Teknik meslek yüksekokullarının kapatılarak yerine 2010-2011 ‘den itibaren "teknoloji" fakülteleri kurulması ve buralardan mezun olanlara "uygulama mühendisi" unvanı verilmesi kararı tartışma yarattı. Bir yandan "mühendislik ayağa düştü", bir yandan da "mesleki eğitime öğretmen yetiştiren kurumlar yok edildi" görüşü savunuluyor. İşte uzmanların görüşleri:
Durmuş GÜNAY (Projeyi geliştiren YÖK üyesi): Teknoloji fakülteleri, ABD‘nin ve pek çok Avrupa ülkesinin kullandığı sistem. Biz yepyeni bir eğitim müfredatı hazırlıyoruz. Buradan mezun olan öğrenciler mühendisler ile teknik elemanlar arasında bir yerde duracaklar. Dersleri teknikten çok uygulamaya dayalı olacak.
İsa EŞME (Eski YÖK Başkanvekili): Görevim sürecinde bu çalışmaya ‘hayır‘ diyerek, YÖK‘ün teknik meslek yüksekokullarını kapatmasına karşı çıktım. Çünkü bu durumda mesleki eğitime öğretmen yetiştiren kurumlar yok edilmiş oldu. Tüm teknik eğitimleri kapatmak doğru değil. 2-3 fakülte açık kalmalıydı. Örneğin kız meslek liselerine öğretmen yetiştiren kaynak yok olmuş oldu. Teknoloji fakültesini bitirenlere formasyon vereceklermiş... O zaman eczacılık fakültelerini de kapatıp başka fakültelere eczacılık dersi koyalım, eczacı olsunlar.
Musa ÇEÇEN (Elektrik Müh. Odası Başkanı): Türkiye‘de bugün her yüz mühendisten 25‘i işsiz. Mühendisler neredeyse pazarlamacı konumunda çalışıyor, çünkü ülkede kimse kaç mühendise ihtiyacı olduğunu planlamıyor. Bu fakültelerin açılması üniversite kapısında bekleyen gençlerin ‘mühendis olacağım‘ umuduyla içeri alınması ancak, mezuniyetlerinin ardından işsizler ordusuna katılmaları anlamına geliyor. Teknoloji fakültelerinin mezunlarının düşük puanla üniversiteye alımı mühendislik haklarının aşağıya bastırılması, niteliğinin düşürülmesi anlamına gelir. Şu anda bile üniversitelerde gereğinden çok mühendislik bölümü var.
(Habertürk, 17.11.2009)