Gazze`deki Filistinlilerin ihtiyaç duyduğu malzemeleri taşıyan ‘insani yardım gemisi Mavi Marmara`ya yapılan vahşi İsrail saldırısına tepkiler Ankara‘da da giderek artıyor. Sokaklar protesto eylemleriyle dolu.
Gazzede`ki Filistinlilerin ihtiyaç duyduğu malzemeleri taşıyan ‘insani yardım gemisi Mavi Marmara`, 31 Mayıs Pazartesi sabaha karşı uluslararası sularda İsrail askerlerinin saldırısına uğradı. Saat 04,30 civarında gemiye çıkan tam teçhizatlı İsrail askerlerinin vahşi saldırı sonucu, hepsi savunmasız 16 kişi yaşamını yitirirken, 610 kişi de gözaltına alınarak cezaevine atıldı.
Filistin halkıyla dayanışmak ve İsrail`in sergilediği bu vahşete karşı dünya kamuoyunu harekete geçirmek amacıyla Ankara`da dün başlayan protestolar bugün de sürdü. 1 Temmuz Pazartesi günü 3 ayrı eylem gerçekleşti.
DİSK EYLEMİ
DİSK Ankara Bölge Temsilciliği saat: 12:30`da Kızılay merkezde kitlesel basın açıklamasıyla İsrail`i protesto etti. ‘`İSRAİL`İN FİLİSTİN HALKINA DÖNÜK SALDIRILARINI KINIYORUZ` pankartı ardında gerçekleşen basın açıklamasını DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Kani BEKO yaptı.
‘KATİL ABD ORTADOĞUDAN DEFOL – İKİLİ ANTLAŞMALAR İPTAL EDİLSİN - KATİL İSRAİL FİLİSTİNDEN DEFOL – FİLİSTİN HALKI YALNIZ DEĞİLDİR – YAŞASIN FİLİSTİN DİRENİŞİ – KAHROLSUN İSRAİL SİYONİZMİ` sloganları arasında konuşan BEKO şunları söyledi. :
‘31 Mayıs`ta sabaha karşı insani yardım amacı ile Gazze`ye yardım taşıyan "Mavi Marmara" gemisi ile diğer 5 gemilik filo, İsrail askerlerinin insanlık dışı saldırısına muhatap kalmışlar ve Mavi Marmara gemisinde sivillere açılan ateş sonucu çok sayıda kişi hayatını kaybetmiştir. DİSK, bu vahşi saldırıyı şiddetle kınamakta ve Ortadoğu`daki gidişattan derin kaygı duymaktadır.
Hiçbir neden insani yardım amacı ile yola çıkan, sivil insanlara yönelik bu katliamı mazur gösteremez. İsrail`in uluslararası hukuku ayaklar altına alarak yaptığı bu saldırı, Birleşmiş Milletlerin bugüne kadar İsrail`e karşı gösterdiği toleransın ve yaptırımsızlığın sonucu olan bir cesaretin ürünüdür.
İsrail`in Gazze`ye insani yardım götüren gemilere düzenlediği saldırı orta çağ korsanlığını çağrıştıran bir eylem olarak insanlığın hafızasına işlenmiştir.
İsrail Devleti, ABD`den aldığı güçle Ortadoğu coğrafyasındaki saldırganlıklarına bir yenisini eklemiştir. İsrail`in bu saldırıyı yapma cüretini ABD`nin Ortadoğu`daki askeri ve politik varlığından aldığı bilinen bir gerçekliktir.
Bu saldırganlığın ABD`nin son yıllarda bölgeyi enerji kaynakları ve yönetsel açılardan tümüyle ABD çıkarları ekseninde kontrol almayı amaçlayan Büyük Ortadoğu Projesinden kaynaklandığının iyi bilinmesi gerekmektedir. Bu saldırının zemini Büyük Ortadoğu Projesinde aranmalıdır.
Başbakan`ın bu projenin eş başkanı olduğunu ilan ettiği ve bu coğrafyadaki ABD varlığı ve etkinliğinin temelde İsrail`e dayandığı düşünülürse sanıyoruz AKP Hükümetinin ülkemizi bu projeye dahil etme kararını yeniden düşünmesi gerekecektir.
Bunun yanında, AKP hükümeti, yardım gemilerinin Gazze`ye doğru hareketinden bu yana, yaşanan krizi iyi idare edememiş, yardım gemilerinin büyük bir risk alarak, sivillerle beraber, açık hedef olacak bir biçimde, diplomatik dengeleri kurmadan yola çıkmasına rıza göstermiştir, Türkiye bu sürecin sonucunda ciddi bir uluslararası krizin temel taraflarından bir haline gelmiştir.
Filistin sorununun çözümü, Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda, İsrail işgalinin sona ermesi ve askerin geri çekilmesi, egemen Filistin devletinin varlığının kabul edilmesinden geçmektedir. Bu açıdan;
AKP hükümeti bundan sonra sürece akli selim olarak yaklaşmalı, krizin çözümü noktasında uluslararası kamuoyunu harekete geçirerek İsrail`in bu alanda mahkum edilmesini sağlamalı, "one minute" ucuzluğu dışında İsrail`e karşı sahici yaptırımlara başvurulmalı ancak gerginliğin çatışmalı bir sürece gitmesinin önüne geçmelidir.
Bu sürecin Yahudi yurttaşlarımıza yönelik bir saldırı dalgasına dönüşmemesi için gerekli önlemler alınmalı, kamuoyunun konu üzerinde özel bir hassasiyet göstermesi için çaba sarfedilmeli, ırkçı ve Yahudi düşmanı söylemlere karşı yaptırımlar geliştirilmelidir.
Gazze`ye uygulanan ambargo hemen kaldırılmalı ve insani yardımın en geniş ölçülerde hemen ulaştırılması uluslararası düzeyde güvence altına alınmalıdır. Bu bağlamda mevcut yardımların Gazze`ye ulaşması derhal sağlanmalıdır.
İsrail devletine karşı uluslararası boyutta etkili yaptırımlar gündeme getirilmeli, olayın sorumluları açığa çıkartılarak, uluslararası düzeyde mahkûm edilmelidir.
Türkiye, somut bir yaptırım olarak İsrail`le bütün askeri işbirliği anlaşmalarını ve askeri ihaleleri iptal etmeli, İsrail`le ilişkilerini mesafeli bir düzeye çekmelidir.
Saldırı sonucu yaralananların tedavisi için gerekli girişimlerde bulunulmalı, saldırıya muhatap kalanların güvenli bir şekilde evlerine dönmeleri sağlanmalıdır.
DİSK, başta Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu ITUC ve Avrupa Sendikalar Konfederasyonu ETUC olmak üzere uluslararası sendikal harekete, acil çağrıda bulunarak, üye sendikaların hükümetleri üzerinde baskı kurmasını, böylelikle İsrail`in yaptığı bu insanlık dışı saldırıyı kınamalarını ve insani yardımların güvenli bir biçimde yerlerine ulaştırılması için uyarı grevinde bulunmalarını talep edecektir.`
TMMOB EYLEMİ
TMMOB`ye bağlı odaların katıldığı eylem, saat: 13:00`de Sakarya Meydanı`nda gerçekleştirildi. Açık pankartların ardından slogan atılarak yapılan yürüyüş, yaya hareketliliğinin yoğun olduğu Kızılay`da yurttaşlardan epeyce ilgi gördü. Sakarya Meydanı`nda TMMOB İKK adına dönem sözcüsü Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şube Başkanı Ramazan PEKTAŞ basın açıklaması yaptı.
‘TAYYİP ŞOV YAPMA İSRAİLLE İŞ YAPMA‘, ‘YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ ‘, ‘FİLİSTİN HALKI YALNIZ DEĞİLDİR‘, ‘ŞİMDİ HEPİMİZ FİLİSTİNLİYİZ‘, ‘KATİL ABD ORTADOĞU`DAN DEFOL` sloganlarının atıldığı basın açıklamasında Ramazan PEKTAŞ şunları söyledi.:
‘Kan, Gözyaşı, Katliam: ABD`nin Ortadoğu Jandarması İsrail Kan Dökmeye Devam Ediyor!
ABD emperyalizminin Ortadoğu`daki jandarması İsrail küstahça kanlı saldırılarına devam ediyor. Hem de Filistin halkına insani yardım götürenlere karşı. Kendi askeri gücünü ve ABD işbirlikçiliğinden gelen gücünü yıllardır açık bir biçimde devlet terörüne dönüştüren İsrail hükümetleri, her fırsatta kan dökmekten çekinmemiş, her bahane ile kadın-erkek, genç-yaşlı, yetişkin-çocuk demeden kan dökmüştür. Kendi askerlerinin vahşi saldırılarına karşı konulmasına bile tahammül edemeyen bu gözü dönmüşlüğe ve devlet terörüne dünya daha ne kadar tahammül edecek?
Taş atan Filistinli çocuklara kurşun yağdırarak cevap veren İsrail ordusu insanlık tarihinin en acımasız katliamlarını gerçekleştirmişken, şimdi de Filistinlilere insani yardım götürenleri savunmasız ve silahsız oldukları halde katletmiştir. Son katliamda 19 kişiyi öldüren saldırgan İsrail, fütursuzca kan dökmekle kalmamış hiç hesap verme derdi olmadan Ortadoğu`da orman kanunlarını keyfiyetle uygulamaya devam etmiştir.
Katliamlara Sessiz Kalanlar, Cinayetlere Ortaktır!
Kameralar karşısında şov yaparak iç politika malzemesi üreten AKP hükümeti ise bugüne kadar İsrail`in saldırgan politikalarına yardım ve yataklık etmeye devam etmiştir. Ülkemizde pilotların eğitiminin sürdüğü ve gizli askeri anlaşmalar açıklanarak iptal edilmediği sürece bizim gözümüzde bu "one minute" şovlarının hiçbir inandırıcılığı olmayacaktır. Bugüne kadar İsrail`in vahşetlerine sessiz kalan emperyalist odakların sözünden çıkmayan bütün uluslar arası örgütlerin ve işbirlikçilerinin, Filistin halkının yok edilmesini meşrulaştırma çabalarını protesto ediyoruz.
İsrail`in uyguladığı işgal ve katliam politikalarına sessiz kalarak destek veren ABD başta olmak üzere bütün işbirlikçileri dökülen kanların hesabını ortaklaşa vermek zorundadır. ABD ve işbirlikçileri bu katliam politikalarına net tavır alıp devlet terörüne engel olmadığı sürece hiçbir mazeret inandırıcı olmayacak, dünya halkları bu katliamın ortak sorumlusu olarak İsrail ile birlikte ABD ve işbirlikçilerini sorumlu tutacaktır.
Ortadoğu`da Bir Cani Dolaşıyor!
Bugün artık görülmüştür ki, İsrail`in katliam politikaları sadece Filistin halkını değil, aynı zamanda Ortadoğu halklarını, barış koruyucularını, insani yardım taşıyanları uluslar arası alanda bile gözünü kırpmadan öldürmekte ve dünya barışı için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bugüne kadar işledikleri insanlık suçlarına yenilerini ekleyen insan kasapları mutlaka bağımsız ve yansız mahkemelerde yargılanmalı ve bu katillerden hesap sorulmalıdır.
Uluslar arası sularda bu vahşi cinayeti işleyenler, zorba ve kural tanımaz tavrını sürdürmekte ve ölenlerin adlarının bile bulunmasını engellemekte, dünyaya meydan okurcasına sansür uygulamaktadır. ABD`nin her koşuldaki desteğine, elindeki nükleer silahlara ve askeri gücüne güvenerek sürekli olarak kan döken İsrail daha fazla beklemeksizin durdurulmalı ve Filistin halkının yıllardır çektiği esaret ve zulme son verilmelidir.
Şimdi, barışsever İsrail vatandaşları dâhil bütün dünya halkları Filistin halkının yıllardır hangi katliam ve yok etme politikaları altında yaşadığını bir kez daha görmüştür. Filistin halkının haklı ve meşru mücadelesine destek vermek her barışseverin, her insanın tartışmasız görevidir. Bu görev bağımsız bir Filistin kuruluncaya kadar sürecektir.`
İSRAİL ELÇİLİĞİNE SİYAH ÇELENK
Ankara`da İsrail karşıtı gerçekleşen günün son eyleminde ise, saat: 18.00`de İsrail Büyükelçiliğine siyah bir çelenk bırakıldı.
KESK Ankara Şubeler Platformu her üç eyleme katılarak destek verdi.