Geçen şubat ayında Uludağ, Çamlıbel, Van Gölü ve Fırat elektrik dağıtım bölgeleri, Özelleştirme İdaresi tarafından özelleştirildi. Dört şirket için ortaya çıkan 1 milyar 529 milyon dolarlık gelir ile birlikte, elektrik dağıtım ihalelerinde toplam 5,1 milyar dolar gibi beklenmedik büyüklükte bir rakama ulaşıldı.
Şimdi en büyük lokma olan Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ için geri sayım başlıyor. 20 Temmuzda ihaleye çıkacak olan şirketin satışında yeni bir özelleştirme rekoru kırılacağa benziyor.
Özellikle son iki yıldır şirketin daha iyi hizmet verebilmek için yaptığı çalışmalar, BEDAŞın değerini artıracak faktörlerin başında geliyor. Son yıllarda şirketin altyapı iyileştirmeleri için yatırımlarını artırması, özelleştirmenin en büyük lokmasını daha da cazip hale getiriyor.
Öte yandan elektik dağıtım şirketlerinin yüksek fiyatlarla satılması bazı soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Sektörden birçok yetkili yüksek fiyatların gelecek dönemde elektrik tüketicisine yüklü faturalar şeklinde yansıyacağını düşünüyor. Ancak bazı elektrik dağıtım şirketleri özelleştirilmiş olmasına karşın elektrik fiyatlarının artacağı yönünde bir işaret henüz yok. Fakat önümüzdeki dönemde BEDAŞ gibi bir şirketin özelleşmesi bu durumu tersine çevirebilir. Ayrıca elektrik dağıtım şirketlerini devralan şirketlerin altyapıya ne oranda yatırım yapacakları da net değil.
YÜKSELEN DEĞER
Yaklaşık dört milyon abonesi olan BEDAŞ, Türkiye elektrik dağıtım pazarının yüzde 14üne sahip. Şirketin sahip olduğu pazar büyüklüğü bile özelleştirme ihalesine girecek şirketlerin iştahını kabartıyor. Fakat Türkiyenin en yoğun nüfusuna sahip olan İstanbulun Avrupa yakasında faaliyet gösteren şirketin kusursuz bir altyapıya ve hizmet kalitesine sahip olması gerekiyor.
Türkiye genelindeki elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirme sürecine girdiği 2006 yılından bu yana, bu kamu şirketleri mevcut sistemlerini iyileştirmek için önemli yatırımlar yaptı. Bu şirketlerin başında da BEDAŞ geliyor. Şirket, 2008 yılından bugüne hizmet kalitesini artırabilmek için altyapıya ve müşteri ilişkilerine yönelik yatırımlarıyla dikkat çekiyor.
Zira şirketin ödeme merkezlerinde oluşan kuyrukları, elektrik şebekesindeki kayıp ve kaçakları engelleyebilmek için bu yatırımları yapması gerekiyor. Bugün şehir şebekesinde 40lı yıllardan kalma elektrik kablolarının bile bulunuyor olması, bu yatırımların önemini ortaya koyuyor. BEDAŞ Genel Müdür Abdullah Altay, "Abone sayımızda her yıl ortalama yüzde 5 büyüme hedefliyoruz. Mevcut abonelerin ve yeni abonelerin sıkıntısız bir hizmet alabilmesi için ortalama yıllık 80 milyon liralık yatırım yapıyoruz" diyor ve ekliyor: "Yaptığımız yatıran faaliyetleri ve sistem güvenliği çalışmalarıyla birlikte şebekedeki arızaların bir önceki yıla oranla yüzde 50 azaldığım gözlemledik." Şirket, teknik yatırımların yanı sıra müşteri ilişkilerinde yaptığı çalışmalarla da dikkat çekiyor.
Birkaç yıl öncesine kadar şebekede gerçekleşen arızaların müşteri tarafında kuruma iletilmesini sağlayan "186"" numaralı elektrik arıza hattı personel yetersizliği nedeniyle ihtiyaca cevap veremiyordu. 2009 yılının ocak ayında faaliyete geçen "Çağrı Merkezi" ise sadece şebeke arızalarına değil abonelerin şirket ile ilgili her türlü istek ve sorunlarını çözmeye çalışıyor.
Ayrıca şirket müşteri hizmetleri ile ilgili önemli ilerleme gerçekleştirdi. 2009 yılında BEDAŞın çağrı merkezine gelen yaklaşık 2,5 milyon çağrı, şirketin müşteri ilişkilerinde birkaç yıl öncesine oranla epey yol kat edildiğini gösteriyor.
Elbette bu gelişmeler özelleşme sürecinde olan şirketin piyasa değerinin yükselmesi için önemli. Elektrik dağıtım bölgelerinin yaşadığı özelleştirme fırtınasında en büyük fiyatın ödeneceği BEDAŞın da özelleştirilmesiyle birlikte süreç yeni bir boyut kazanacak. Zira yüksek özelleştirilme bedellerinin gelecekte fiyatlara yansıyıp yansımayacağı yavaş yavaş anlaşılacak. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, "Yapılan ihalelerde sorunlar var. Dağıtım özelleştirmesine yönelik olarak yayımlanan tarife metnine bakıldığında özelleştirme fiyatlarının bedelini uzun vadede yurttaşların ödeyeceği görülüyor" diyor ve ekliyor: "İhaleyi oluşturan bedellerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığına dair bir denetim yok."
FİYATLAR TAVAN YAPARSA
Geçtiğimiz yıl global krizin Türkiyeyi etkilemesi nedeniyle elektrik talebinde düşüş yaşandı. Her yıl ortalama yüzde 7 artan elektrik talebi Ocak-Ağustos 2009 döneminde yüzde 5 daraldı. Fakat krizin etkilerinin kalıcı olmayacağı kesin. Özellikle Enerji ve Tabu Kaynaklar Bakanlığının 10 yıllık projeksiyonu elektrik talebinin ciddi boyutlara ulaşacağını gösteriyor. Bugün 40 bin megavvatt olan elektrik ihtiyacının 10 yıl sonra iki katına yaklaşması bekleniyor, Fakat enerji alanında yapılan yatırımların miktarının şimdilik bu talebi karşılamada yetersiz kalma olasılığı ve elektrik üretiminde yüzde 50ler seviyesinde olan doğalgazın ithal edilmesi fiyatların yukarıya doğru hızlı bir tırmanış izleyebileceğini gösteriyor.
Bugün yüksek fiyatlara elektrik dağıtım bölgelerini satın alan şirketler, yatırımın bedelini geri döndürmek için fiyatları yukarıya doğru çekebilir.
SANKO DA İSTEKLİ
Bu düşüncenin yanlış olduğunu belirten Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkam Abdulkadir Konukoğlu, "Biz her alanda olduğu gibi elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesini de olumlu buluyoruz. Ayrıca elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesi beklenin aksine elektrik fiyatlarının yükselmesini değil, normal fiyat artışı şeklinde seyretmesini sağlayacak. Çünkü özelleştirme, beraberinde rekabeti getirdiği için hem hizmet kalitesi hem de teknik kalite açısından piyasayı rahatlatacak. Biz ilk etapta özelleştirme ihalelerine katılmadık. Ama bundan sonraki özelleştirme ihalelerine girmeyi planlıyoruz" diyor.
Konukoğlunun belirttiği rekabet ortamı ihale esnasında belki çok sert yaşanabilir. Fakat ihale sonunda dağıtım hakkını kazanacak şirket, bölgede başka bir şirket olamayacağı için doğal tekel olacak. Özelleştirmenin temel prensiplerinden olan rekabet bakımından, kamu kurumunun elinde olan tekelin özel kuruma geçmesiyle değişen çok fazla bir şey olmayacak.
Enerji üretim şirketlerinin dağıtım ihalelerini de aldığı düşünüldüğünde hem üretim hem de dağıtım alanında tekeller oluşabilir.
Enerji fiyatlarının göstereceği ciddi artışlar, hem konut hem de sanayi bazında önemli sorunlar yaratabilir. Bu nedenle yasa koyucunun özelleştirme sürecinde doğabilecek sorunların çözümü için yapacağı düzenlemeler büyük önem taşıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı Hilmi Güler, "Önümüzdeki dönemde elektrik fiyatlarında önemli bir artış olmamasını temenni ederim. Bizim daha önce hazırladığımız planda, bu fiyatların artışlarındaki miktar dikkate alınmıştır ve önümüzdeki dönemde de dikkate alınacağına inanıyorum. Genel ilke olarak sanayicinin, halkımızın, ihracatçımızın yüksek fiyatlı elektrik kullanmaması temel amacımızdır" diyor.
ALTYAPI YATIMLARI ETKİLENİR Mİ?
Bugün BEDAŞ gibi kamunun denetiminde olan dağıtım şirketleri, Türkiye için önemli bir sorun olan elektrik dağım şebekesinin modernizasyonu için önemli kaynak ayırıyor. BEDAŞ, sahip olduğu abone sayısı sayesinde yatırımını önemli oranda artırabildi. Senelik ortalama 80 milyon TLlik yatırım, ciddi bir rakam olarak öne çıkıyor. Cengiz Göltaş, "Bu dağıtım şebekelerini alan şirketlerin mevcut şebekelerde bakım, yenileme, araştırma, geliştirme ve teknolojik gelişmeye ne oranda sahip çıkacakları konusunda bir belirsizlik var" diyor.
Fakat şirketlerin yatırımlarının geri dönüş sürelerinin kısalması için kayıp ve kaçak oranlarını düşürmeleri gerekiyor. Bu konuda son beş yılı başarılı geçiren BEDAŞ, 2004de yüzde 19,35 olan kayıp kaçak oranını 2009da yüzde 9,68 e düşürmeyi başardı. Bu oranın düşmesinde kaçak elektrik ile mücadele kadar altyapının yenilenmesi ve modernizasyon da önem taşıyor. Bu nedenle özelleştirme sonunda dağıtım bölgesini alan şirketlerin, altyapı yatırımlarına hız vermesi bekleniyor. Elektrik sanayisine hammadde sağlayan Erbakırın Yönetim Kurulu Üyesi Müjdat Keçeci, "Elektrik dağıtım ihalelerini alan şirketlerin kayıpları engellemesi ve daha çok enerji satmak için daha fazla alana ulaşması gerekiyor" diyor ve ekliyor: "Bu özelleştirme süreci kablo sektöründeki hareketlenmenin önemli bir faktörü olacak." Özelleştirme, hem enerji şirketlerinin hem de bu şirketlere ürün satanların dikkatle izlediği bir süreç. Bu arada geniş kitlelerin merak ettiği konu ise elektrik fiyatlarının orta ve uzun vadede nasıl bir seyir izleyeceği. Bu yıl hız kazanan özelleştirmeler, BEDAŞın özelleştirilmesi ile farklı bir boyut kazanacak. Fakat şirket özelleştirme sürecine çok daha önceden başlamış gibi. Şirket, yaptığı çalışmalar ve geliştirdiği sistemlerle kamu kurumlarının genel manzarasından oldukça uzak. Modern bir yapıya ulaşmakta hızlı adımlar atan BEDAŞı, özelleştirme sonunda alacak şirket elektrik dağıtımının en büyük ve en doyurucu lokmasını kapmış olacak.
İhaleler Bu Yıl da Devam Edecek
Elektrik dağıtım ihaleleri 2010a damgasını vuracak
-Başkent Elektrik Dağıtım AŞ (Ankara, Kırıkkale, Zonguldak, Bartın, Kastamonu, Karabük ve Çankırı) 2008de 1 milyar 225 milyon dolara özelleştirildi. İhaleyi kazanan Enerjisa Elektrik Dağıtım AŞ oldu.
-Sakarya Elektrik Dağıtım AŞ (Kocaeli, Bolu ve Sakarya) özelleştirmesini ihalesini 2008 yılında Akkök, Ak Enerji ve Cez ortaklığı 600 milyon dolara kazandı.
-Meram Elektrik Dağıtım AŞ (Kırşehir, Nevşehir, Konya, Karaman, Niğde ve Aksaray) ihalesini 440 milyon dolara Alsim Alarko Sanayi Tesisleri ve Ticaret AŞ kazandı.
-Araş Elektrik Dağıtım AŞ (Erzurum, Kars, Ardahan, Erzincan, Bayburt, Iğdır) özelleştirme ihalesini 2008 yılında 128,5 milyon dolara Kiler Alışveriş Hizmetleri aldı.
-Çoruh Elektrik Dağıtım AŞnin (Gümüşhane, Rize Trabzon, Artvin ve Giresun) özelleştirmesini 2009 yılında Aksa Elektrik Perakende Satış AŞ 227 milyon dolara kazandı.
-Yeşil Irmak Elektrik Dağıtım AŞnin (Samsun, Ordu, Çorum, Sinop, Amasya) özelleştirme ihalesini 2009 yılında Çalık Elektrik Dağıtım AŞ 441,5 milyon dolara kazandı.
-Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞnin (Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak) özelleştirilme ihalesini 2009 yılında Eti Gümüş AŞ 485 milyon dolara kazandı.
-Uludağ Elektrik Dağıtım AŞnin (Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova) özelleştirme ihalesini 2009 yılında Limak İnşaat Ticaret AŞ 940 milyon dolara kazandı.
-Van Gölü Elektrik Dağıtım AŞnin (Van, Bitlis, Hakkari ve Muş) özelleştirmesini 2009 yılında Aksa Elektrik Perakende Satış AŞ 100 milyon 100 bin dolara kazandı.
-Çamlıbel Elektrik Dağıtım AŞnin (Sivas, Tokat ve Yozgat) özelleştirme ihalesini 2010 yılında Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ 285 milyon 500 bin dolara kazandı.
-Fırat Elektrik Dağıtım AŞnin (Bingöl, Elazığ, Malatya ve Tunceli) özelleştirme ihalesini 2010 yılında Aksa Elektrik Perakende Satış AŞ 230 milyon dolara kazandı.
VARLIĞINI HİSSETTİRMEDEN HİZMET VERMEK
Şirket son yıllardaki altyapı yatırımları sayesinde değerini yükseltti İstanbulun Avrupa yakasına elektrik dağıtan ve 4 milyona yakın aboneyle Türkiyedeki elektrik dağıtım pazarının yüzde 14ünü kontrol eden Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ (BEDAŞ) son yıllarda hızlı bir dönüşüm içine girdi. Altyapısı, insan kaynaklan ve hizmet kalitesini yükseltmeye çalışan özelleştirme sürecindeki şirket, bu alanda önemli çalışmalar yapıyor. BEDAŞ Genel Müdürü Abdullah Atalay, bu çalışmaları ve dönüşümü Bloomberg BusinessWeek Türkiyeye değerlendirdi.
2010 yılında BEDAŞın hedefleri neler olacak. Kısaca bilgi verebilir misiniz?
Yaklaşık 4 milyon abonemiz var. Kısa ve orta vadede yıllık ortalama yüzde 5lik abone artışı hedefliyoruz. 2010 yılında şebekelerimize yatırımımız devam edecek. Özellikle dönüşüm çalışmalarını büyük oranda sonlandırmayı hedefliyoruz.
Çok eski trafo binalarımızın ıslahına devam edeceğiz. Bunun dışında belirlediğimiz işletme performansı hedefleriyle daha az sorunlu bir yapıya kavuşacağız. Bu nedenle arkadaşlarımız eğitimden geçirildi. Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ (TEDAŞ) ile yaptığımız çalışmayla SCADA projemizi ihale ettirmeyi planlıyoruz. Bunu gerçekleştirirsek İstanbulun Avrupa yakasında şebekenin modern yöntemlerle izlenmesi ve denetlenmesi sağlanmış olacak. Projenin bedeli yaklaşık 25-30 milyon euro civarında olacak; bu yıl içinde ihalesini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.
Modern şehircilik anlayışında çok önemli bir göreviniz var. İstanbul gibi bir metropolde sizin yapacağınız işlerin önemi daha da artıyor. Bu anlamda şirket olarak nasıl bir misyona sahipsiniz?
Biz dinamik bir yapı gösteriyoruz. Bu nedenle öncelikli hedefimiz müşterilerimize kaliteli ve kesintisiz hizmet vermek. Hiçbir şekilde kurumun varlığını fark ettirmediği bir anlayışla hizmet veriyoruz. Bizim kendi misyonumuz şu: "Hayatınızda hep varız ama siz bizi hiç fark etmeyeceksiniz." Eğer sizin yapmış olduğunuz faaliyet, ortaya koyduğunuz çalışma anlayışı insanların sürekli iç içe olduğu bir hizmetse perde arkasında bu faaliyeti icra edenlerin akla gelmemesi gerekir. Ne kadar az fark edilirseniz bizim sektörde o kadar başarılısınız demektir.
Sistemin iyi işlemesi için ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz?
2008 yılı sonu itibariyle biz çeşitli sorunların çözümüyle ilgili çok ciddi adımlar attık. En başta "sistem koordinasyonu" adını verdiğimiz, aynı zamanda çağrı merkezi olarak işlem gören yapıyı oluşturduk. Abonelerimizin sorunlarının bir merkezde toplandığı, profesyonel görevlilerin karşıladığı, sorunlara uygun çözümler bulunduğu ve cevaplandırdığı bir sistem bu.
Diğer taraftan kendi teknolojik altyapımızı geliştirme çalışmalarımız kapsamında, elektrik arızalarını minimize etmemizi sağlayacak sistem optimizasyonuna yönelik bir koordinasyon merkezi kurduk. 2009 yılında çağrı merkezi kapsamında çalışan 50 personelimiz 2,5 milyon çağrı aldı. Bu almış olduğumuz çağrılar, tamamen arızaya yönelik değildi elbette. Kurumumuzun bütün faaliyet bileşenleriyle ilgili bu çağrılarda, fatura sorgulanmasından tutun da mevzuat bilgilendirmesine kadar her türlü müşteri istek ve şikayetleri yer alıyordu.
Daha önce de 186 numaralı elektrik arıza hattı vardı. Kurmuş olduğunuz çağrı merkezi ne gibi bir fark yarattı?
Eskiden hiçbir şekilde abonelerimiz bize ulaşamıyordu. 186 nolu bir telefonumuz vardı ama bu telefonlar her işletmede bir ya da iki taneydi. Dolayısıyla o işletmedeki görevliler, bir taraftan arıza tadilatını yaparken diğer taraftan fırsat bulurlarsa telefona bakarlardı. Elbette bu profesyonel ve nitelikli insan profilini gerektirdiği için zaman zaman abonelerimizle sıkıntılar, sürtüşmeler yaşanıyordu. Biz bu çalışmamızla bütün bunları ortadan kaldırdık. 2009 yılı ocak ayında faaliyete geçen çağrı merkezimiz abonelerimize hak ettiği değerde bir hizmet vermeye başladı.
(Business Week; 01.04.2010)