ABD Enerji Bakan Yardımcısı Daniel Poneman, Ankara temasları sırasında İran ile ilgili işbirliğine yönelik uyarı niteliğinde mesajlar iletti. Hükümet yetkilileriyle görüşen Poneman, geçen hafta cuma günü sınırlı sayıda gazetecinin katıldığı bir yuvarlak masa toplantısı düzenledi. Bu toplantıda, İranın güvenliği zedeleyici nükleer program çalışmalarına değinen Poneman, İranın kurallara uymasına yönelik görüşmelerde ilerleme olmazsa, geçmişte olduğu gibi yine bu görüşmelerin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gündemine geleceğini söyledi. Poneman, mevcut ortamda İranın enerji sektöründe ek kaynaklar açısından düşünülmesinin iyi olmayacağı ve uygun bir partner olamayacağı mesajını verdi. Ponemanın verdiği bu mesajlar ise, İran gazını Nabucco üzerinden Avrupa pazarına taşıma yönünde pazarlıklar yapan Türkiyenin bu planlarını etkileyecek gibi gözüküyor.
İrana yaptırımın Türkiyeye etkisi
Poneman, Türkiye ile ABD arasında İran konusunda bir işbirliğinin olduğunu ve gelecekte de olmaya devam edeceğini belirterek, Türkiyenin enerji politikası içinde İranın konumunun güçlenmesine karşı oldukları mesajını iletti. Önceliklerinin güvenlik konusu olduğunu kaydeden Poneman, bu konudaki huzursuzluklar giderilmedikçe İranın iyi bir partner olamayacağını vurguladı. Poneman, 2002 yılında İranın nükleer çalışmaları nedeniyle 2 kere BM tarafından yaptırıma uğradığını hatırlatarak, şimdi yeni bir tesisinin daha keşfedildiğini ve kurallara yine uymadığını belirtti. Türkiye uzun zamandır İrandan doğalgaz ithal ediyor. Gelecek dönemde bu ithalatın geliştirilmesi ve İran gazının Avrupa pazarına ulaştırılması da düşünülüyor. Buna yönelik görüşmeler ise yıllardır devam ediyor. Son dönemde Azerbaycanın Rusyaya yakınlaşması nedeniyle de Avrupa Birliği (AB) alternatif kaynak olarak Irak ve İran kaynaklarını gözüne kestirmiş durumda. Ancak ABD, İranın özellikle bu dönemde enerji diplomasisinde öne çıkmasına oldukça karşıt.
Nükleer ihaleye temkinli cevap
Poneman, bir soru üzerine Kuzey Irak bölgesindeki doğalgaz kaynaklarının dış piyasalara açılması konusundaki sorunlara da değindi ve bu sorunların çözümü konusunda Ankara-Bağdat arasındaki ikili görüşmeleri desteklediklerini söyledi. Kuzey Irak gazı Nabucco üzerinden Avrupa pazarına pazarlanacak. Ancak öncelikle Bölgesel Kürt Yönetimi ve Merkez Hükümet arasındaki sorunların aşılaması gerekiyor. İran ve Irak arasındaki Avrupa pazarını kapma yarışında şu an için Irak kendi içindeki sorunlara rağmen önde görünüyor. Poneman, gazetecilerin Türkiyedeki nükleer santral ihalesine yönelik sorularını ise oldukça temkinli cevaplandırdı. Poneman, bunun Türkiyenin kendi iç meselesi olduğunu ve ihale sürecini yargılama haklarının kendilerinde olmadığını dile getirdi. Ancak Türkiyenin ilk nükleer ihale sürecine ABDli şirketler de ilk etapta talip olmuştu. Poneman, Türkiyenin iyi iş yapılabilir bir ülke olduğunu vurgulayarak, ABDli şirketlerin Türk pazarı ile ilgilendikleri mesajını verdi. Poneman, ihale süreçlerinin açık ve şeffaf olması, açık bir düzenleyici sistemin yürürlükte olmasının önemine de dikkat çekti.
Protokol ve enerji diplomasisi Ponemana Ermenistan ve Türkiye arasındaki yakınlaşmanın Azerbaycan kaynaklarının Türkiye üzerinden transit geçişini nasıl etkileyeceği de soruldu. Poneman, iki ülke arasındaki normalleşme sürecini desteklediklerini ve bu konunun Azerbaycanın kaynakları konusundan farklı olduğunu vurguladı. Böylece Poneman, iki konunun birbirinden uzak tutulması gerektiği mesajını verdi. Ancak buna rağmen, Azerbaycan Türkiye ile Ermenistan arasında bir protokol imzalanmasına yönelik sürecin başladığı aylar öncesinde, yani tam da bu dönemde Nabuccoya gaz vermeye yönelik tavrını belirsizleştirmiş ve Rusyaya ise gaz satışına yönelik bir anlaşmaya imza atmıştı. Cumartesi günü imzalanan protokol sonrasında Türkiyenin Hazar bölgesi enerji diplomasisine yönelik yeni gelişmelerin de yaşanması bekleniyor.
(Referans; 12.10.2009)