Çarşamba Ovasının ıslahı ve sulanması amacıyla 1994 yılında Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından başlatılan "Kumköy Regülatörü ve Çarşamba Ovası Sağ Sahil Sulama 1. Kısım İnşaatı" projesine 1995 yılında eklenen hidroelektrik santralın (HES) özelleştirme sürecinde ortaya çıkan devir bedeli karmaşası, DSİ tarafından gerçekleştirilen tüm HESlere ilişkin devirlerde kuşku yarattı.
Kumköy HESin inşaatı DSİ tarafından yapılırken, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Yasasının ardından kamunun yatırım yapmaması, hidrolik kaynakların özel sektöre bırakılması anlayışı kapsamında DSİnin yapmaya başladığı santral projelerinin dahi özel sektöre bırakılması gündeme gelmişti. Yasada bu tür projeler için herhangi bir ihale düzeni öngörülmemesine rağmen, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), kendi kendine yönetmelikle yetki vererek "aynı kaynak için çoklu başvurular" adı altında lisans ihaleleri yapmaya ve hidrolik kaynakları özel sektöre dağıtmaya başladı. Bu kapsamda Kumköy HESin de ihalesi 2006 tarihinde EPDK tarafından yapıldı. EPDK ihalesi öncesinde DSİ ve Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİE) projelerini askıya çıkartıyor, isteyenler EPDKya lisans almak için başvuruyordu. Birden fazla başvuru olursa da sabit lisans bedelinin artışına dayalı ihale yapılıyordu. DSİnin proje listesinde 10 megavat görülen Kumköy HESin kurulu gücü, EPDKnin ihale sürecinde 15 megavata çıkarıldı, ancak lisans verilirken kurulu güç 17.5 megavat olmuştu.
EPDKnın yetkisiz olarak lisans ihaleleri yaptığının yargı kararıyla saptanarak, buna ilişkin düzenlemelerin iptal edilmesinin ardından Temmuz 2006 tarihinde yapılan yasal düzenleme ile DSİ tarafından 7 yıl süreyle ihaleler yapılması öngörüldü. Bu düzenleme ile Kumköy HES gibi EPDK tarafından aynı kaynak için çoklu başvurular kapsamında ihalesi yapılmış, ancak henüz lisans almamış olanların, belirlenmiş koşullara göre lisans sürecinin devam ettirilmesine ilişkin geçici madde getirildi. Bu kapsamda şirket, DSİ ile su kullanım hakkı anlaşması imzalayarak, EPDKdan 5 Temmuz 2007 tarihinde üretim lisansı aldı.
Yapılan ihale sürecinin hukuka aykırı olduğu belgelenmesine rağmen geçici bir madde ile lisans verme işlemleri devam ettirilen Kumköy HESin devri aşamasında da kamu zararlarının oluştuğu belgelendi.
Dolambaçlı özelleştirme yolları
EPDK tarafından gerçekleştirilen ihalede teklif veren 23 firma arasından 37.5 milyon TL ile en yüksek lisans bedelini sunan IC İÇTAŞ A.Ş.ye lisans verilmesi için, o tarihteki mevzuat gereği DSİ ile su kullanım anlaşması ve yapımı DSİ tarafından yapılan inşaat kısmı için devir bedeli ödenmesi öngörülüyordu. Öncelikle yarım kalmış olsa da bu yatırım için kamu kaynaklarının harcandığı ve yapılan işleminin bir özelleştirme olduğu açıktır. Dolayısıyla bir kamu varlığının EPDK ya da DSİ tarafından özelleştirilmesine olanak yoktur. Mevcut Anayasa kapsamında özelleştirmenin yasayla düzenlenmesi gerektiği açıktır. Ancak bu konuda yasayla yetkilendirilmiş olan kurumların özelleştirme yapabilecekleri bugüne kadarki hukuki süreçte açık bir şekilde ortaya konulmuş olmasına rağmen Kumköy HES ve benzer projeler için yasal mevzuatın arkasından dolanılmıştır. Bu dolambaçlı yollar, sonunda çıkmaz sokağa varmış, kamuyu da işin içinden çıkılamaz bir noktaya getirmiştir.
Devir bedelinde kamunun bile her seferinde farklı farklı rakamlar ortaya koymasıyla gün yüzüne çıkan bu sorunlar şöyle yaşanmıştır:
Devir bedeli hesabında 5 ayrı sonuç
-Kumköy Hidroelektrik Santralının söz konusu yatırımcı firmaya devredilmesi için, Kumköy HESin bedelinin belirlenmesiyle ilgili olarak DSİ 7. Bölge Müdürlüğü tarafından ilk olarak 39 milyon 281 bin TLlik bir hesaplama yapılmış olup, bu bedel 14 Eylül 2005 tarihinde DSİ Genel Müdürlüğüne bildirilmiştir.
-Daha sonra Kumköy HES için ilave imalatlar yapılması söz konusu olmuş ve yapılan bu imalatlar da eklenerek, DSİ 7. Bölge Müdürlüğü tarafından ikinci bir hesaplama yapılmış ve santralın bedeli 53 milyon 602 bin TL olarak belirlenmiştir. Bu yeni bedel de 15 Eylül 2006 tarihinde DSİ Genel Müdürlüğüne gönderilmiştir.
-DSİ Genel Müdürlüğü ise, belirlenen bu bedele itibar etmeyerek, 7 Kasım 2006 tarihli yazıyla "Kumköy HES Projesinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma Taslağı"nda yatırımcının DSİye ödemesi gereken bedelin 2006 Eylül fiyatlarıyla 4 milyon 677 bin TL olduğunu belirterek, Kumköy HES bedelinin bu doğrultuda revize edilmesini istemiştir.
-DSİ Genel Müdürlüğünün yazılı talimatı üzerine Bölge Müdürlüğünce yeni bir bedel hesaplaması yapılmış, bu hesaplama sonucunda Kumköy HESin bedelinin 5 milyon 666 bin TL olduğu belirlenerek, hesaplanan yeni bedel 20 Kasım 2006 tarihli yazıyla DSİ Genel Müdürlüğüne gönderilmiştir.
-DSİ Genel Müdürlüğü ile IC İçtaş Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş arasında su kullanım anlaşması 12 Aralık 2006 tarihinde imzalanmıştır.
-KESKe bağlı Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikasının (ESM) bu fiyat farklılıklarının nedenini 6 Haziran 2007 tarihli yazıyla DSİ 7. Bölge Müdürlüğüne sormasının ardından sendikaya 22 Haziran 2007 tarihinde verilen yanıtta, 6 Eylül 2006 tarihli talep üzerine enerji hissesinin yüzde 11.27 olarak tespit edilip, hesaplama yapıldığı ve bunun 15 Eylül 2006 tarihinde DSİye iletildiği kaydedildi. 7 Kasım 2006 tarihinde DSİ Genel Müdürlüğünün gönderdiği anlaşma taslağının "Yenilenebilir Enerji Kanunundaki enerji hissesi katılım payının hesabında esas alınacak olan ortak tesis bedelinin ihaleye esas ilk keşif bedelinden yüzde 30 fazla olamayacağı" hükmü nedeniyle revize edildiği anlatıldı. Ortak tesisin tamamlanmasının ardından enerji hissesi katılım payının revize edileceğine ilişkin hükme de dikkat çekilerek, bu konuda gerekli düzeltmelerin yapılması koşuluyla uygun görüşünün bölge müdürlüğü tarafından verildiği kaydedildi.
-Bunun üzerine ESM, DSİye ödenecek HES bedelinin iki değişik şekilde hesaplandığını, bu hesaplamalar arasında çok büyük farklar olduğunu, 5 milyon 666 TLlik devir bedelinin bu tesisin inşaası için DSİ tarafından harcanan bedelin çok altında olduğunu belirterek, 27 Temmuz 2007 tarihinde DSİ Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığına konuyu taşımıştır. DSİ Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı bunun üzerine inceleme başlatmıştır.
Teftiş Kurulu yeni değer belirledi, ama ceza yok
-Sendikanın süreci yakından takip etmesi üzerine, bilgi vermemekte direnen kuruluşlar, Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulunun 19 Mart 2009 tarihli yazısıyla bilgi verilmesi gerektiği kararına varmasının ardından DSİ Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı ancak 2 Nisan 2009 tarihinde sendikaya yanıt vermiştir. Bu yanıtla ise yeni devir bedeli rakamı ortaya çıkmıştır. DSİ Teftiş Kurulu Başkanlığı, yapılan inceleme sonucunda Kumköy Regülatörü ve HES inşaatı için IC İçtaş şirketinin DSİye ödemesi gereken enerji hissesi katılım payının 25 milyon 145 bin TL olması gerektiğinin anlaşıldığını, 12 Aralık 2006 tarihinde imzalanan su kullanım anlaşmasında 5 milyon 666 TL ödeneceği taahhüt edildiğinden, ek olarak 19 milyon 479 bin TL ödeme yapılması için hukuki işlemlerin sürdürüldüğünü bildirmiştir. Teftiş Kurulu, enerji hissesi hesaplamasına ilişkin farklı rakamların, DSİ tarafından yürürlüğe konulan "Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik" hükmünün yanlış yorumundan kaynaklandığını savunarak, personel hakkında idari ve cezai işlem yapılmadığını kaydetmiştir. Ancak söz konusu yönetmelik maddesinin yoruma açık olmayacak şekilde düzenlenmesi için de Hukuk Müşavirliğine başvurulduğu belirtilmiştir.
Suçlu yönetmelik değiştirilmedi
-DSİ tarafından 18 Ağustos 2009 tarihinde Su Kullanım Anlaşmasına ilişkin yönetmelikte pek çok değişiklik yapıldığı halde, kamu zararına uygulamalara yol açtığı anlaşılan ve Teftiş Kurulu Başkanlığının yanlış yorumlamaya neden olduğu için düzeltilmesini önerdiği maddelerle ilgili herhangi bir düzenlemeye gidilmemiştir.
Cumhuriyet Savcılığı inceleme başlattı
-ESMnin 29 Haziran 2009 tarihinde konuyu basın toplantısı aracılığıyla kamuoyuna duyurmasının ardından Cumhuriyet Savcılığı tarafından inceleme başlatılmıştır.
-Sendika 9 Temmuz 2009 tarihinde de DSİye başvurarak, Kumköy HES gibi inşaatı devam etmekte olup özel sektörün başvurusuna açıldığı bir milletvekilinin soru önergesine verilen yanıtla ortaya çıkan Uluabat-Çınar HES, Uzunçayır HES, Cindere HES, Köprübaşı HES ve Dim HESin durumlarını da sormuştur. Sendikanın bu santrallardan hangilerinin özel sektöre devredildiği, keşif bedelleri ve devir bedeli hesaplamalarına ilişkin ayrıntılı sorularına ise DSİ tarafından 30 Temmuz 2009 tarihinde verilen yanıtta mevzuat maddeleri yazılarak, yalnızca şu açıklama ile yetinilmiştir:
"Müracaata açılan projelerin her birinde farklı proje formülasyonu ve fiziki gerçekleşme olduğundan söz konusu projeler Kumköy HES projesiyle benzerlik göstermemektedir. Bu projelerin geri ödeme miktarlarının hesaplanması; ilgili mevzuatta belirlenen usul ve esaslar doğrultusunda yapılmış olup kamunun zararına sebebiyet verilmemesi hususu dikkate alınmıştır."
Teftiş Kurulu Başkanlığının yönetmelik maddesinin yanlış yoruma açık olduğu saptamasıyla çelişen bu yanıt, diğer projelerin de mercek altına alınması gerektiğini göstermektedir. Kaldı ki Uluabat HES projesi, EPDKnin çoklu başvurular kapsamında kendi kendine verdiği yetkiyle yaptığı ihalelerden biri olup, Elektrik Mühendisleri Odasının açtığı dava üzerine lisansı iptal edilmiş bir projedir. Yargı kararına rağmen bu projelerin özel sektöre devredilmesine yönelik olarak yasa değişiklikleri dahil olmak üzere pek çok yöntem denenmiş olup, yargı süreci devam etmektedir.
AKP Hükümetinin serbest piyasa ve özel sektör korumacılığı, hukuk kurallarının ve kamu yararının bütünüyle yok sayıldığı bir aşamaya gelmiştir. "Ben yaptım oldu" anlayışıyla kamu varlıkları devredilmektedir. Kumköy HES örneği, DSİ ve EPDKnın yaptığı tüm özelleştirmelerin incelenmesi gerektiğini göstermektedir.
(Cumhuriyet Enerji; 27.10.2009)