Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ve Gazi Üniversitesi Non-İyonizan Radyasyondan Korunma Merkezi (GNRK) dün ortak bir basın toplantısı düzenleyerek kamuoyunda 3G diye bilinen 3. Nesil (3N) mobil iletişim sistemi ve elektromanyetik kirliliğin sağlık üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdiler. EMO Başkan Yardımcısı Tarık Öden, 3N ile ilgili ülke ekonomisi ve halk sağlığı boyutunun göz ardı edildiğini vurguladı.
3N İLE ÇAĞ ATLANMADI
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) açıklamalarına göre 2009 yılının Mart ayı itibari ile Türkiyede kayıtlı telefon sayısının 104 milyon olduğunu, bunların 8.5 milyonunun ise kara listeye alındığını aktaran Öden, teknolojik çöp haline gelmiş olan bu 8.5 milyon telefonla Türkiyenin en az 850 milyon lira zararda olduğunu kaydetti. 40 milyon 400 bin telefonun kullanılmadığını ve bu nedenle 4 milyar TLden fazla paranın havaya savrulmuş olduğunu belirten Öden, 3N teknolojisi henüz Türkiyeye gelmeden 3N ile uyumlu 3 milyon cep telefonunun satıldığını bildirdi. 3N teknolojisinin tüm aboneler tarafından kullanıldığı durumda 60 milyon telefonun daha çöp olacağını hatırlatan öden, bunun da 6 milyar 60 milyon TLlik yeni bir zarar anlamına geldiğini belirtti. 3N ile Türkiyede iletişim alanında çağ atlanıldığı iddialarının bir yanılgıdan ibaret olduğunu ifade eden Öden, uluslararası pazarlara bağımlı olan Türkiye gibi ülkelerin de teknoloji çöplüğüne dönüştüğünü ifade etti.
HALK SAĞLIĞI GÖZARDI EDİLİYOR
Öden, 3N GSM baz istasyonlarının hizmete girmesi ile birlikte, sağlık üzerinde zaten çok ciddi etkileri olan baz istasyonlarının sayısının daha da artacağını vurguladı. Baz istasyonlarının kurulumunda ciddi denetimlere ihtiyaç olduğunu vurgulayan Öden, istasyonların kurulum ve işletim dönemlerinin meslek odaları tarafından denetlenebilir olması gerektiğini kaydetti.
ELEKTROMANYETİK ALANLAR
GNRK Sorumlusu Arzu Fırlarer ise cep telefonları ve baz istasyonları ile giderek artan oranda Radyo Frekans Radyasyonuna maruz kalındığına dikkat çekti. Fırlarer, RFRye maruz kalmanın çeşitli kanser türleri, lösemi, davranış bozukluğu, kan basıncının artması, üremede azalma, kromozal bozulmalar, çocuklarda öğrenme güçlüğü gibi birçok biyolojik etkisinin olduğunu kaydetti.
ÇOCUKLARDAN UZAK TUTULMALI
Fırlarer, GSM hizmetlerinin ilk olarak 900 MHz ile hayatımıza girdiğini, 3G ile ise 2100 MHz frekanslı elektromanyetik alanlarla karşı karşıya olunduğuna dikkat çekti.
Dünya Sağlık Örgütünün Elektromanyetik Alanlar Uluslararası Danışma Komitesinin "Bilimsel Belirsizliklerin Olduğu Durumlarda Halk Sağlığı" başlıklı raporuna değinen Fırlarer, bu raporda "Baz istasyonlarının çocukların bulunduğu hastane, çocuk bahçesi, kreş ve okul gibi yerlere ve yakınlarına kurulmasından sakınılması; baz istasyonlarını kurma kararında halkın duyarlılığı ve estetiğin göz önüne alınması; cep telefonları operatörleri ile çevrede oturanlar arasında baz istasyonu kurulmadan önce bir anlaşmanın olmasına önem verilmesi gerektiği" konusunda uyarılar bulunduğunu belirtti.
(Evrensel; 04.09.2009)