TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Başkan Yardımcısı Tarık Öden, "3. nesil telefonlarla birlikte şimdiki düzensiz, görüntü kirliliği oluşturan ve insan sağlığı için tehlikeli olan baz istasyonlarının sayısı daha da artacaktır" dedi.
TMMOB EMO ile Gazi Üniversitesi Non-İyonizan Radyasyondan Korunma Merkezince Elektrik Mühendisleri Odası toplantı salonundaki "3. nesil mobil iletişim sistemi ve elektromanyetik kirlilik" konulu toplantıda konuşan Öden, 3. nesil cep telefonu şebekesinin 30 Temmuzdan itibaren kullanılmaya başladığını anımsattı.
Türkiyede kayıtlı 104 milyon cep telefonunun olduğunu ifade eden Öden, "Halkın 3. nesil cep telefonu şebekesinden yararlanmak için yeni cep telefonu alımına en az 14.5 milyar TL harcayacaktır" diye konuştu.
"3. nesil cep telefonu şebekesi ile Türkiyenin teknolojik olarak çağ atladığını söylemenin bir yanılgı "olduğunu öne süren Öden, şunları söyledi:
"Teknolojik gelişmeler insan yaşamının kalitesini artırmasına rağmen doğru kullanılmaması veya gerekli tedbirlerin alınmaması halinde ciddi risklere neden olur. Mevcut baz istasyonlarının oluşturduğu elektromanyetik kirliliğin yanı sıra 3. nesil baz istasyonlarının hizmete girmesi ile söz konusu kirliliğe ilişkin endişeler daha da önem kazanacaktır. Şehir merkezlerinde artık her 100 metrede bir baz istasyonu ile karşılaşıyoruz. Hizmetlerin kaliteli ve istenilen seviyede tüketiciye yansıması için baz istasyonu sayısının o ölçüde artırılması gerekmektedir. 3. nesil telefonlarla birlikte şimdiki düzensiz, görüntü kirliliği oluşturan ve insan sağlığı için tehlikeli olan baz istasyonlarının sayısı daha da artacaktır"
Öden, insanların yakında yoğun elektromanyetik alanlardan uzak veya kablosuz iletişimin yoğun olmadığı yaşam alanlarına ihtiyaç duyacağını da iddia etti.
Arzu Fırlarer ise teknolojinin gelişmesi ile insanların daha fazla radyo frekans radyasyonuna maruz kaldığını ileri sürerek, "3. nesil teknolojiye sahip cep telefonlarının elektromanyetik alan yayma değerleri diğer telefonlara oranla 3 kat daha fazladır" diye konuştu. Özellikle 16 yaşından küçük çocukların cep telefonu kullanımının kısıtlanması gerektiğini savunan Fırlarer, şunları kaydetti:
"16 yaşından küçük çocukların beyin gelişimi devam etmektedir. Beyin sıvı yoğunluğu yetişkinlere oranla daha çok olduğundan elektromanyetik alan iletkenlikleri daha çoktur. Kablosuz iletişim sistemine karşı alternatif yöntemler teşvik edilerek zorunlu olunmadıkça kablosuz iletişim kullanımına gidilmemesi de gerekir."
Elektromanyetik alanların etkisinde daha az kalınması için bir takım öneriler de sunan Fırlarer ve Öden, toplu taşıma araçlarında cep telefonu kullanımının tamamen yasaklanması, cep telefonlarının üzerine SAR (vücudun 1 kilogramının sıcaklığını 1 derece yükselten elektromanyetik enerji miktarı) değerinin yazılması, kablosuz iletişime karşı alternatif yöntemlerin teşvik edilmesi ve baz istasyonlarının denetim ve ölçümlerinin periyodik olarak yapılması gerektiğini kaydettiler.
(Gündem; 07.09.2009)