Akkuyu nükleer santral projesinin Ruslara ihalesiz verilmesi kararı üzerine yasal değişiklikler için düğmeye basıldı. Şimdi aynı modelin Sinopta da uygulanması için diğer devletler sıraya girdi.
Akkuyu nükleer santral ihalesinin iptali sonrasında Rusların gönlü Başbakan Tayyip Erdoğanın Moskova ziyareti sırasında alındı. Danıştayın verdiği kararın ardından iptal edilen ve tartışmalara neden olan ihale sürecine yeniden girmeden, devletlerarası anlaşma yoluyla santral yapımı yine Ruslar tarafından gerçekleştirilecek. Bunun için öncelikle acil olarak nükleer santral kurulmasıyla ilgili mevzuatta bazı değişikliklerin yapılması gerekecek. Nükleerde nihai anlaşmanın ise Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedevin mayıs-haziran döneminde yapacağı Türkiye ziyareti sırasında imzalanması gerekiyor. Bu nedenle ilgili yasa değişikliği de bu tarihe kadar tamamlanmış olacak. Ancak Türkiyenin nükleer santral projesinde ihalesiz yöntem seçmesi, Sinop için diğer devletlerin de aynı modelle Türkiyenin kapısını çalmasına yol açacak.
Kamu payına düzenleme
Başbakan Tayyip Erdoğanın Rusya ziyaretinde, nükleer santral projesi için Rus Atomstroyexport-InterRAO-Ciner konsorsiyumunun önünü açacak olan devletlerarası anlaşma için uzlaşmaya varılmıştı. Mevcut yasa yarışma modeli öngördüğü için yasalarda "nükleer makyajı" yapılacak. Bakanlık, gelecek aylarda nükleer santralın mevzuatıyla ilgili olarak yoğun bir çalışma içinde olacak. Bu çalışmalarda Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) da görev alacak. Bakanlık yeni bir ihale süreci için yasaya kamu payını derç etmeyi düşünüyordu. Bunu en çok ihaleye girmeye istekli diğer şirketler istiyordu. Hükümetin belirlediği devletlerarası anlaşma yoluyla santral projesinin gerçekleştirilmesi kararı sonrasında kamu payı üzerinde yeniden durulması gerekecek.
Fiyatta mutabakat
Türkiye, Akkuyu santralını Ruslara verdikten sonra Sinop için de aynı modeli benimsemek durumunda kalacak. Bu nedenle birçok şirketin nükleer santral projesi için yarışma hedefleri de suya düşmüş olacak. Ruslara projenin devletlerarası anlaşma yoluyla verilmesiyle, Türkiye fiyat konusunda da istediği aralığa ulaştı. Moskovadaki görüşmelerde Türkiyenin istediği fiyat aralığı olan 1 kWh için 12-13 centlik fiyat üzerinde mutabakat sağlandığı belirtiliyor. 21 centlik fiyattan 15 cente kadar düşen Rusyanın yüksek fiyat teklifine nükleer teknolojiye sahip birçok ülkeden negatif bir yorum bugüne kadar gelmemişti. Nükleerden üretilen elektriğin fiyatını yükselten bu politika da böylece değişmiş oldu. Bu durum Türkiyenin gelecek yıllarda kurmak isteyeceği yeni nükleer santral projelerinde de referans alınacak.
Enerji gündemi yoğun
Türkiye ile Rusyanın enerji gündeminde nükleer santral projesinin yanı sıra Samsun-Ceyhan Petrol Boru Hattı ve Güney Akım Projesi de bulunuyor. Nükleer projesindeki aksaklığın giderilmesiyle diğer projeler de daha somut bir şekilde müzakere edilebilir bir hal aldı. Güney Akım için yıl sonunda Türkiyenin projeye katılımı yönünde bir gelişme beklenirken, Samsun-Ceyhan hattına Rus petrolünün akacağı ise neredeyse kesinlik kazandı. Bu durum İtalya-Rusya-Türkiye arasında imzalanacak olan hükümetler arası anlaşma ile kesinleşecek. Bu anlaşmanın da Medvedevin ziyareti sırasında gündeme gelmesi bekleniyor. Türkiye, 10 Kasım tarihine kadar Güney Akıma katılıp katılmayacağı kararını verecek. Yine aynı tarihte nükleer santral temelinin atılması da hedefleniyor. Bu nedenlerle Türkiye, Rusya ile enerji gündemi yoğun bir yıl geçirecek.
TÜRKİYENİN NÜKLEER MACERASI
* Nükleer santral fikri ABD ile 1955te imzalanan atom enerjisinin sivil amaçla kullanımı anlaşması ile ilk kez ortaya çıktı.
* Santral kurmaya yönelik yer seçimi çalışmaları 1974 yılında başladı.
* Mersin-Akkuyu bölgesi seçildikten sonra ilk ihaleye 1977 yılında çıkıldı.
* Ancak kredi sorunları nedeniyle ihale 1979 yılında iptal edildi.
* İkinci ihale sürecinde YİD modeli benimsendi.
* Birçok şirketin talip olduğu ihalede model üzerindeki uzlaşmazlıklar nedeniyle 1986 yılında ikinci kez iptal geldi.
* Akkuyuda üçüncü ihale için ilk hazırlıklar 1994 yılında başladı ve uzun yıllar sürdü.
* Değerlendirme aşamasındaki sıkıntılar nedeniyle 2000 yılında Bakanlar Kurulu ihaleyi iptal etti.
* 2008 yılında dördüncü kez ihale edilen Akkuyuda tek teklif sahibi Ruslar oldu.
* Bu ihalede uygulanan model ve yüksek fiyat teklifi üzerindeki tartışmalar uzun zaman sürdü.
* Danıştay, 2009 sonbaharında ilgili yönetmeliğin bazı maddelerinde yürütmeyi durdurma kararı verdi.
* İhale bunun üzerine 20 Kasım 2009 tarihinde 4üncü kez iptal edildi.
* Böylece 32 yıllık nükleer santral ihale geçmişinde bir kere daha hüsran yaşandı.
(Referans; 15.01.2010)