TAKSAV'da yapılan panelin açılış konuşmasını yapan EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Pektaş, "İşçi Sağlığı" yerine "İş Sağlığı" denildiğine dikkat çekti. Pektaş, hakim devlet anlayışına göre işçi sağlığının işin sağlığından daha önemli olmadığını söyledi.
‘YÜZDE 90'I KAYIT DIŞI'
Kot Kumlama İşçileri Dayanışma Komitesi Sözcüsü İbrahim Kaya, 24 saat tozun bulunduğu bir odada yaşamak zorunda kaldıklarını ve günde 12 saat boyunca çalıştırıldıklarını dile getirdi. "Çoğumuz sigortasız kayıt dışı çalıştık. Bu iş yerlerine belediye tarafından çalışma ruhsatı veriliyor, elektriği, suyu var ama işçiye gelince kayıt dışı oluyor" diyen Kaya, çoğu büyük firmalarda çalışan kot kumlama işçilerinin yüzde 90'ının kayıt dışı istihdam edildiğini bildirdi. Kot Kumlama İşçileri Dayanışma Komitesi'nin bugüne kadar 700 hastaya ulaştığını ve hastaların daha çok Bitlis, Bingöl, Van, Diyarbakır ve Muş'ta yoğunlaştığına dikkat çeken İbrahim Kaya, silikozis hastası işçilerin hastaneye dahi gidecek parası olmadığına dikkat çekti.
"DENİZ FENERİ'NE BAŞVUR"
Kendisinin de silikozis hastası olduğunu kaydeden Kaya, patronu şikayet ettiğini iş müfettişinin ise kendisine çözüm olarak "Deniz Feneri'ne başvur" dediğini söyledi. "Ben Çalışma Bakanlığı'na dilencilik kursu almaya gitmedim. Derdimizi kimselere anlatamıyoruz" diyen Kaya, Çalışma Bakanlığı'nın topu meslek hastanelerine attığını iletti.
Ankara Tabip Odası (ATO) adına panele katılan Doktor Celâl Emiroğlu ise, kot kumlama işinde görülen silikozis hastalığının buzdağının görünen yüzü olduğunu söyledi. Türkiye'de denetim yapılmadığını ve işçilerin de hastalık hakkında, hastalandıktan sonra bilgi sahibi olduğunu belirten Emiroğlu, hekimlerin de meslek hastalıkları konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarını ve bu nedenlerle hastalığın Türkiye'de 6 ay gibi kısa bir sürede ortaya çıktığını söyledi.
Kot kumlama işçilerinin Avukatı Tanzer Güven ise, patronların kuma para vermemek için iş yerindeki kapı, pencere ve mazgalları kapatarak, buralarda biriken kumları kullandıklarını ifade etti. 60'a yakın işyerine dava açtıklarını kaydeden Güven, silikozis hastası işçilerin sigortaları olmadığı için işçi sayılamadığını, o nedenle işçi statüsü kazanılması için çabaladıklarını bildirdi. "Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kumlamaya yönelik bir yasak getirmiyor" diyen Güven, büyükşehir belediyelerinin sorumlu olmasına karşın belediyelerin kot kumlama atölyelerini denetlemediğine dikkat çekti.