Elektrik Mühendisleri Odası, Türkiyenin ortalama fiyat üzerinden 15 yılda Rusyadan alacağı 415 milyar kilovat saatlik enerji karşılığında 51 milyar dolar ödeyeceğine dikkat çekti.
EMO, Türkiyede kurulacak nükleer santralinin yatırım maliyetlerinin diğer nükleer santral yatırımlarına göre daha yüksek olduğunu belirterek, yatırım maliyetinin yüksek tutulmasının, elektrik satış fiyatının da yüksek belirlenmesine yol açacağına dikkat çekti. EMO, ortalama fiyat üzerinden Türkiyenin, 15 yılda satın alacağı 415 milyar kilovat saatlik elektrik karşılığında 51 milyar dolar ödeyeceğini vurguladı. EMOdan yapılan açıklamada, AKP Hükümetinin nükleer teknoloji merkezi yaratacakları iddiasıyla başlattıkları ihale sürecinin Rusyanın Türkiyenin yapacağı yer tahsisi üzerinden nükleer santral sahibi olmasına dönüştüğü ileri sürülerek, "İmzalanan devletlerarası anlaşmaya göre nükleer santralin sahibi yüzde 100 hisseyle Rusyanın reaktör inşa eden şirketi Atomstroyexport olacak. Hatta şirket, daha sonra yüzde 49a kadar hisse satışı yapmayı planlıyor. Bu kapsamda Türk şirketlerinin ilgili olduğunu, ancak Avrupadaki şirketlerle de görüştüklerini dahi açıkladılar. Yani Türkiyenin nükleer santral konusunda geldiği nokta, kendi ülkesinde Rusyayı nükleer santral sahibi yapmak olurken, nükleer santral kurulum süreci içinde Türkiyeye doğalgazda bağımlı olduğu Rusyadan bir de nükleer enerji satın alan ülke olma konumu biçildi" denildi.
415 MİLYAR KİLOVATSAATLİK ELEKTRİK SATIN ALINACAK
Yatırım maliyetinin yüksek tutulmasının, elektrik satış fiyatının da yüksek belirlenmesine yol açtığına dikkat çekilen açıklamada, alım garantisi kapsamında müşterisi hazır olan nükleer santralden satılacak enerjinin birim fiyatının 18.77 kuruş ile DUY denilen karaborsa fiyatına yükseltildiği belirtildi. Açıklamada, "Devletlerarası anlaşma yoluyla nükleer santral üzerinden 15 yıl gibi uzun vadeli olarak yüksek fiyat düzeyinin garanti edilmesiyle enerji fiyatlarında artış yapısal hale getirilmiş olacak. Ortalama fiyat üzerinden Türkiye, Rusyaya 15 yılda satın alacağı 415 milyar kilovat saatlik elektrik karşılığında 51 milyar dolar ödeyecek. Şirket, 15 yılın ardından da kurulan DUY piyasası üzerinden yüksek fiyatla satış olanağım sürdürebilecek" denildi.
ANLAŞMA SORGULANMAYA MUHTAÇ
Yapılan anlaşmanın pek çok açıdan sorgulanmaya muhtaç olduğu ifade edilen açıklamada, ucuz enerji üretiminin söz konusu olmadığı vurgulandı. Tersine vatandaşların nükleer santral nedeniyle ciddi bir riskle karşı karşıya bırakıldığı, bunun karşılığında ise ekonomik anlamda bir faydadan söz etmenin dahi mümkün olmadığı kaydedildi.
TAMAMEN SİYASAL BİR TERCİH
Açıklamaya şöyle devam edildi:
"Tamamen siyasal bir tercihtir ve örtülü ilişkilerin sonucudur. Rusya ile yalnızca nükleer santral kurulmasına ilişkin anlaşma imzalanmamış, aynı gün Başbakanın damadının Genel Müdürü olduğu Çalık Holdingin yürüttüğü projeye ilişkin de işbirliği anlaşması yapılmıştır. İki ülkenin enerji bakanlıkları arasında imzalanan işbirliği mutabakatı ile Karadeniz Bölgesindeki ham petrolün Samsun-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattının önceliği temel alınarak taşınması öngörülmektedir. Böylece Çalık Holdingin projesine Rusyadan petrol akıtılması kararlaştırılmış olmaktadır."
(Kent Gazetesi; 14.05.2010)