Bir ülkenin bütün altyapı şebekesini çökertebilecek olan siber saldırının ekonomisi oluştu. Banka hesaplarının boşaltılmasından kimlik bilgilerinin ele geçirilmesine kadar geniş bir alanda gerçekleşen siber saldırılarda Türkiye en riskli 10 ülke arasında yer alıyor. Türkiye, bu yasadışı ekonomi içerisinde "ucuz pazar" olma yolunda da hızla ilerliyor. Örneğin siber saldırı sonucu birçok bilgisayarın ele geçirilmesi anlamına gelen "botnet" satışlarında 1000 bilgisayar için Türkiyede 40 dolar ödeniyor, yurtdışında ise bu rakam 3 bin dolara kadar çıkabiliyor.
Siber saldırıya açık alanların başında sağlık, fınaas, su, enerji ve ulaşım altyapıları geliyor. Kamunun vatandaşlara ait bazı bilgileri internette yayınlaması da tehdit oluşturuyor.
Ortak taslak hazırlandı
Siber saldırı riskine karşı, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, MİT, Genelkurmay Başkanlığı, Hazine, Merkez Bankası, Emniyet Genel Müdürlüğü, TÜBİTAK gibi 19 kurumun katıldığı bir çalışmayla bir politika belgesi taslağı hazırlandı. Ancak yerel seçim öncesi oluşturulan bu taslağın seçim sürecine takıldığı ve hala Bakanlar Kurulunca onaylanmadığı öğrenildi.
Hacker olarak bilinen kişiler aynı anda birçok bilgiayarı ele geçirerek, içindeki bilgileri kontrol edebiliyorlar. Böylece botnetler oluşuyor. Yani ele geçirilmiş birçok bilgisayarın bulunduğu botnetler siber saldırı riskini ortaya çıkarıyor. Türkiye "kötü niyetli faaliyetlerde bütün dünyada yüzde 3lük pay alıyor. Tespitlere göre, 2007 yılında kötü niyetli faaliyetler sıralamasında 15inci sırada yer alan Türkiye, geçen sene 9uncu sıraya çıkarak, en hızlı yükselen ülke oldu. Türkiyeyi kötü niyetli faaliyetlerin artış hızında Brezilya ve Polonya takip ediyor. En fazla kötü niyetli faaliyet ise yüzde 37lik payla ABDde.
Siber güvenlikte iyi değiliz
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), yakın bir zamanda "Siber güvenliğin sağlanması: Türkiyede mevcut durum ve alınması gereken tedbirler" başlıklı bir rapor hazırladı. Rapora göre, yasadışı ekonomilerde yüzde 22lik pay ile en fazla kredi kartı numaraları pazarlanıyor. 0.50-5 dolar vererek bir kredi kartı numarası satın alınabiliyor. Bunu, banka hesapları ve elektronik posta şifreleri takip ediyor. Kimlik bilgileri ise 10-150 dolarlık ücretlerle ele geçirilebiliyor. Bu yasadışı ekonominin ülkelere zararları milyar dolarlar ile ifade ediliyor.
Rapora göre, Türkiye siber güvenlikte de iyi bir konumda değil. Siber güvenlik konusunda yasal, teknik ve idare açılardan birçok eksiklik bulunuyor.
Taslak olarak birçok kurumla birlikte hazırlanan politika belgesinde, konuya yönelik mevzuat çalışmaları yapılması önerildi. Taslağa göre, ülke kapasitesinin geliştirilmesi, bilgisayar olaylarına müdahale organizasyonu kurulması, bigilendirme ve farkındalık çalışmaları yapılması, kritik bilgi ve altyapıların güvenliğinin artırılması, uluslararası işbirliğine önem verilmesi ve bu konuda ciddi bir strateji hazırlığı yapılması öngörülüyor.
SİBER SAVAŞLAR ÇAĞI BAŞLADI
- Kayıtlara geçen ilk siber savaş Estonya ile Rusya arasında 2007 yılında yaşandı. Kızılordu Anıtının kaldırılmasından sonra edevlet uygulamalarının öncüsü olan Estonyada bakanlıklar, haberleşme ve bazı bankaların bilgisayarları çalışamaz hale geldi.
- 2008 yılında Rusya-Gürcistan arasında da siber savaş yaşandı. Rus hackerlar çatışmaların olduğu dönemde Gürcistandaki birçok siteyi tahrip etti ve Gürcistan hükümet sitesi de saldırıya uğradı.
- En son olay ise İrandaki haziran ayı seçimleri sırasında görüldü ve bazı bakanlıklar ile haber ajanslarının web siteleri saldırıya uğradı.
(Referans; 17.08.2009)