"...ölürsem o günden önce yani/ Öyle gibi de görünüyor/ Anadoluda bir köy mezarlığına gömün beni/ ve tepemde bir de çınar olursa/ yanında taş maş da istemez hani" şeklinde dökmüştü düşüncelerini dizelerine sevdalımız. Kim bilir belki de önceki gün bir sevdalısı da dizelerini mırıldanmıştır o çınarın altında...
Emek gençliği, Nâzımm babası Hikmet Beyin de bir süre müdürlük yaptığı Süreyya Operası önünde bir araya geldi.
Türkiye Yazarlar Sendikası ikinci Başkanı Mustafa Köz de kısa bir konuşma yaptı. Köz, Nâzımın, uzun yıllar Kadıköyde yaşadığı için Kadıköylü gençler tarafından anılmasının anlamlı olduğunu belirtti. Masalın Aslı ve Teneke Trampet grubu da Nâzımın şiirlerinden bestelenmiş şarkılar ve şiirler okudular. Kalabalık bir grubun izlediği etkinlik alkışlarla sona erdi.
Akşamın bir diğer etkinliği ise Kadıköy Belediyesi Barış Manço Kültür Merkezindeydi.
Salonda 20 yıl Rusyada çalışıp emekli olarak bu yıl dönen Mimar Murat Gülmezoğlu da vardı. Gülmezoğlu, 17 yıl boyunca Rusyada Nâzım için anma toplantıları düzenlemiş. Türkiyeden de pek çok aydın ve sanatçının katıldığı etkinliklere Rusların da büyük ilgi gösterdiğini söyledi. Salonda ayakta duracak yer bile olmadığını gördüğünde çokça duygulandığını da özellikle belirtmek istedi Gülmezoğlu...
BMKM Müdürü Cuma Bolat tarafından sunulan etkinlikte; Ahmed Ahmedov, Arif Damar, Refik Erduran, Afşar Timuçin, Mustafa Öneş, Müslim Çelik, Cezmi Ersöz, Zafer Diper, Muzaffer Özdemir, Tiyatro Açıkça Müzik Grubu, Kasdav Gençlik Tiyatrosu oyuncuları, Nâzım üzerine konuşup şiir ve tiyatrolarından örnekler sundular.Gecede ilk olarak Rusya Federasyonu Devlet Sanatçısı ve Rusya-Türkiye Diyalog Platformu Başkanı Ahmed Ahmedov söz aldı.
Nâzımın şiirlerinin Rusyadaki okullarda hâlâ okutulduğunu ve çok sevildiğini belirten Ahmedov, sözlerine şöyle devam etti: "Bugün Rusyada en çok sevilen Türkler, Mustafa Kemal Atatürk, Nâzım ve şu an adını taşıyan kültür merkezinde bulunduğumuz Barış Mançodur. Bugün Türkiye sen kimsin diye bir soru sorulduğunda verilecek tek cevap vardır: Ben Mustafa Kemal Atatürküm... Ben Nâzım Hikmetim... Ben Barış Mançoyum..."
YAŞAMAK BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE
"Türkiyenin en yaşlı şairiyim ama hâlâ gencim.
Çünkü şiir yazıyorum" diyen Arif Damar da Nâzımın şiirlerini okudu.
Refik Erduran ise Nâzımla ilgili anılarını paylaştı ve "Günümüz aydınlarıyla halk arasında bir kopukluk var. Nâzımda bu yoktu.
Halkla kaynaşmış bir insandı" dedi.
Şair Afşar Timuçin ise Nâzımın yeterince okunup anlaşıldığını düşünmediğini belirterek, "Sadece anılar yazıldı. Derinlemesine incelemeler yapılmadı. Gönlümüzde yer verdik ama aklımızda yer vermedik. Nâzımın gücü, yalnız kendi toplumunun değil, bütün dünyanın insanı olmaktan geliyordu" diye konuştu.
Eleştirmen Mustaf Öneş ise Nâzımın ilk şiirleri üzerine bir konuşma yaptı.
Son olarak söz alan, "Nâzım Hikmet Yahşi Güzel" adlı yalnızca Nâzım için yazılmış şiirlerden oluşan bir kitabı olan Müslim Çelik de "Nâzım, sanatını yeni çağlara ışık tutmak için kuran, emperyalizme karşı duran, tam bağımsızlıktan yana olan, toplumun çıkarını her zaman önde tutan, yeryüzünün büyük yürekli şairidir. Nâzımı sevmemek, kucaklamamak elde değildir.
Çünkü Nâzım bir aşktır" dedi.
Gece, Muzaffer Özdemir bağlama resitaliyle sona erdi.
Önceki gün Orhan Kemal Halk Kütüphanesinde yapılan Orhan Kemal anmasında da sık sık adı geçmişti Nâzımın... Orhan Kemal ve Nâzım 3.5 yıl aynı hapishanede yatmışlar, Orhan Kemal de dıklarını "Nâzım Hikmetle 3.5 Yıl" adlı kitabında anlatmıştı. Orhan Kemalin "Aman kardeşim, bırak şiiri. Sen nesir adamısın. Hikaye yaz, roman yaz!" diyen ustası Nâzım için yazdığı şiirden bir bölümle de noktayı koymanın yeridir: Unutabilir miı/im seni hiç?
Dünyayı ve insanlığımızı sevmeyi senden öğrendim Hikaye, şiir yazmayı Ve erkekçe kavga etmeyi senden!..
MEZARI BAŞINDA DA ANILDI
Nâzım, Moskovada mezarı başında da anıldı. Anmayı Moskova Türk Kadınlar Organizasyonu (MTKO) düzenledi. Türkiyenin Moskova Büyükelçisi Halil Akıncı, şairyazarlar Sunay Akın ve Akgün Akova ile Moskovada yaşayan çok sayıda Türkiye yurttaşı da anmaya katıldı.
Büyükelçi Akıncı törende yaptığı konuşmada, Nâzım Hikmetin "Dört nala gelip uzak Asyadan, Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan" şiirine değinerek, "Bunda ne olabilir? Nâzım Hikmet devlet tarafından ıstırap çektirilen, devlet tarafından bastırılan ama eserleri bir türlü yok edilemeyen, öldürülemeyen şairlerimizden biridir" dedi.
Törene katılanlar daha sonra Nâzım Hikmetn mezarına karanfil bırakıp saygı duruşunda bulundu.
Bakan Cünay: Mezarının gelmesi için her şey hazır Sosyal Hizmetler Araştırma Belgeleme Eğitim Vakfı (SABEV) tarafından da Nâzım Hikmeti anma gecesi düzenledi. Geceye, Kültür ve Turizm Bakanı Günay da katıldı. Günay açılışta yaptığı konuşmada, Nâzım Hikmetin Türkçenin "ses bayrağı" olduğunu ifade ederek, Nâzım Hikmetin mezarının Türkiyeye getirilmesi konusuna da değindi ve "Yasada hiçbir engel kalmadı. Ailesinin istemesi halinde hepimiz hazırız. Ancak oğlu bir talepte bulunmuyor. Nâzımın orada bir kültür köprüsü oluşturduğunu düşünüyor. İçtenlikle söylüyorum, ailesinin teklif etmesi halinde getirmeye hazırız" diye konuştu.
Haziranda ölenlere saygıyla
Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB) Ankara İl Koordinasyon Kurulu, "Devrimci Ozan ve Yazarlarımızı Anıyoruz" başlıklı bir etkinlikle Nâzım Hikmet, Orhan Kemal ve Ahmet Arifi andı. Etkinlikte, ustaların dünyaya bıraktıkları derin izlere vurgu yapıldı.Önceki akşam Ankara Sanat Tiyatrosunda yapılan "Devrimci Ozan ve Yazarlarımızı Anıyoruz" başlıklı etkinlik, haziran ayı içerisinde hayatlarını kaybeden şairler için saygı duruşuyla başladı.
TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu adına konuşan Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şube Başkanı Ramazan Pektaş, yaptığı açılış konuşmasında, üç önemli şair için "Onlar dünyaya derin izler bıraktı. Biz o derin izleri devam ettirmeye çalışıyoruz" dedi. Şairlerin dizelerinin bugün daha da önem kazandığına vurgu yapan Pektaş, Nâzım Hikmetin "vatan haini" ilan edildiğini hatırlatarak, "Bizi coplasalar da, içeri tıksalar da, saldırsalar da vatan haini olmaya devam edeceğiz" dedi. Etkinlikte, Tiyatrocu Özgür Başkaya, Nâzım Hikmetin "Şeyh Bedrettin Destanını okudu. Şairlerin hayatlarından kesitlerin sunulduğu sinevizyon gösterimi de yapıldı.