Tüm Haberlere Dön
TMMOB ÇEVRE DİRENİŞLERİ BULUŞMASINA ÇAĞIRIYOR (WWW.ETHA.COM.TR, 18.06.2010)
Basından Ankara

TMMOB ÇEVRE DİRENİŞLERİ BULUŞMASINA ÇAĞIRIYOR (WWW.ETHA.COM.TR, 18.06.2010)

 

TMMOB Ankara İKK Sekreteri Ramazan Pektaş, 26-27 Haziran 2010 tarihlerinde düzenlenecek etkinlikle, toprağına, havasına, suyuna geleceğine sahip çıkan herkesin sesini başkentte duyuracağını ifade etti.

 

ANKARA- TMMOB Ankara Ankara İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Ramazan Pektaş yaptığı yazılı açıklamada, TMMOB İKK‘nın, toprağı, suyu, havası için direnenleri 26-27 Haziran 2010 tarihlerinde Ankara‘da düzenleyeceği etkinlikte buluşturacağını duyurdu.

 

Neo-liberal Özelleştirme politikalarının soymaya ve kirletmeye devam ettiğine işaret eden Pektaş, "Kamu İktisadi Teşekküllerini (KİT) kamunun sırtında kambur olarak gösterdi. Yıllarca ülke ekonomisine hayat veren kurumları hantal ve verimsiz tesislere dönüştüren uluslararası sermaye ve onun yerli işbirlikçileri, 80‘li yıllarda başlattıkları yağma ve talan furyası ile kamu mülkü olan mal ve hizmet üretim araçlarını yok etmişlerdi" ifadesini kullandı.

 

SOYGUN ÖZELLEŞTİRMELERLE MEŞRULAŞTIRILDI

 

Pektaş, yol ve köprüleri satma söylemi ile zaman içinde eğitim, sağlık başta olmak üzere modern insani yaşamın parçası olan her sektörün neo-liberal politikalardan etkilendiğini belirtti. Pektaş, "Kamu elindeki kötü işletmeciliğin nedeni bizzat kötü niyetli yönetimler olduğu halde kamu mülkiyetinin varlığı tek gerekçe gösterilerek özelleştirme adı altında yapılan soygun meşrulaştırılmaya çalışılmıştı" dedi.

 

Bugün gelinen noktada, özelleştirmelerin büyük oranda bittiğini ve devletin kamu, sanayi ve hizmet üretiminden tümüyle çekildiğini ifade eden Pektaş, "Yaşamın tümü ticarileştirilerek vatandaş yerine müşteri kavramı getirilmiş ve özel sermaye kuruluşlarının dilediğince at oynattığı mal ve hizmet üretim sektörleri dayatılmıştır" dedi.

 

İNSANLARIN TEMİZ ÇEVREYE İHTİYACI VAR

 

Ramazan Pektaş, sermayenin daha fazla kar amacıyla enerji ihtiyacı gerekçe gösterilerek Hasankeyf ve binlerce yıllık insanlık tarihini sular altında bırakmak istediği belirtilen açıklamada, insanların enerjiye ihtiyaç duydukları kadar temiz havaya, suya, tarihsel ve kültürel zenginliklere, radyasyonla kirlenmemiş bir çevreye, ormanlara ve nehirlere, siyanürsüz topraklara da ihtiyaç duyduklarının altı çizildi.

 

Pektaş, şöyle devam etti: "Siyanürle, radyasyonla, kükürtle öldürülmeye çalışılan insanlık sermayenin kârlarından değersiz değildir; yok edilmeye çalışılan doğa, bilânçolarından önemsiz değildir. Ekolojik talanın ve özelleştirme adı verilen soygunların aynı babanın çocukları olduğu gerçeğinden hareketle, özelleştirmelere ve çevresel katliamlara karşı ortak sesin güçlenmesi zamanıdır.

 

Bütün bu soygun, talan ve yağmaya karşı direnenler de var. Bergama‘dan Sinop‘a, Akkuyu‘dan Fırtına Deresi‘ne, Munzur‘dan Papart Vadisi‘ne, Ulukışla‘dan Kaz Dağları‘na kadar direnenler, toprağına havasına suyuna yani geleceğine sahip çıkanlar."

 

Pektaş, 26-27 Haziran‘da düzenlenecek olan etkinliğe toprağına suyuna havasına ve geleceğine sahip çıkan herkesi beklediklerini belirtti.