Tüm Haberlere Dön
‘FENER IŞIĞINDA GÖLGE OYUNU’ (CUMHURİYET)
Basından Genel Merkez

‘FENER IŞIĞINDA GÖLGE OYUNU’ (CUMHURİYET)

EMO, elektriğin özelleştirilmesinde ilişkiler yumağına dikkat çekerken yandaş sermaye yapılanmasını inceledi.

Ekonomi Servisi - Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) "Fener Işığında Gölge Oyunları" raporuyla elektrik dağıtım bölgeleri üzerindeki ilişkiler yumağına dikkat çekti. "Yandaş sermaye yapılanmasını" ortaya koyan EMO, ihalelerde Deniz Feneri davası sanıkları Aykut Zahid Akman ve Kanal 7'yle bağlantıları deşifre etti.

Raporda, şartnamelere bundan önceki kamu ihalelerinde görülmemiş bir şekilde alıcı şirketin hissedarlık yapısının değiştirilmesine olanak sağlandığı vurgulandı. EMO, raporunda Meram Elektrik Dağıtım'ın devrinde de bu yandaş ortaklık kuralı denilebilecek olan hükmün işletildiğine işaret etti.

Elektrik dağıtımında danışmanlık hizmetlerinden şirket yapılanmalarına kadar "yandaş sermaye yapılanmasının" tüm detaylarını ortaya döken EMO, raporunda AYDEM'e ortak edilen Küre İletişim ile AKEDAŞ'a hülle yöntemiyle sokulmak istenen Asel Şirketi'nin Deniz Feneri e.V. davası sanıkları Aykut Zahid Akman ve Kanal 7'yle bağlantılarını ortaya koydu. Raporda, bu şirketlerin ticari ilişkilerinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne uzantısı deşifre edildi.

Kurullar devre dışı bırakıldı

Raporda Aydın-Denizli-Muğla elektrik dağıtım bölgesi ihalesinin 17 yıl önceki ihaleye dayanılarak 15 Ağustos 2008 tarihinde devredildiğine dikkat çekerek 8 Mayıs 2008 tarihli Rekabet Kurulu'nun kararının ardından şirkete giren yeni ortak ve bu ortağın ilişkileri bütün açıklığıyla ortaya konuldu. Ancak Ticaret Sicil Gazetesi'nde hisse devrine ilişkin ilana rastlanmadığının altı çizildi. Rekabet Kurulu kararı sonrasında AYDEM'e yeni ortak olarak giren Küre İletişim Grubu'nun izine, ancak 26 Haziran 2008 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde sermaye artışı sırasında rastlanıldı. Aynı tarihte yayımlanan şirketin ikinci bir ilanında da AYDEM'in ilk ortaklığında bulunan Emin Erdoğan'dan boşalan Yönetim Kurulu üyeliğine Küre İletişim Grubu Sanayi ve Ticaret AŞ'yi temsilen Ali Murat Korkmaz'ın atandığı duyuruldu.

Bu arada sermaye artışı yapıldığı görülen ilanla şirket ana sözleşmesinde değişikliğe gidildi. Küre İletişim, AYDEM'e yüzde 9 ortaklık payı ile ortak oldu. Böylece, yüzde 10 ve üzerinde gerçekleştirilen pay devirlerinde onayının alınması gereken EPDK, yüzde 9 ortaklık payı ile devre dışı bırakılmış oldu.

Kasım Aykut bağlantı ismi

EMO'nun raporuna göre, AYDEM'e ortak yapılan Küre İletişim, tesadüfen ortaklığa dahil olmuş bir şirket değil. Aksine elektrik dağıtımındaki yandaş sermaye yapılanmasının bir parçası olarak dikkat çekiyor. Küre İletişim ile AKEDAŞ Elektrik Dağıtım şirketine ortak yapılmak istenen Asel şirketinin sahiplerinin ortak başka şirketleri bulunuyor. Bu zincirleme ortaklık yapısı ise Deniz Feneri e.V. davası sanıklarına ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ticari ilişkilere kadar uzanıyor. Bu ticari ilişkilerde kilit ismin Kasım Aykut olduğu, Aykut'la birlikte işin içine Kanal 7 ve Türkiye Deniz Feneri'nin de dahil olduğu belirtiliyor. Ortaklıklar belgeleriyle ortaya konuluyor.

Şartnamede ‘yandaş ortaklık' kuralı

EMO, elektrik dağıtım ihaleleri için hazırlanan şartnamelerin, yandaş şirketlerin alıcı şirketlere monte edilmesini sağlayacak bir içeriğe sahip olduğunu tespit etti. Buna göre elektrik dağıtım ihaleleri şartnamelerine bundan önceki kamu ihaleleri ve özelleştirme ihalelerinde görülmemiş bir şekilde alıcı şirketin hissedarlık yapısının değiştirilmesine olanak sağlanıyor. Bu düzenlemeye göre, ihalede kazanan şirketin, devralmak için oluşturacağı şirkete yüzde 49'a kadar başka bir şirketin ihale sonrası girmesine olanak tanınıyor.

‘Takipçisi olacağız'

EMO'nun raporunun sonuç bölümünde de özetle şu saptamalar yer aldı.

"Özelleştirme bütünüyle ideolojik bir argümandır ve sermayeye kaynak aktarımından başka bir şey değildir. Siyasal iktidarlar da kendi yandaş sermaye gruplarının yaratılması ve bu gruplara kaynak aktarımı için özelleştirmeyi bir araç olarak kullanmakta, bunun için ‘Ali Cengiz oyunlarına' başvurmaktan da çekinmemektedirler. Türkiye'de bugüne kadar yaşanan özelleştirme örnekleri bu gerçeği yeterince açık bir şekilde ortaya koymuştur. Yandaş sermaye gruplarına kaynak aktarımının bedelini özelleştirmeler sonrasında halk faturaları aracılığıyla ödemektedir. Derhal elektrikte özelleştirmeye son verilmeli; elektrik hizmeti, siyasal bağlantılardan uzak, kamu yararına yönetimi sağlayacak bir yapılanmaya kavuşturulmalıdır. EMO olarak sürecin takipçisi olduğumuzu, hukuki yollar başta olmak üzere her platformda mücadelemizi sürdüreceğimizi belirtiriz."

Yeni ortaklıklar için hülle yöntemi

EMO'nun raporunda, AKEDAŞ şirketine yeni ortak alımının, 7 Ocak 1999 tarihinde imzalanmış olan imtiyaz sözleşmesine aykırı olduğunun belirlendiğine yer verildi. Rapora göre imtiyaz sözleşmesindeki yasağı delmek için de hülle yöntemine başvurulduğu ortaya çıktı.

Rekabet Kurulu'nun 14 Ocak 2009 tarihli devir işlemi için izne gerek olmadığına ilişkin kararı, hülleli devir işlemi yapılmaya çalışıldığını belgeledi. Şirket adına kuruma yapılan başvuruda, 7 Ocak 1999 tarihli imtiyaz sözleşmesine göre Hazine Müsteşarlığı ile Rekabet Kurumu'nun uygun görüşü ve Enerji Bakanlığı'nın izni olmadıkça ortaklık paylarının değiştirilemeyeceği ve şirkete yeni ortak alınamayacağı bildirildi. Bu nedenle şirketin sermaye arttırımına gideceği, ortakların sermaye arttırımına katılmayacağı ve böylece şirket hisselerinin yüzde 20'sinin Asel'e teslim edileceği anlatıldı. EMO'nun raporuna göre hukuka karşı bu hile yöntemine Enerji Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı da geçit verdi. Rekabet Kurulu'nun pazar payı ve ciro büyüklüğü açısından inceleme yaparak izne gerek olmadığına ilişkin devre yeşil ışık yakan kararını verdiği gün, ÖYK kararı çıkartıldığı ileri sürüldü. ÖYK'nin bu kararının Resmi Gazete'de yayımlanmadığı ve Özelleştirme İdaresi sayfasında duyurulmayarak gizlendiği iddia edildi.

AKEDAŞ'a ortak yapılmaya çalışılan Asel Gayrimenkul Şirketi'nin ortaklarının Deniz Feneri davası kapsamında yer alan sanıklar ve halen RTÜK üyesi olan eski RTÜK Başkanı Zahid Akman'la ticari ilişkileri olduğu belirlendi. Ayrıca Asel Gayrimenkul Şirketi'nin ortakları, kamuoyunda Ali Dibo olarak bilinen ilişkiler içerisinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden iş alan şirketlerde de yer aldıklarına dikkat çekildi. Asel şirketinde hem kişisel olarak hisse sahibi olan hem de Eska şirketindeki ortaklık payıyla Asel'de hak sahibi olan Ercan Sami Erbesler'in Deniz Feneri davasında tartışmalı olan Beyaz Holding'e, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden de iş alan Merkez Medya Şirketi'nin devredilmesinde rol oynadığı tespit edildi.

AKEDAŞ'a yeni ortak yapılmaya çalışılan şirketin ortaklarının ilişkileri incelendiğinde çeşitli isim değişikliklerinin ardından Merkez Eğitim Organizasyon adını alan şirket ile İdeal Medya ve Asal Eğitim şirketi dikkat çekiyor.

İdeal Medya şirketi son noktada Merkez Eğitim Organizasyon'a dönüşen Merkez Medya şirketine bağlanıyor. Üçüncü şirket ise Asal Eğitim oluyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden aldığı ihalelerle dikkat çeken Asal Eğitim Şirketi'nde de İdeal Medya ve Merkez Medya şirketlerindeki bazı isimlerle karşılaşılıyor.

Zahid Akman yine sahnede

Asel incelendiğinde Enera Altyapı'daki Esat Ertaç Erbesler ile Kasım Aykut isimleri dikkat çekiyor. Asel'de Havva Aykut'un da ortaklığı bulunuyor. Asel'de bulunan Kasım Aykut, Havva Aykut ve Esat Ertaç Erbesler üçlüsünün ortak olduğu diğer bir şirket ise Akes. Asel, Enera Altyapı ve Akes'te ortaklığı bulunan isimler ile Yeni Pasifik İnşaat Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ'de ortak.

EMO'nun araştırmasına göre bu şirket, 4 Aralık 2003'te Pasifik Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ adıyla kuruldu. Ortakları Yusuf Tüzün, Türkiye Deniz Feneri Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Koca, Ceyda Erman, MÜSİAD Denetim Kurulu Üyesi Süleyman Yeğenler ve Kasım Aykut'tan oluşuyor. 15 Eylül 2004'te şirketin adı Yeni Pasifik İnşaat Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ yapılırken Aykut Zahid Akman Yönetim Kurulu Başkanlığı'na getirildi. Hisse devrine ilişkin herhangi bir bildirim Ticaret Sicil kayıtlarında yer almazken Aykut Zahid Akman'ın ortak olarak olağan genel kurul kararlarının altında imzası yer aldı. 21 Mart 2005 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'ndeki ilanda Ortaklar Kurulu sonucunda alınan karara yer verilirken yine Aykut'un değil Aykut Zahid Akman'ın imzası yer aldı. 28 Şubat 2008'e gelindiğinde Pasifik Enerji olarak iş hayatına başlayan şirketin Yeni Pasifik Enerji adından sonra bu kez Hayat Görsel Yayıncılık AŞ ismiyle üçüncü ismini aldı. Ticaret Sicil Gazetesi'nde hiç hisse devrine ilişkin kayda rastlanmamasına rağmen burada şirketin başlangıçtaki ortaklarının ve Aykut Zahid Akman'ın ortadan yok olduğu, yalnızca ilk başta ortak görünen sonra izi kaybolan Kasım Aykut'un kaldığı, buna karşılık Zekeriya Karaman, Mustafa Çelik, İsmail Karahan ve Ahmet Hüküm'ün ortak olduğu görüldü. Kanal 7'nin yeni sahibi olan Hayat Görsel'deki bu ortaklık Deniz Feneri davası sonrasında tartışmalı olan Yeni Dünya İletişim'in bölünmesi operasyonuyla ilişkili. Kanal 7'nin eski sahibi olan Yeni Dünya İletişim şirketi bölünerek televizyon işletme birimine ait aktifleri Hayat Görsel şirketine (14 milyon 196 bin 793 TL) ayni sermaye olarak konulmuş ve bunun karşılığında Yeni Dünya İletişim ortakları Hayat Görsel şirketinde hisse sahibi oldu. Buna ilişkin ilanlar 7 Ocak 2009 ve 10 Mart 2009 tarihli Ticaret Sicil gazetelerinde yayımlandı.

(Cumhuriyet, 2.12.2009)