Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessese Müdürlüğüne bağlı yeraltı kömür ocağında 17 Mayısta meydana gelen patlamanın, maden işçisine ölümün "kader" olarak dayatıldığını bir kez daha gündeme getirdi.
Bu kazalar tesadüf değil Odadan yapılan açıklamada, patlamanın ardından yer alfanda sıkışıp kalan 2si maden mühendisi olmak üzere 28 işçiye ulaşılmasının da ne yazık ki 3 gün sonra mümkün olabildiği, hatta madencilerden 2sine de hala ulaşılamadığı belirtilerek şöyle.denildi:
"İlk belirlemelere göre bir ateşleyici kaynağının sebep olduğu grizu patlaması, enerji ve madencilik alanında yaşanan taşeronlaştırma ve piyasalaştırma uygulamalarının yalnızca ülke ekonomisini değil, iş güvenliği ve işçi sağlığını da olumsuz etkilediği gerçeğini ortaya çıkardı." Açıklamada, şu görüşlere yer verildi: "Can kayıplarının önlenmesi için TTKnın yeniden yapılandırılması zorunluluk haline gelmiştir. TTKya tüm faaliyetlerini yürütmeye yetecek kadar işçi alımı için kadro tahsisi yapılmalıdır.
Kuyu, galeri açma gibi bugün taşeronlar eliyle yürütülen işler için de kurum bünyesinde özel ekipler oluşturulmalıdır." Söz konusu açıklamada, madenlerin özelleştirilmesi veya TTK tarafından işletilen madenlerin "hizmet alımı" adı alfanda özel sektöre açılmasının, güvenlik önlemleri yüksek düzeyde olması gereken bu iş kolunda uzmanlaşmanın önündeki en büyük engel haline geldiği kaydedildi.
AKP sorumluluktan kaçamaz Acilen iş güvenliğinin hayati öneme sahip olduğu bu alanlarda, gerekli denetimlerin uzmanlar tarafından düzenli olarak yapılması gerektiğinin belirtildiği açıklamada, "AKP Hükümeti, ihmal kurbanı olmuşlar, madencinin kaderi bu, kurtarma çalışmaları cansiperane şekilde yapılıyor gibi söylemlerle sorumluktan kurtulamaz. Artık, Karaelmas madencinin tabutu olmasın" denildi.
(Yeni Çağ; 23.05.2010)