Rusya ile imzalanan Akkuyu nükleer santral inşaatının Türkiyenin enerjide dışa bağımlılığını artıracağı ve daha yüksek fiyatla enerji tüketir hale geleceği ortada iken neden böyle bir anlaşmaya gidildiği uzmanları hayretler içinde bırakıyor. Son yazımızda Rus basınında yer alan "Türkiyede kurulan nükleer santralin tapusu Rusyaya ait olacak" şeklindeki haberlere değinmiştik.
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ise Akkuyu Santralinin maliyetinin emsallerine göre yüzde 72 daha fazla olduğunu, bunun da Türk insanının daha pahalı elektrik tüketmesi anlamına geldiğini bildiren bir açıklama yayınladı.
EMOnun açıklamasına şöyle: "Akkuyudaki santralı inşa edecek olan Rus Atomstroyexport firması, 4.800 megavat kurulu güce sahip olacak santralın maliyetini 20 milyar dolar olarak açıkladı. Bu durumda, kilovat başına maliyet (birim maliyeti) 4.166 dolar. Oysa şu anda Rusyada inşa aşamasında olan üç santraldan Nizhegorodun birim yatırım maliyeti 1.958 dolar, Novovoronezhin 2.083 dolar, Leningradın 2.417 dolar. Yani Akkuyu için Rusya, kendi ülkesindeki en pahalı santral inşaatından yüzde 72 daha yüksek bir maliyet gösterdi. Maliyet yüksek gösterildiği için, santralde üretilen elektriğe de daha pahalı bir fiyat biçildi. Rusya, anlaşmayla Türkiyeye 15 yıl boyunca ortalama 12.35 sent gibi yüksek bir fiyatla elektrik satma garantisi elde etti. Bu durumda, 15 yılda santralde üretilecek olan 415 milyar kilovatsaat elektrik için Türkiye, 51 milyar dolar gibi yüksek bir fatura ödeyecek. Ayrıca nükleer santralın sahibi, yüzde 100 hisseyle Rus Atomstroyexport firması olacak. Firma inşaatı bitirince, yüzde 49 hissesini satma planı da yapıyor. Yani Türkiyenin, Rus doğalgazına bağımlılıktan kurtulmak için giriştiği nükleer santral işinde geldiği nokta, kendi ülkesinde Rusyayı santral sahibi yaparak nükleer bağımlılık geliştirmek oldu."
O halde Türkiye bu santrale neden izin verdi? Kurulacak santral dünyanın en pahalı santrallerinden biri olacak. Pahalı elektrik üretilip vatandaşa pahalı satılacak. Oysa nükleer enerji ile elektik maliyetinin azalması gerekirdi.
Buna bağlı olarak sanayideki enerji maliyetleri artacak. Bütün bunların yanı sıra Rusyaya yüzde 70 alım garantisi verilecek. Üstelik nükleer santral tamamen Ruslara ait olacak. Rusya kendi topraklarımızda ürettiği nükleer enerjiyi bize satacak.
Nükleer santralle Türkiyenin enerji sorunu çözülmek yerine daha dışa bağımlı hale gelecek, daha kazıklı faturalar ödenecek. Şu sıralar iktidarın nükleer enerji ile ilgili imzaladıkları anlaşmayı zafer olarak takdim etmelerine bakınca gelişmeleri hayretler içinde takip ediyoruz.
(Muharrem Bayraktar/Yeni Mesaj; 17.05.2010)