Nükleer Karşıtı Platform (NKP) tarafından Akkuyuda nükleer santral kurulmasına karşı düzenlenen yürüyüşe Mersinliler yoğun ilgi gösterdi.
Akkuyuda nükleer santral kurulmasını istemeyen Mersinliler, Mersin Devlet Hastanesi önünde toplanarak, "nükleer santral istemiyoruz" sloganlar eşliğinde Metropol miting alanına yürüdü. Toplanma ve yürüyüş güzergahı boyunca polis tarafından yaşanabilecek herhangi bir olumsuzluğa karşı yoğun güvenlik önlemeleri alındı. Yürüyüşe, STKlar, meslek odaları ile CHP ve BDP de destek verdi.
-"BU TOPRAĞIN GERÇEK SAHİPLERİ SİZLERSİNİZ"-
Miting alanına girişte gruplar, Moğolların "Bir Şey Yapmalı" şarkısıyla karşılandı. CHP Mersin Milletvekili İsa Gök, burada yaptığı konuşmada nükleer santral yapımında bölge halkına herhangi bir şeyin sorulmadığını ifade ederek, şöyle devam etti:
"Yalnız kendilerini değil, çocuklarını düşünen, ülkeyi düşünen, denizdeki balığı, dağdaki ağacı düşünen, ovadaki çiçeği düşünen, aydınlık yüzlü, içi sevgi dolu insanlar hepiniz burada yaşıyor, bu havayı teneffüs ediyorsunuz. Bu topraklardan çıkan sebzeyi meyveyi sizler yiyorsunuz. Bu suyu siz içiyor, bu denize siz giriyorsunuz. Yani bu toprağın gerçek sahipleri sizlersiniz. Devlet var. Devlet dediğiniz şey aslında halkın bir organizasyonudur. Sizin kurduğunuz büyük bir örgüttür. Bir de hükümet var. Devleti yöneten yönlendiren her şeyin kararını veren siyasi bir organizasyon var. Şimdi soruyorum, demokratik bir ortamda, buranın suyunu içen, havasını teneffüs eden bitkisini yiyen, suyuna giren insanlara mı sormak lazım nükleer santral istiyor musun, istemiyor musun diye yoksa Ankarada sırça köşkte oturanlara mı? Size soran oldu mu, fikriniz alındı mı, toplantı yapıldı mı? Ama bu toprakların gerçek sahipleri sizlersiniz. Demek ki, Şu anki AKP iktidarı sizleri bu toprakların gerçek sahipleri görmemiş. Demek ki, sizleri muhatap almamış. Kendisi Ankarada verdiği siyasi bir kararla bu kadar insanın geleceğini, çocuklarını, böcekleri dahi ilgilendirecek bir kararı tek başına kendisi alabiliyor. Eğer ki bu kararı demokratik bir ortamda vermiyorsa bu işleyiş sitemine siyasi literatür "Faşist yönetim der. Başka bir şey değil. Daha önce sizin geleceğiniz hakkında bir karar verdi ihale yaptı. Ama bu ülkenin insanları davalara koşarlarken ihale iptal oldu. Çözüm bulunması lazım. Akıllarına fikir geldi o da şu, "Niye ihale yapalım, niye yargı denetine gidelim, niye halkın denetimine sunalım. Yapalım bir uluslararası anlaşma, meclise 3 maddeyle getirim. Bir saatte geçiririm. Bunun denetimi de yok Ne oldu "gol attı. Demokrasiler gol atma üzerine kurulmaz."
-"NÜKLEER SANTRAL ÖLÜMDÜR"-
BDP Mardin Milletvekili Emine Ayna, nükleer santralin "ölüm" olduğunu dile getirerek, "Şuanda, AKP hükümetinin verdiği bir ölüm kararıdır. Rusyadaki Çernobil patlaması Türkiyedeki insanları öldürdü. Bizim halkımızı öldürdü. Bugün Akkuyuda kurulacak olan santral patlamasa da insanlar için ölüm demektir. Mesele, Patlar mı patlamaz mı meselesi değil. Bu biz insanoğlunun obezitesidir. İnsanlar ihtiyaçlarının üzerinde enerji kullanmamalıdır. Şimdi, suya para ödeyerek içiyoruz. Böyle giderse havayı solumak nefes almak için de para ödeyeceğiz Çocuklarımız gaz maskeleriyle dolaşmak zorunda kalacak. Temiz bir Mersin için gerekirse eve ev dolaşarak Mersin halkına anlatacağız" dedi.
-"NÜKLEER SÖZLEŞME ONAYLANMASIN"-
Mersin NKP Başkanı Sabahat Aslan yaptı. Konuşmasına, "Nükleer santrallere, nükleer silahlanmaya hayır diyen dostlar hepiniz hoş geldiniz" diyerek başlayan Aslan, şöyle devam etti:
"Emperyalist güçlerin yerli işbirlikçisi AKP, Rusyaya çocuklarımızın geleceğini sattı. Rusya, burada nükleer santral yapmayacak, nükleer silah üretecek. Nükleer santrali 15 yılda yaparken bir de Rusyaya 71 milyar dolar ödeyecekler. Bizim daha çok yoksullaştırılmamız, yoksunlaştırılmamız ve böylece daha rahat denetlenmemiz sağlanacaktır. Enerjiye yüzde 70 Rusyaya bağlı kalacağız. Çocuklarımızın geleceği için demokratik, hukuk mücadelemize devam edeceğiz. ABD İnsanlık suçlarını işlemeye devam ediyor. Rusların tamamen denetiminde olacak Nükleer santral kurum sözleşmesini onaylayarak Akkuyuyu Ruslara satmıştır. Bu sözleşme ile Ruslar Akkuyudaki nükleer santrale tamamen sahip olacaktır. Bu sözleşmeyle Rusya Akkuyuda nükleer silah üretecektir. Bu sözleşmeyle Rusya gömemediği nükleer atıklarını Akkuyuya gömecektir. Tamamen siyasal kararlarla, Ecemiş fay hattı üzerinde yapılacak bu nükleer santralle yeni Çernobiller yaratacağını biliyoruz. Bölgemizde tarımımıza turizmimize zara verecek eko sitemi tamamen altüst edecek. Ülkemizin Nükleer çöplük olmasını istemiyoruz. Buradan AKP hükümetine ve bütün milletvekillerine sesleniyoruz: Ülkemizi nükleer maceraya sürükleyecek, ülkemizi ve çocuklarımızın karartacak bu kirli sözleşmeyi onaylamayın. İnsanlık suçu işlemeyin. Ülkemizde Nükleer santrallerin kurulmamsı için demokratik hukuksal mücadelemiz devam edecek. Herkesi bu mücadelemize destek vermesini istiyoruz."
-TÜRKİYENİN NÜKLEER SANTRALE İHTİYACI YOKTUR-
Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Cengiz Göltaş ise 40 yıldır nükleer santral ile Türkiyenin bu bölgesinin "tedirgin" edildiğini söyleyerek, "Bizler, TBMM ve Elektrik Mühendisleri Odaları Bileşenleri olarak, toplumun ihtiyacı olmayan bugün bir Akdeniz kentinde güneşin rüzgarın, bir nükleer santral macerasına dur demek istiyoruz. Nasrettin hocaya sormuşlar "inişi mi seversin çıkışımı? Hoca "bu işin düzü yok mu? Diye sormuş. Bu işin başka doğrusu yok mu arkadaşlar? Bilim insanları, sendikalar, meslek odaları söylüyor, emekten demokrasiden barıştan yana olan güçler söylüyor daha temiz enerjiye ihtiyacımız var. Bizim ülkemizde yenilenebilir enerji konusunda şansımızı kullanmak üzere devam etmek için kararlı bir direnç göstermeliyiz. Biz bu nükleer santrali yaptırmayacağız. Söylendiği gibi iş imkanı doğmayacak. Kendi çalışanlarını getirecekler. Kendi ülkemizde bize elektrik satacaklar. Türkiyenin Nükleer santrali ihtiyacı yoktur. Temiz enerji kaynakları doğru üretimle bu ülkenin enerjisi yeter" şeklinde konuştu.
-"AKKUYU BİR NÜKLEER ÇÖPLÜK OLACAK"-
Doğu Akdeniz Çevre Platformu Sekreteri Prof. Dr. Figen Dora da Akkuyunun bir "nükleer çöplük" olacağını vurgulayarak, Mersin halkının nükleer enerjiyi iyi bildiğinin belirtti. Dora, "Güvensiz bir enerji modeli. Çok iyi biliyor ki buradaki insanlar nükleer santraller öldürücü, Çok iyi biliyor ki barıştan değil, savaştan yana bir enerji modeli. En pahalı enerji modeli. Bu enerji modeli tamamen dışa bağımlı bir enerji modeli ve nükleer santral atıkları halledilmemiş bir problem halinde bütün gelişmiş ülkelerin başında bela. Akkuyu kurulursa, orda nükleer santral falan olmayacak, orda "Nükleer çöplük olacak, çöplük. Bunu herkes iyi biliyor, yeterince iyi anlatamadığımız düşünüyorum" diye konuştu.
(Haberx.com; 26.06.2010)