Yiğit, panelde yaptığı konuşmada, özelleştirme sürecinin emek güçleri adına kaybedilmiş bir dava olduğunu ifade ederek, özelleştirmenin kapitalizmin krizine çare olarak getirildiğini savundu.
Türkiyede özelleştirmenin tarihi sürecini anlatan Yiğit, özelleştirme ile birlikte kamunun bilgi birikiminin kaybolduğunu ve kamunun ekonomik uygulamalardan çekilmesinden dolayı mühendislerin kamuda iş yapamaz duruma geldiğini savundu.
Yiğit, 1980den sonra sadece özelleştirmelerle değil, yolsuzluklarla da mücadele ettiklerini söyledi.
Sosyal sonuçları
Özelleştirmelerin sosyal sonuçları hakkında bilgi veren Kamu İşletmeleri Genel Merkezi (KİGEM) Genel Sekreteri Ayla Yılmaz ise özelleştirmelerin toplumda ekonomik sorunların yanı sıra çalışanlar ve aileleri üzerinde başka sorunlara neden olduğunu söyledi.
Yılmaz, özelleştirmelerin işsizliğe yol açtığını ve bununla birlikte kente göçlerin başladığını belirterek, kente göçen ailelerde ise fertlerden herbirinin çalışmak zorunda kaldığını ve bunların neticesinde ailenin sosyal statüsünü kaybettiğini vurguladı.
Kurum olarak özelleştirmeye karşı olan mücadelelerini anlatan Yılmaz, açtıkları davaları kazanmalarına rağmen uygulanmadığını savundu.
Konuşmasını Sümerbank örneği ile sürdürülen Yılmaz, Sümerbankın özelleştirmesinin siyasi iradenin kararı sonucu gerçekleştiğini belirtti. Yoğun uğraşları sonucu işten çıkartılan personelin, Bülent Ecevit döneminde Bakanlar Kurulu kararı ile diğer kamu kuruluşlarına yerleştirildiğini söyledi.