyledi. "Türkiye`nin 1200 tonluk fıstık ihracınının bin tonunu biz yapıyoruz. Halkın yüzde 60`ı fıstıkla geçinir. Romalılardan bu yana sürdürülen bu fıstık üretimini, doğamızı katletmelerine izin vermeyeceğiz" diye konuşan Karabudak, altın madeni için hem ormanın yok edileceğine, Türkiye ekonomisine de büyük zarar verileceğine dikkat çekti. "Sermaye önüne gelen her şeyi deviriyor, doğa, tarih, kültür ne varsa yok ediyor. Buna karşı silkinirsek ancak üstesinden geliriz" diyen Karabudak, farklı çevre mücadelelerinin birleşerek bütün Anadolu topraklarına sahip çıkılmasını istedi.

‘ALTIN YENMEZ`

Edremit köylüleri adına konuşan Metin Aktaş, Kazdağları`na maden kurulmak istenmesine karşı mücadele başlattıklarını belirterek, "Onları şimdilik püskürttük ama hâlâ tetikteyiz. Kazdağları sahipsiz değildir" diye konuştu. Etkinliğe yöresel kıyafetleriyle gelen Efemçukuru Köylülerinden Sabır Coşkun ise köylerinde kaçak olarak altın çıkarıldığını ve bu durumu engellemek üzere tüm köylülerin imza topladığını söyledi. Coşkun, "Biz bunlara vere vere bıktık, artık yeter. Ben çoban kızıyım, bizim sesimiz olun. Altın yenmez ama bizim zeytinimiz yenir" dedi.

Niğde Kışladağ-İnay`dan selam getirdiklerini dile getiren Muammer Sakaryalı ise, "Bakın kefenlerimizle geldik çanlarımızı çalıyoruz. Yaşam alanlarımızı savunmak için bir araya geldik" dedi. Kışladağ`da madene itiraz ettiklerini, dava açtıklarını, yine de madeni durduramadıklarını söyleyen Sakaryalı, "Bu talanı tespit ettirmek istiyoruz ama mühendis bulamıyoruz. Peki ne oluyor? Kuzularımız çenesiz, tek gözlü doğuyor. Şimdi kuzuları öldürüp satıyoruz. Siyanürü durduralım" diye konuştu. (Ankara/EVRENSEL)