Türkiye ile Rusya arasında Mersin Akkuyuda nükleer santral kurulmasına ilişkin anlaşma, TBMM Dışişleri Komisyonunda, CHPlilerin itirazına rağmen kabul edildi. Türkiyenin bugün ürettiği toplam enerjinin yüzde 14ünü karşılayacak olan ülkenin ilk nükleer santralinin adı da Akkuyu adıyla Mersinin Gülnar ilçesine bağlı Büyükeceli beldesi sınırlarında kurulacak. Belde, Mersinin Silifke ilçesinin 45 kilometre batısında, bağlı olduğu Gülnar ilçesine ise 38 kilometre mesafede yer alıyor.
Nükleer santralin Türkiyenin en önemli projelerinden birisi olduğunu söyleyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, "Bizler bu konuda kararlılığımızı her platformda her vesile ile belirtiyoruz. Bu konuda çok bile geç kalındı. Türkiye ile Rusya hükümetleri arasında imzalanan Akkuyu sahasında nükleer santralin tesisine ve işletimine dair işbirliği anlaşması kapsamında, çalışmalara bir an önce başlayacağız" dedi.
Bakan Yıldız, nükleer santrallerin enerjide dışa bağımlılığa karşı yapılan çalışmalarda önemli bir unsur olduğunu hatırlatarak, "Bugün itibariyle Türkiyenin enerji açığı yok ancak dışa bağımlılığımız yüzde 7273 seviyesinde. Bütün çabamız bu oranı düşürmek" şeklinde konuştu. Türkiyede 40 yıldan bu yana gerçekleştirilemeyen nükleer güç santralinin yapılması için bir irade koyduklarını ifade eden Yıldız, nükleer güç santrallerine sadece enerji üretimi açısından bakılmaması gerektiğini, bunun aynı zamanda sanayileşmenin de önemli bir göstergesi olduğunu kaydetti. Yaklaşık 515 bin tane parçayla beraber aslında yan sanayinin, ana sanayi olarak gelişmesinin de sağlanacağını dile getiren Enerji Bakanı, "Şu anda işletmede bulunan dünyadaki 439 santrale baktığınızda, çok az istisnası dışında gelişmiş ülkelerde bunlar yapılmıştır. Yaklaşık 69 adet inşası süren santralin de yine benzer ülkelerde yapıldığını görürsünüz" dedi.
Türkiyenin yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmasının da yollarını açmaya çalıştıklarını kaydeden Bakan Yıldız, bu kapsamda hazırlanan, Yenilenebilir Enerji Kanunu tasarısının TBMM tatile girmeden, yani 16 Temmuzdan önce yasalaşmasını umduğunu söyledi. Kanunun başta su, rüzgar, güneş, jeotermal gibi enerji kaynaklarından elektrik üretimini önemli ölçüde teşvik edeceğini sözlerine ekleyen Bakan Yıldız, nükleer ve yenilenebilir enerji kaynaklarının, temiz ve birbirini tamamlayıcı unsurlar olduğuna dikkat çekti Bu arada Güney Kore ile Sinopta kurulması planlanan nükleer santralle ilgili olarak finansman, eskalasyon, ortaklık yapısı, risklerin paylaşılması gibi konularda mutabakata varamadıklarını belirterek, "Biz, bu işi bilen, knovv-hovvını getiren firma risklerini paylaşacaktır diyoruz. Uluslararası anlaşmalar kadar riskler paylaşılsın istiyorlar. Ancak biz santrali yapma isteğimizi, kararlılığımızı ön plana çıkarıyoruz" diye konuştu.
EMOdan kaptı- kaçtı tepkisi
Rusya ile yapılan nükleer enerji santralı anlaş masının kaptı-kaçtı yöntemiyle Meclisten geçirilmek istendiğini öne süren Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), hükümeti eleştirdi. Anlaşma incelendiğinde, kurulacak nükleer santralın yüzde 100 hisseyle sahibinin Rus tarafı olacağına işaret eden Elektrik Mühendisleri Odası, açıklamasında özetle şu görüşlere yer verdi:
"Rusya yüzde 51 hissesi kendisinde kalması koşuluyla isterse kalan hisselerini satacaktır. Bu hisselerin sahibinin yerli şirketler olması ya da Türkiyedeki kamu kuruluşu olması dahi söz konusu değildir Yalnızca satılacak şirketler konusunda Türkiyenin de rızası alınacaktır. Rus tarafı projede başarısız olursa, halefini de kendisi belirleyecektir. Projenin başarısızlığı durumunda Rusya için herhangi bir yükümlülük düzenlemesi anlaşmada yer almamaktadır. Nükleer enerji şirketine alım garantisi verilen 15 yıllık süre için fiyat kilovat saat başına KDV hariç 12,35 sent olarak belirlenmiştir Bu fiyata yüzde 18lik KDV eklendiğinde, 14,57 sente çıkmaktadır ki bugünkü kur üzerinden 23 kuruşu aşmaktadır Bu nükleer santralden üretilecek elektriğin ne kadar pahalı olduğunu göstermektedir Kaldı ki bu fiyat ağırlıklı ortalama olup kademeli tarifede 28,7 kuruşa kadar çıkabilecektir
(Enerji; 01.05.2010)