24 Ekim 2009 Cumartesi günü, Samsun-Cumhuriyet Meydanında 13 ilden çevrecilerin katılımıyla düzenlenen yürüyüş ve mitingde, hükümetin enerji politikaları protesto edildi.
Samsun Çevre Birlikteliği tarafından organize edilen "Karadeniz Enerji Çöplüğü Olmayacak" yürüyüş ve mitinge Samsunun yanısıra, Sinop, Bartın, Zonguldak, Ordu, Giresun, Trabzon, Artvin, Rize, Çorum, Amasya ve Tokattan çevreciler katıldı.
Karadenizde artan endüstri ve enerji santrallerine karşı halkın bilincini arttırmak ve farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen mitinge Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası, Türk Tabipler Birliği, Sinop Nükleer Karşıtı Platform, Doğu Karadeniz Çevre Platformu, Gerzemize Termik Santral İstemiyoruz Platformu, Köylerine Termik santral kurulmasına karşı çıkan Gerze-Yaykıl Köyü sakinleri, Kavak-Köseli Köyüne kurulmak istenen Çimento Fabrikasına karşı çıkan Köseli Köyü sakinleri ve Siyasi partiler yoğun katılım gösterdi.
Mitingde; Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Genel Başkanı Sami Evren, Cumhuriyet Meydanında yaptığı konuşmada, Karadenizlilerin Samsunda önemli bir sorunu gündeme getirdiklerini söyledi.
"Çevrecilerin vicdanı ve sesi olmak demokrat olmakla eş değerdir. Demokrat olmak ise demokrasiyi içselleştirmekle mümkündür. Eğer siz doğayı para için, kar etmek için heba ediyorsanız, siz demokrat olamazsınız." diyen Evren, "Ak parti iktidarı demokrat bir iktidar olamaz.Ne kadar demokrasi söylemi söylerse söylesin demokrat olamaz çünkü doğayı tahrip etmesi onun göstergesidir. Doğayı sevmeyen, insanı, yaşadığı yurdunu sevemez" dedi.
Elektrik Mühendisleri adına konuşan Elektrik Mühendisleri Odası Genel Başkanı Musa Çeçen; 1996da 31 Ekim gününü Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Ukranya, Rusya, Gürcistan ülkelerinin çevre bakanlarınca Uluslararası Karadeniz Günü ilan edildiğini hatırlattı. Bir hafta sonra Uluslararası Karadeniz Gününü kutlanacağına işaret eden Çeçen, "Ama bizim Çevre Bakanımız bunu unutmuşa benziyor. Peki, bu kutlamayı nasıl yapacağız? Karadenize kirli teknolojileri yığarak mı? dedi. Çeçen, sözlerine şöyle devam etti:
"Hayatın her alanını, yaşamımızı, piyasa, rekabet, ucuzluk söylemiyle alt üst edenler, bu kez ballandıra ballandıra Avrupaya yönelik enerji köprüsü olacağımızı söylüyorlar. Bu doğru....Avrupaya bir katkısı olacak ama size değil. Yani bir avuç çıkar grubuna katkısı olacak."
2007den bu yana irili ufaklı 2 bin adet enerji projesi için ruhsat verildiğini de öne süren Çeçen "Bu projelerin birçoğu çantacı tabir edilenlerin elinde kağıtların satılması noktasına kadar gitti" dedi.
Samsun Çevre Birlikteliği Sözcüsü Metin Telatar ise, "Siyasi iktidar enerji sektöründe planlamayı terk etmiştir. Elektrik üretimi için Türkiyenin neresinde olursa olsun yatırım yapacak firmalar teşvik edilmiştir. Türkiyenin elektrik enerji ihtiyacı için değil, Avrupanın enerji arz güvenliğinin güvencesi olacağız" iddiasıyla yola çıkılmıştır. Kısacası; Temiz enerji Avrupaya, çevre kirliliği Türkiyeye demek istiyor" diye konuştu.
Türk Tabipler Birliği (TTB) Genel sekreteri Eriş Bilaloğlu, Doğu Karadeniz Çevre Platformu sözcüsü Mustafa Yazıcı da konuşmalarında Karadeniz sahili boyunca yapılması planlanan termik ve doğal gaz çevrim santrallerinin halkın sağlığını ve geleceğini kirleteceğini savunarak, iktidarın enerji politikalarını eleştirdiler.
(Haberanaliz; 25.10.2009)