Prof. Dr. Korkut Boratav, bu krizin temel özelliğinin, 1994 ve 2001 krizlerinin aksine, dışarıda patlak verdiğini ve Türkiye‘ye yansıdığını söyledi. Türkiye‘nin 19972007 yılları büyüme hızının yüz 3.6 olduğunu belirten ve bunu, "zavallı bir büyüme hızı" olarak nitelendiren Boratav, AB‘ye üyelik süreci ve büyümekte olan bir ülke söylemleri de düşünüldüğünde, çok düşük bir büyüme hızı olduğunun altını çizdi. Sermayenin birikim hızının ise yüzde 22‘ler seviyesinde olduğuna vurgu yapan Boratav, "Türkiye‘de bu 10 yıllık çevirimler birebir IMF programlarıyla çakışmaktadır. 1998‘de başlayan IMF programı 2008 yılı Mayıs aymda bitmiştir; bu neo-liberal sisteme tam teslim olmaktır" dedi.
KÜÇÜLME BAŞLAMIŞTI
AKP‘nin 2002 Kasım‘ında iktidara geldiğinde aslında küçülmenin başladığını, AKP döneminde sürekli bir yabancı para girişi olduğu için büyümenin canlı tutulabildiğini belirten Boratav, özellikle 2006‘ya kadar. 2005‘te 40, 2006‘ta 57 ve 2007‘de 54 milyar dolar net yabancı sermaye giriş olduğunu söyledi. Gelen paranın ekonomiyi genişlettiğini, ancak IMF‘nin "para politikasını sıkı tut, faiz politikasını sıkı tut" dediğini aktaran Boratav, "Yerli sermayeyi dışarıdan borçlanmaya yönlendirirsen siyasilerin gözünden kaçanlar birikerek o ekonomiyi krize sürükler. AKP bir genel bir de yerel seçimlerde çıkışlar yaşadı ve günlük politikalarla ekonomik kırılganlıkları gözden kaçırdı" dedi.
Oysa dünya ekonomisinin çok kırılganlaştığını, çünkü ABD ekonomisinin iştahının doymak bilmediğini vurgulayan Boratav, "2007 yılında ABD 800 milyar dolar dışarıdan para emiyordu, cari işlem açığı veriyordu. Süper emperyalist konumunun tanıdığı ayrıcalıklar ile bunu sağlıyordu. Dış dünya ABD‘yi besliyordu, ama bu şişkinlik böyle devam edemezdi ve bir patlama ön görülüyordu" dedi. Temenni edilenin, yumuşak bir iniş, balonun orta yerinden patlamasındansa ağzından hava kaçırarak inmesi olduğunu belirten Boratav, "Ama kriz Amerika‘nın içinden patlak verdi" diye anlattı krizin çıkışını. Türkiye‘nin, "çok akıllı" siyasetçilerinin de, IMF‘nin de bunu öngöremediğini ve uyanamadığını belirten Boratav, "Sonuçta hazırdan yiyorsanız ya bankadaki paranızı tüketiyorsunuzdur ya da başkalarına borçlanıyorsunuzdur" diye konuştu.
‘EZBERİNİ BOZDU AMA!‘
G20 zirvesinden sonra iç talebi daralmakta olan çevre ekonomilere kaynak aktarımı kararı çıktığını ve talep daralmalarını önlemeye yönelik bir durum oluştuğunu belirten Boratav, "Acaba IMF katı neo-liberal politikaları uygulamakta bazı gevşeklikler mi yaratacak?" sorusunun akıllara geldiğini söyledi. Boratav, "Emperyalizmin metropolünde ezberler bozuldu ama bizim gibi ülkelerde hala o ezberler tutturulmaya çalışılıyor" dedi. (ANKARA)