Tam okullar açılacakken, Üzerine bir de sonbahar ile kış peş peşe gelecekken bu son elektrik zammı hoş oldu.
Memura iki artı ikiyi zar zor lütfeden kara vicdanlı zihniyet, Sıra zamlara gelince kendinden geçiyor.
Tıpkı geçtiğimiz kış olduğu gibi.
Elektrik ve doğalgaz ne zaman en yoğun biçimde kullanılıyor?
Kışın.
E o zaman, Kışa doğru ver zammı.
Ver ki bu millet vatanın kaç bucak olduğunu görsün.
Karda kışta canından bezsin, kurusun kalsın.
Sonra yaz gelince, Minik, küçük sembolik indirimlerle yaparsın jestini.
İndirdik mi?
İndirdik...
Ya oran?
Oranını karıştırma! Elektrik Mühendisleri Odası bu son zammın ardından yaptığı açıklamada diyor ki: ‘‘Milletin ödediği elektriğin fiyatı, maliyetinin dört katı." Yani bu meret bire üretiliyorsa misal, Bize dörde satılıyor.
Özet olarak çok pahalı! Yani bu kış da vaziyetimiz nedir?
Sürünmektir.
Gelelim.
Açılan okullarla beraber tekerrür edecek olan kayıt parası meselesine.
Şu konu ile ilgili olarak ben diyeyim yüz yazı yazdım.
Siz diyin yüz elli...
Sonuçta değişen bir şey var mı?
Yok.
Yine idareciler haraca yarmış.
Yine milyarlar konuşuyor.
Yine veliler perişan.
Geçtiğimiz gün, Bir kadın bilmiş bilmiş konuşuyordu.
"Mecbur verecek veliler o parayı! Yok bunun ötesi.
Mec-burrr." Şeytan dedi ki, Şu acuzeye bir sen çarp.
Bir de yer çarpsın.
Niye mecbur kardeşim?
Kime mecbur?
Nasıl mecbur?
Yok böyle bir mecburiyet.
Devletin okullarındaki eğitimi velinin finanse ermesi gibi bir mecburiyet yok.
Olamaz! Saçmalamayın, kendinize gelin.
Varsa çok paran ver.
Parası olan versin.
Helali hoş olsun.
O ayrı konu, Lakin, Çoğunluğu dar gelirli olan bu millete dayatmayın şöyle herzeleri.
Asgari ücretiyle çocuk okutmaya çalışan bir veli, o milyarları nasıl versin?
Yoktan var edemeyeceğine göre, Çalacak mı?
Milyonlarca kere insafa davet ettik okul idarecilerini, Milli Eğitim camiasının yetkinlerini...
Şu okullan. sınıflan, sıralan bir nevi satışa çıkarır gibi bedellendirmeyin.
Oralarda olduğunuza göre, Yani en kötü ihtimalle, Dört işlemi bildiğinizi farz ediyoruz.
Velev ki bir memur...
Çıkın kirasını, eşek yüküyle faturasını, bilmem nesini...
Yemesini içmesini de düşün en asgarisinden...
Şimdi bakın bakalım, O güdük gelirden geriye sizin talep ettiğiniz miktarlar kalmış mı?
Adı üzerinde, Devlet okulu...
Ve devlet okullarında eğitim parasızdır.
Yani bedelsiz...
Bu ülkenin çocuklarını okutmak, sosyal devletin görevidir.
Dar gelirli ailelere milyarlarca liralık (sözde bağışı!!!) dayatmak ise başka bir şeydir.
Öyle şeylerin de eğitimle uzaktan yakından ilgisi yoktur.
Ayıptır, günahtır!!! insafa gelin...